Yeni bir işe mi başladın?

Oryantasyon ve onboarding, yeni çalışanların işlerine uyum sağlamalarına yardımcı olma süreçlerinde önemli rol oynar. İki kavram arasındaki farkları şu şekilde belirtebiliriz:

  • Oryantasyon: Oryantasyon, genellikle kısa süreli bir süreçtir ve yeni çalışanların iş yerini ve çalışma ortamını tanımalarına yardımcı olur. Bu süreçte genellikle işletme politikaları, temel iş yerindeki kurallar ve beklentiler hakkında bilgi verilir.
  • Onboarding: Onboarding ise daha kapsamlı bir süreçtir. Yeni çalışanların sadece iş yeri hakkında bilgi edinmelerine değil, aynı zamanda organizasyonun kültürünü, değerlerini, iş süreçlerini ve ekip dinamiklerini anlamalarına odaklanır. Onboarding süreci, çalışanın uzun vadeli başarısı için gerekli olan bilgi, beceri ve destek çerçevesini oluşturmayı amaçlar. Ve her iki konu da İK’nın alanına girer, diğer departmanlardan destek isteyebilirler.

Bu farklılıklar göz önüne alındığında, oryantasyon daha genel ve kısa süreli bir tanıtım niteliği taşırken, onboarding süreci daha derinlemesine ve uzun vadeli bir etkileşim sağlar. Bu nedenle, her iki sürecin de yeni çalışanların başarılı bir entegrasyonu için birlikte planlanması önemlidir.

Adaptasyon sürecinizden bahsediyorum. Şirketin teknik, temel konularına bir aşinalık durumu oluşması aslında. İlk hafta yeni insanlarla, organizasyon şeması ile, lokasyonlar, iletişim kanalları, kritik önem taşıyan konularla başlıyor. İş bilginiz, kalite algınız, müşteriyi ihtiyaçlarına odaklanmanız, iletişim farklılaştırmadaki gücünüzü keşfetmeleri için biraz zamana ihtiyacınız olacak.

Onboarding sürecinde takımınızla tanışmak için şu adımları izleyebilirsiniz:

  1. Bireysel Tanışma: Her bir takım üyesiyle bireysel olarak tanışın. Kısa bir sohbetle birlikte, iş geçmişi, ilgi alanları ve beklentileri hakkında bilgi alabilirsiniz.
  2. Ekip Toplantılarına Katılma: İlk toplantılarda aktif bir şekilde katılım gösterin. Sizi tanıtacak bir sunum yapabilir veya hedefleriniz hakkında bilgi verebilirsiniz.
  3. Mentorluk Programı: Eğer varsa, mentorluk programından faydalanarak daha deneyimli bir çalışanla iletişime geçerek ekip dinamikleri ve iş süreçleri hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
  4. Sosyal Etkinliklere Katılma: Takımınızın düzenlediği sosyal etkinliklere katılarak takımınızı daha samimi bir ortamda tanıyabilirsiniz.
  5. Günlük İletişim: Günlük çalışma sürecinde takımınızla sık sık iletişim halinde olun. Bu, hem işbirliği kültürünü benimsemenize yardımcı olacak hem de takımınızla daha yakın ilişkiler kurmanıza imkan sağlayacaktır.

Başladığınız yeni işle ilgili olarak aşağıdaki konular hakkında bilgi almak istiyorsunuz diyelim. Gideceğiniz yer İnsan Kaynakları Departmanı. Oryantasyon süreci önceden tanımlanmış, ilk gün deneyiminiz için hediye paketiniz, masanız-bilgisayarınız ve hatta buddy ataması yapılmış olabilir, bazı şirketlerde önden bir kılavuz gönderilir, hangi kat, hangi lokasyon, kullanılan araçlar vb. bilgilerin yer aldığı bu doküman sayesinde yolunuzu kaybetmiş hissetmezsiniz. O zaman işler daha kolay oluyor. Diyelim ki bunlar yok, o halde aşağıdaki başlıklar oryantasyon döneminizde size yardımcı olabilir.

