İŞ HAYATINDAKİ HATALI DAVRANIŞLAR

Favori yazarlarım arasında Marshall Goldsmith yer alıyor. İş Dünyasında Zirveye Giden Yol kitabı da bu sene için listemde olan bir kitaptı. Negatif bir tavır sergilemek yerine nötr olmak için çabalayan insanların bir liste hazırlamak ve bu listeyi hayata geçirmekte zorlandıklarından bahsediyor. Bu göz korkutan bir durummuş, yerine “lütfen”, “teşekkür ederim” demek, karşınızdaki sabırla dinlemek, insanlara olan saygınızı sözlü bir biçimde ifade etmek ile ilk adımı atabilirsiniz diyor.

Daha iyi olma hedefinize ulaşmanın kolay bir yolu var halbuki, yapmanız gereken tek şey kaba saba davranışlarınıza son vermek. Hiçbir şey yapmamayı, beyaz yalanlar söylemeye tercih edebilirsiniz.

Bir toplantıda öne sürülen çok da parlak olmayan bir fikir öne sürüldüğünde bunu eleştirmeyin, hiçbir şey söylemeyin, kararınıza itiraz edildi, o kişi ile tartışmaya girmeyin, söylediklerini sakin bir şekilde gözden geçirin ve hiçbir şey söylemeyin.

Biri işinize yarayacak bir öneride bulunduğunda, “Bunu zaten ben de biliyordum.” demeyin, sadece teşekkür edin.

Marshall goldsmıth

Farklı liderlik tipleri, farklı yöneticiler ile karşı karşıyayız çalışma hayatında, şirket kültürü, konjonktür, ekonomik refah, gelişim karmaşası da eklenince bazen kaos kaçınılmaz olabiliyor.

Ast ve üst arasında görülen problemler soyutlanmış şekilde çalışıldığında birden ortadan kaybolmuyor. 2020 yılını ele alalım, pandemi nedeniyle birçoğumuz eve kapandık ve bu kez de uzaktan çalışmayı deneyimlemeyen ya da anlamayan bireylerle karşı karşıya kaldık. Evimiz çalışma ortamına uygun dizayn edilmemişti, geniş aileler, ergonomi sorunları, uzaktan eğitim, zoom toplantılarının önlenemez yükselişi ile birlikte ne kadar esnek ve yıkılmaz olduğumuzu test ettik.

Belirsizlik halen devam ediyor, yükselişe geçen kavramlardan biri “hizmet eden liderlik”. İnanıyorum ki bu konuda daha çok kez konuşacağız. Taşın eline altını sokan liderler, yol açanlar, yola taş koyanlar, koç gibi yaklaşanlar ve daha niceleri.

Temelde ilişki yönetiminin arzulananın üzerinde olması, problemlerin azalmasını hızlandırır gibi bir düşünce olsa da gerçek hayatta işler planlanmadığı şekilde kendini gösterebilir.

Kitaba dönmek istiyorum. Kişiler arası ilişkilerde muhatabına karşı sergilenen 20 hatalı davranışı sıralamış yazar. Bakalım, aynı hataları yapmayalım.

  1. Zafer takıntısı, her durumda kazanma arzusunun öne geçmesi.
  2. Gereğinden fazla yorum yapmak, fazla geri bildirim.
  3. Yargılamak, yargılayan zihinde kalmak/koçlukta daha çok öğrenen zihin de olmaya dair pratikler yaparız.
  4. Yıkıcı yorumlar yapmak, iğneleme, alay.
  5. “Hayır”, “Fakat”, “Ama”, “Halbuki” ile söze başlamak.
  6. Dünyaya ne kadar akıllı olduğunuzu haykırmak.
  7. Sinirliyken konuşmak, filtreleri devre dışı bırakmak.
  8. Olumsuzluk, o işin neden yapılamayacağına dair ısrarlı tutum.
  9. Başkalarından bilgi esirgemek.
  10. Takdir cimrisi olmak, paylaşmamak.
  11. İtibar konusunda tüm ışığı kendi üzerinde toplamaya çalışmak.
  12. Bahaneler uydurmak.
  13. Geçmişe takılıp kalmak, başarısızlıkları başkalarına yıkma çabası.
  14. Adil davranmamak, insan kayırmak.
  15. Pişmanlığı dile getirme konusunda çekingen olmak, sorumluluk almamak.
  16. Dinlememek. Şimdi derin bir nefes alın ve karşınızdakini dinlemeye, iç sesinizi bastırmaya çalışın. Kısa ve öz konuşulması gereken durumlar için yardıma ihtiyacı olan çalışanlarınız varsa kitap önerebilirim ya da bunun için bir online eğitim atamayı deneyin.
  17. Karşımızdakine duyduğumuz minnettarlığı ifade etmekten kaçınmak.
  18. Elçiye zeval vermek, sen var “Don’t kill the messenger.” kodunu uygulamamak.
  19. Sorumluluğu başkasına yüklemek.
  20. Aşırı derecece kendim olma isteği ve hataların yüceltilmesi, kişiliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak karşı tarafa dayatma.