  1. Şirket politikaları ve prosedürleri
  2. Eğitim ve gelişim fırsatları
  3. İş arkadaşları ve birimler arası iletişim
  4. Performans değerlendirmesi süreci
  5. İş yerindeki önemli kaynaklar ve sistemler

Oryantasyon haftası biraz kalabalık, yoğun, stresli, heyecanlı, macera dolu olabilir. Bir defasında kargoya gitmek için ofisten -7. kata inmek için çıkıp, otoparkların labirentinde kaybolmuştum. Ve bilin bakalım beni kim kurtardı? CEO. Bu olayla birlikte CEO ile yüzyüze tanışma fırsatı da bulmuştum, 15 yıl önceden bahsediyorum, siz bana bakmayın.

Onboarding sürecinde iletişimi yönetmek için İK’cılar ne yapabilir, aşağıdaki stratejileri uygulayabilirsiniz:

  1. Açık İletişim: Yeni çalışanları sürece dahil ederken, açık ve net iletişim kurmaya özen gösterin. Beklentileri, rol ve sorumlulukları net bir şekilde ifade edin.
  2. Sık İletişim: Yeni çalışanla sık sık iletişimde olun ve ilerleme hakkında geri bildirimde bulunun. Bu, uyum sürecinde her iki tarafın da memnuniyetini artırır.
  3. Mentorluk: Yeni çalışana bir mentor atayarak onların sürece daha kolay adapte olmalarını sağlayın. Mentorluk programları, bilgi paylaşımı ve destek açısından oldukça etkilidir(Buddy uygulaması da sıklıkla karşımıza çıkar, oryantasyon haftası ve ayı boyunca yeni çalışanın yanında organizaysondan bir kişi konumlandırılır).
  4. Duyarlılık: Yeni çalışanın ihtiyaçlarına anlayışla yaklaşın. Uyum sürecinde sorularını yanıtlayın ve gerektiğinde ekstra eğitim veya desteği sağlayın(Büyüklüğüne ve İK departmanının etkinliğine bağlı olarak uygulamaların değiştiğini görüyoruz, bazı şirketlerde oryantasyon eğitimleri gün boyu sürer, acil durum planları, satın alma süreçleri, kullanılacak programlar vb. konular detaylı şekilde aktarılır).
  5. Geribildirim: Yeni çalışanlardan sürekli geribildirim alın ve kısa aralıklarla performans ve uyumları hakkında değerlendirmeler yapın. Bu, gerekli düzeltmelerin zamanında yapılmasını sağlar(2. ayın sonunda İK çalışanlarla birebir görüşme organize edebilir).

Bu stratejileri uygulayarak, yeni çalışanların işe adapte olmalarını destekleyebilir ve verimliliklerini artırabilirsiniz. VR gözlüklerle yapılan oryantasyon toplantıları, otelde yapılan oryantasyonlar, yerini pandemi sonrası bilgisayar başında olan oryantasyon programlarına bırakmış olabilir. Ama durmak yok, işinizde ilk gününüz başladı.

BU İŞ YERİNDE YENİYİM, ÖĞRENİYORUM.

Ve her şeyi bilmeniz mümkün değil, “bilmiyorum” diyerek başlayabilirsiniz. Sonrası gelecek, her seferinde bir adım atacaksınız,

Anlamadığınızda söyleyin,

Bazı şeyleri unutmanız normal, not alın, yazın, çizin, hatırlatıcı kullanın, kendi yolunuzu bulmak zaman alır,

Kısaltmaların ne anlama geldiğini sorun,

Hata yapabilirsiniz,

Bazı günleriniz sakin geçebilir,

Konuşmak, gülmek ve şaka yapmak için gürültülü günleriniz olabilir,

Kulaklığınızı takıp, odaklanabilirsiniz,

Konsantre olmak için başka bir yerde çalışabilirsiniz,

Çok meşgul olduğunuzda ‘şu anda cevap vermem mümkün değil’ deyin,

Toplantılarda yeni bir bakış açısı sunmayı deneyin,

Başkalarının çalışmaları hakkında geri bildirimde bulunun,

Çalışmanız hakkında geri bildirim isteyin,

E-postalarınızı mesai saatleri dışında kontrol etmeyin

Kendinizi hasta hissettiğinizde evde kalın,

Rahat olmadığınız şeylere meydan okuyun.

Hepimizin ilk iş günü oldu hatta bazılarımızın daha çok.

Kariyerinizde esenlikler dilerim. Birlikte çalışmak isteyenler iletişim formunu doldurarak ulaşabilir.

#welcomeonboard #kariyergeçişi #kariyerdanışmanı #kariyerkoçu #kariyermiti #kariyerplanlama #oryantasyon #onboarding

Kovuldum. Peki. Şimdi Ne Olacak?

İşten çıkarmaların birçok sebebi olabilir, işten çıkarılmanın da.

İşten çıkarmalar, şirketlerin küçülmesi veya birleşmesi, global enflasyon, iflas, resesyon, daralma, ekonomik erime gibi çalışanın kontrolü dışındaki nedenlerden dolayı meydana gelebilir. Kariyerimin ilk yıllarında büyük bir banka, başka bir büyük banka ile birleşmişti. Danışmanlık verdiğimiz şirketlerin yapıları biz içerisinde çalışırken ya da kendi şirketimizin ofisinde çalışırken değişebiliyor. Bu da yeni duruma uyum sağlama, adaptasyon becerinizin gelişmesine olanak sağlayan bir durum aslında. Organizasyonun yeniden yapılanması nedeniyle önce toplu çıkarmalar sonra da işe alımlar başladı.

Yakın zamandan örnekler vermek isterim. 2023 yılı ilk yarısında toplu işten çıkartma salgını baş gösterdi.

Meta 11.000 çalışanını, Alphabet 12.000 çalışanını, Microsoft 17.000, Amazon 18.000 çalışanını işten çıkarttı. Gözler Apple’a çevrildiğinde Apple’ın pandemi döneminde işe alım sayısını arttırmamış olması gönderilen kişi sayısını da etkilemedi. Amazon ise 2020-2021 yılları arasında 800.000 işe aldığını açıkladı, 18K personelin çıkarılmasına rağmen şirketin toplam nüfusu 1.9 milyon çalışandan oluşuyor.

Türkiye’de 2023 yılında yaşanan layoff süreci, birçok şirketin ekonomik zorluklar nedeniyle çalışanlarını işten çıkarmasına yol açtı. Bu durumun birden çok etkene bağlı olduğunu söyleyebiliriz.

Bazı şirketler, küçülme, daralma ve ekonomik durgunluk gibi nedenlerle iş gücünü azaltmak durumunda kaldılar. Bu dönemde, işverenler yarı zamanlı veya tam zamanlı olarak çalışanlarını işten çıkardılar. İşten çıkarma kararları bazen performans düşüklüğü, beklentilerin karşılanmaması veya organizasyonun yeniden yapılandırılması gibi sebeplerle de alınmış olabilir.

Pandemi sürecinin de etkisiyle farklı sektörlerde(teknoloji, alışveriş, teslimat-lojistik vb.) yer alan birçok şirket faaliyetlerini sınırlamak veya kapatmak zorunda kaldı. Bu da işten çıkarmaların sayısını artırdı. 2023 yılında Türkiye’deki birçok şirketin toplu işten çıkarma sürecine girdiği bilinmektedir. Yakın zamanda gerçekleşen bir toplu işten çıkartma online dağıtım şirketi olan Getir 2.500 çalışanını işten çıkarttı.

AFP’nin haberine göre Getir Fransa’dan çekilecek ve İtalya, İspanya ve Portekiz’deki operasyonları yavaşlayacak. Getir’in aralarında Türkiye, İngiltere, Almanya ve Hollanda’nın da bulunduğu dokuz aylık yapının %11’ini işten çıkarılacak kullanıcılar oluşuyor.