Gerçekçi olalım, sürekli haklı olamazsınız, sürekli haklı olduğunuz senaryoda bir şeyler yanlış gidiyordur.

Maddelere baktığınızda tanıdık gelenler, bunu yaşamıştım hissini duyumsayanlar olabilir. Merhaba! Aramıza hoş geldiniz.

Haberler iyi, her şey değişebilir, ortalama 80 yıllık insan ömründe bir davranışa saplanıp kalacağız ve onunla sonsuza kadar yaşayacağız diye bir kesinlik yok.

Bitti.

Ne Zaman İşten Ayrılmalı?

İşten ayrılmanın da doğru bir zamanı olduğunu biliyor musunuz?

Kariyerinize ve bireysel markanıza zarar vermeden bunu gerçekleştirebilirsiniz. Sevdiğiniz bir işiniz olmadığında işiniz yalnızca bir “iş” olarak kalmaya devam eder. Büyük ihtimalle o işi yaparken mutsuz olmaya giden yolda ilerlersiniz.

İşten ayrılmanın zamanlaması ile ilgili birkaç madde sıralayayım hemen;

  • İşe yönelik heyecanı, motivasyonu kaybetme.
  • Gelişme fırsatının sağlanmadığı bir iş çevresinde çalışma.
  • Yeni bir iş teklifi alma.
  • İşi sevmeme, nefret etme.
  • Taşınma.
  • Düzenli maaş ödemesinin yapılmaması ve primlerin ödenmemesi, ücret paketine dair vadedilen konuların gerçek hayatta karşılık bulmaması.
  • Stres nedeni ile sağlık sorunları yaşama.
  • Okula/akademik kariyere geri dönme.
  • Yarı zamanlı ya da dönemsel bir işte çalışırken tam zamanlı bir iş bulma.
  • Çalışma saatleri nedeni ile iş-özel yaşam dengesi sağlanamadığında.

Doğru zamanda işten ayrılmalı diyerek bitireyim yazıyı. Emin değilseniz kendinize aşağıdaki soruları sormayı deneyin:

  1. Önümüzdeki yıl hala bu işte çalışmak istiyor muyum?
  2. İşim beni zorluyor mu, geliştiriyor mu, kontrol edebiliyor muyum?
  3. Potansiyelimi ortaya koyuyor muyum, yöneticilerim bunun için fırsat yaratıyor, ortam sağlıyor mu?
  4. Maaş aralığı ve ücret iyileştirmesi yeterli mi?
  5. Gün içerisindeki rutinim uzun vadeli hedeflerime hizmet ediyor mu?

İlerleyelim lütfen.

 

 

 

Kariyer Hataları

Kariyer dediğimiz uzun yolculukta ister ilk adımında ister daha ileride yapıldığında çok işimize yaramayacağı durumları yazmak istiyorum. Hareket tarzımız ileri doğru.

  • İş teklifi sırasında ne sunulursa kabul etmek, sorgulamamak, pazarlık etmemek,
  • Bir önceki işinizden köprüleri yakarak ayrılmak,
  • Bulunduğunuz pozisyonda fazla rahat davranmak, atalet,
  • Kariyeri hayatının önünde tutmak, iş-yaşam dengesini sağlamakta zorlanmak,
  • Şirketten gidecekmiş, ayrılacakmış izlenimi yaratmak, dolayısıyla potansiyel iç fırsatları kaçırmak,
  • Başka birinin rüyalarının işi olan bir pozisyonda çalışmak,
  • Sosyal-iş ağını genişletmemek,
  • Liderlik becerilerinin doğal yollarla gelişeceğini düşünmek.

Biraz kendinizi sabote ediyor gibi bir algı oluşturabilir. Çoğu insan iş yapmak için değil de işinden olmamak için çalışır. Severek yaptığımız işleri bulamazsak etkili bir diğer yöntem sevmeden de çalışabileceğimiz bir iş bulmak olabilir. Aradığımız kötünün iyisi ise eğer.