  • Yeni bir iş ararken, iş piyasasındaki fırsatları değerlendirirken Fesih sebebinizi nasıl açıklayacağınızı belirlemek işvereninizden beklentilerinizi ve bundan sonra ne yapabileceğinizi belirlemenize yardımcı olabilir. Herhangi bir madde kullanımı, hırsızlık, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranması çalışanın kariyeri bakımından sıkıntı yaratan konular.
  • Hepimizin duyduğu ve çoğumuzun bildiği SGK İşten Ayrılış Bildirgesi çıkış kodu 25. Pandemi öncesinde de kullanılırdı, Pandemi döneminde çirkin bir şekilde kullanıldığı da oldu. Haksız yere çalışanlarının çıkış kodunu 25 ya da 46 giren işverenler sosyal medya platformalarında bolca konuşuldu.
  • Bir diğer nokta performansı ile çalışanın işten çıkarılması. Performansınızın beklenen altında olması, eğitim, koçluk vb. uygulamalar sonrasında da istenen düzeye ulaşmaması da işten çıkarma nedeni kullanılabilir.

İŞ AVINA ÇIKMA ZAMANINASIL İŞ BULURUM?

Bir iş arayışına çıkmak heyecan verici bir süreçtir. İş avına çıkmak için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

  • Özgeçmişinizi Güncelleyin: İş arayışına çıkmadan önce özgeçmişinizi güncelleyin ve önemli bilgileri ekleyin. Deneyimlerinizi, becerilerinizi ve eğitim geçmişinizi vurgulayın. Sosyal platformalardaki varlığınız değerli, mesela Linkedin profilinizin sizi temsil ettiğinden emin olun.
  • Araştırma Yapın: İş arama sürecine başlamadan önce hedeflediğiniz sektör ve şirketler hakkında araştırma yapın. Hangi şirketlerin size uygun olduğunu ve hangi iş ilanlarının ilginizi çektiğini belirleyin. Herhangi bir arama motoru size yardımcı olacaktır. Ticaret odaları, kariyer platformları, sektörünüz ya da mesleğiniz ile ilgili odalar ve grupları inceleyin.
  • İş İlanlarını İnceleyin: İş arama sitelerinde ve şirket web sitelerinde yayınlanan iş ilanlarını düzenli olarak takip edin. İlginizi çeken pozisyonları ve şirketleri belirleyin.
  • Başvuru Hazırlığı Yapın: İş ilanlarına başvurmadan önce kapsamlı bir başvuru hazırlığı yapın. Özgeçmişinizi ve isterseniz önyazınızı gözden geçirin, referans mektupları toplayın ve gerekirse portfolyonuzu düzenleyin.
  • Kendinizi İfade Edin: İş başvurularında kendinizi etkili bir şekilde ifade edin. Özgeçmişiniz ve önyazınızda becerilerinizi ve deneyimlerinizi vurgulayın. Başvuru sürecinde dürüst ve motive edici olun.
  • Mülakat Tekniklerine Hazırlanın: İş görüşmelerine çağrıldığınızda, mülakat tekniklerine hazırlıklı olun. Önceden mevcut soruları araştırın, deneyimlerinizi anlatırken örnekler kullanın ve kendinizi güvenle ifade edin. Yetkinlik Bazlı Mülakat, Star Tekniği, Panel Mülakat uygulamalarını google’da arayabilirsiniz. Veya bir kariyer danışmanı ile çalışın.
  • Takip Edin: İş görüşmelerinden sonra takip e-postaları göndermek işverenlere ilginizi ve profesyonel yaklaşımınızı gösterir. Başvurularınızın durumunu düzenli olarak takip edin. En iyisi görüşmede süreç hakkında bilgi istemek olabilir.

İş arama süreci zaman alabilir, ancak odaklı, sabırlı ve kararlı kaldığınız sürece başarıya ulaşma şansınız yüksektir. Siz de iş avınıza çıkın ve yeni bir kariyer fırsatını yakalayın!

KARİYER DÖNEMECİ

Basit bir yöntemle bir kağıda mevcut durumun artılarını ve eksilerini yazabilirsiniz.

Kariyerinizin bu bölümünde, bir yol ayrımında olabilir misiniz? Seçenekler neler?

Yeni işinizde ne olmasını istiyorsunuz? Hayaliniz var mı? Daha esnek bir iş yaşamı hayal edebiliyor musunuz?

İş görüşmesi yaptığınızda bu gibi zorlu durumları açıklamakla karşı karşıya kalacaksınız. Size “Neden, niye, nasıl ile başlayan sorular gelebilir, hatta yargılayıcı bakış açısına sahip görüşmecilerle karşılabilirsiniz.

Bu durum için öneriler genelde;

  • Gerçeği paylaşın, ŞİRKET KÜÇÜLMEYE GİTTİ cümlesi durumu özetleyen bir ifade,
  • Pozitif bir iletişim dili kullanın, işin sonlanması zor ve stresli bir durum, iletişim becerinizin gücünden faydalanın,
  • Bu durumdan ne öğrendiğinizin altını çizin,
  • Deneyiminiz hakkında yanıltıcı bilgi paylaşmayın,
  • İş arkadaşlarınız ve yöneticilerinizi kötülemeyin,

ekseninde oluyor.

Bu süreçte işten çıkarılan kişilere önerim, pozitif bir iletişim dili kullanmaları ve gerçeği paylaşmaktan çekinmemeleridir. İş görüşmelerinde bu durumu açıklarken, ne öğrendiklerini, nasıl büyüdüklerini ve deneyimlerini olumlu bir şekilde vurgulamaları önemlidir. Bulunduğunuz süre içerisinde şirkete yaptığınız katkılar, başarılar, yaşadığınız dönüm noktalarınızı sosyal medya profillerinize ve CV’nize eklediğinizden emin olun.

Unutmayın, bir yol ayrımında olmak normaldir ve yeni bir iş ararken hayallerinizi, isteklerinizi ve esnek bir iş yaşamını hedefleyebilirsiniz.

Sizlere bol şans diliyorum ve yeni işinizde istediğiniz başarıyı elde etmenizi diliyorum. Bugün bir adım atsaydınız ilk hangisi öne çıkardı?

CV’nizin sizi yansıtmadığınızı düşünüyorsanız aşağıdaki sayfayı incelemek isteyebilirsiniz ya da Linkedin Optimizasyonu için veya mülakat provası. Siz seçin lütfen.

Ne Zaman Bir Kariyer Koçu ile Çalışmalısınız?

Koçluk ihtiyacı genel olarak bir değişim isteği ile birlikte gelir. Mevcut durum içerisinde mekanı ya da davranışı değiştirmek isteyen kişi konu ile ilgili sürecin ilk adımı olarak bir Koç arar.

Herhangi bir koçluk biçiminden en iyi şekilde yararlanmak için geri bildirim almaya ve önerilen değişiklikleri yapmaya ve uygulamaya hazır olmalısınız.

Kariyer ya da iş değişikliği alanında çalışmak istediğinizde ;

Bir iş arama koçu size bir iş aramayı mümkün olan en etkili şekilde nasıl yürüteceğinizi gösterir.

Ve bir kariyer/iş koçu ile çalışmak genellikle istediğiniz işi daha az kaynak harcayarak daha hızlı almanız anlamına gelir.

Birlikte çalışmak için teklif almak isterseniz

iletişim ya da linkedin sağlanan hizmetler bölümünü kullanabilirsiniz.

Etkili Dinleme

Dinliyorum.

Koçluk ile ilgili temel kavramların başında dinlemek geliyor. Eğitimi aldıktan sonra bir koç, bununla ilgili olarak dünyanın geri kalanını bilgilendirmek için içinde dinginlenemez bir istek duyabilir. Doğal olarak postlarında dinlemenin önemine, danışmanlık, terapi, koçluk arasındaki farklara rastlayabilirsiniz. 

Liderlik eğitimlerinin de önemli bir parçasıdır. Dinleme çok kritik bir yetkinliktir, karşıdakini anlıyor mu? Onlara zaman ayırır mı? Duygu ve düşüncelerine değer verir mi? Yoksa kendi gündemini aktarmak için sırasını mı bekler?

Bir koç, danışanın söylediklerini ya da söylemediklerini anlamak için dinler, hikayesini ve gerisindekilerini anlamlandırmak, kendini tanımlama şeklini, hayallerini, amacını, değerlerini, korkularını, sınırlarını, nerede geri çekileceğini, iç eleştirmenin nerede ortaya çıktığını, hedefe doğru ilerlemeyi ya da danışanın nerede dengesini kaybettiğini fark etmesi için dinler. Derin dinleme yapar, bilinçli bir şekilde dinler. 

Bazı dinleme şekillerini sıralayayım:

  • Aktif/Katılımlı dinleme
  • Katılımsız/İzleme yoluyla dinleme
  • Yaratıcı dinleme
  • Eleştirel dinleme
  • Empatik dinleme
  • Not alarak dinleme
  • Seçici dinleme

Yanlış diyebileceğimiz dinleme türleri var mı? Bu tür dinlemeler stres yönetmenizi ve çatışma ile ilgili aksiyon almanızı gerektirebilir. 

  • Savunucu dinleme
  • Seçerek/cımbızlayarak dinleme
  • Yüzeysel dinleme
  • Tuzak kuran bir şekilde dinleme

Karşımızdakine konuşması için fırsat yarattığımız ve sözel olmayan mesajları dikkate aldığımız(beden dili, ses tonu…) bir dinleme hayal ürünü mü?

Çalışma hayatında hiyerarşide yukarı çıktıkça zaman yönetimin öneminin daha da arttığını, kısa ve öz bir şekilde konuları aktarmanın önemli olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında liderler de etkin bir şekilde dinlemeye odaklanmalı. Konsantre olma gücünü geliştirme, dinlemeyi bozacak etkenleri dikkate almama, belki not alma ya da ön hazırlık yaparak görüşmeye/toplantıya girme işinizi kolaylaştırabilir. 

Etkili dinleme, takım arkadaşlarınızla daha iyi iletişim kurmayı sağlar, gerçekleri öğrenmeye yardımcı olur, karşılıklı güveni tesis etmeye yardımcı olur, dinlerken göz kontağı kurduğunuzda(ister yüz yüze-ister online ortamda) iletişimi daha güçlü kılarsınız. 

Pasif dinleme türünde katılımsız bir dinleme yapılır, dinleyici sessizdir, yalnızca sessiz bir şekilde konuşmacıyı dinler. Etkileşime girmez. Anlatılan konuya odaklanır. 

Aktif dinlemede en belirgin özellik bilinçli bir şekilde ve sürekli olarak geri iletim kullanılmasıdır. Dinleyen konuşanın dinlediklerini açarak  geri bildirim verir ya da karşılık verir, konuşanın ne anladığını öğrenmiş olur. 

Eleştirel dinlemede amaç kendi doğrularını bulmaktır, çok yönlü bakış açısı ile dinleme yapılır.

Danışmanlar dinlerken konsültasyon amaçlı dinleyebilir, sorunu ya da durumu anlamak, probleme çözüm bulmak, gözlem-kanıt bulma, etiketleyerek ilerlemek gibi yerlerden geçerler. Koçlukta iç sesi susturarak dinlersiniz. 

Dinleyicinin yetileri, zihinsel kapasitesi, önyargıları, kelime dağarcığı, ilgi, istek, bilgi-birikim, dinleme hızı, fiziksel ortam, gürültü, konuşulan konuya aşırı duyarlılık ya da ilgi duymamak gibi etmenler dinleme faaliyetinde farklılık yaratabilir. 

Liderlik konusunda karşı tarafı dinlemede sorun yaşıyorsanız EQ ya da dinleme konularına yönelebilirsiniz, güçlü yanlarınız/gelişim alanlarınız ile ilgili farkındalık yaşamanız yönetim becerilerinizin gelişmesine yardımcı olacaktır. Eh bu konuda koçluk almak isterseniz kimse hayır demez. 

Gelecekte İş Hayatı

Ocak 2020’de yayınlanan McKinsey Raporu’nda 10 yıllık bir projeksiyon ile kaybolan meslekler/işler için, 800 mesleği ve 2.000 iş aktivitesini 18 yetkinlik bazında analiz edilmiş. Rapor o kadar güzel ki yemek istiyorum.

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yaratacağı ekonomik fayda ve sosyal değişimler ile 3,1 milyon iş artışı yaratma potansiyeli olduğunu öngörüsünü getiren raporda, otomasyon ve dijitalleşmenin etkisiyle 7,6 milyon işin kaybolarak yeni işlere dönüşebileceği paylaşılıyor. 

2030 yılına kadar 8,9 milyon yeni iş oluşabilecek.

Başta teknolojiyle ilgili alanlarda olmak üzere, tamamı yeni 1,8 milyon iş yaratılabilecek. Bu değişimi gerçekleştirebilmek için Türkiye’de işgücünde bulunan 21,1 milyon kişinin mevcut mesleğine devam ederken teknolojiden yararlanarak yetkinliklerini geliştirmesi gerekecek. 

Ayrıca işgücüne katılacak 7,7 milyon çalışanın gerekli güncel yetkinliklerle donanımlı olması gerekiyor. 

Rapor, Türkiye’nin yetenek dönüşümü için, ortak bir odak noktası yaratılması ve toplu bir hareket başlatılmasına dikkat çekiyor. Bu noktada hem özel sektörün hem de kamu kurumlarının dahil olduğu bir strateji oluşturulmalı ve uzun vadede yetenek kıtlığı adına tüm paydaşların gerekli aksiyonları almalı. Eğitim kurumları ve bireylerin de gelişim konusunda adım atmaları dönüşümün başarısı konusunda kritik önem taşıyor. 

Otomasyon ve dijitalleşmenin etkisiyle 2030 yılına kadar 7,6 milyon işin kaybolması potansiyeli bulunuyor,  8,9 milyon yeni iş oluşabileceğini öngörüsü de paylaşılmış.

Sektör bazında iş artışlarının daha çok hizmet sektörlerinde olacak meslek gruplarında ise müşteri ile etkileşim gerektiren ve bakım hizmeti verenlerin sayısında artış olacak. 

Rapordan çıkan ana mesajlar:

  1. Otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojiler ile ileri bir refah düzeyi ve herkes için daha iyi bir yaşam seviyesi sağlanabilir(İstihdam rakamları yukarı yönlü olmalı, inşaat dışı sektörlerde de bir şeyler yapılmalı temennisi içimizde).  
  2. Otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojiler, ortalama bir kişinin günlük yaşamında davranış ve alışkanlık değişimlerine yol açıyor. Ekonomik ve sosyal değişimlerle birlikte bu etki daha da artıyor. 
  3. Türkiye’de bazı işlerin kaybolmasına yol açsa da verimlilik kazanımları, yatırım artışı ve hizmet ekonomisinin büyümesi ile birlikte yeni işlerin oluşması ve 2030 yılına kadar 3,1 milyon iş artışı potansiyeli bulunuyor. 33,3 milyonluk bir işgücü ihtiyacı oluşabilir, 3,1 milyonluk net iş artışı ile toplam 36,4 milyonluk bir işgücü ihtiyacı oluşması bekleniyor.
  4. Türkiye’de işgücünün yetkinliklerini geliştirmesi ve yeni meslekler için yetkinlik kazanması, yetenek dönüşümü için önemli bir rol oynuyor. Otomasyon ve dijitalleşmeden 7,6 milyon kişi etkilenecek, 2 milyon kişi farklı sektörlerde çalışabilir ya da yeni meslekler edinebilir. Farklı yetkinliklere kazanılması önem taşıyor bireyler için. 
  5. İşgücünün daha güçlü sosyal yetkinlikler kazanması ve ileri teknoloji yetkinliklerini geliştirmesi gerekecek. Gelecekteki 5 kategori fiziksel yetkinlikler, temel yetkinlikler, ileri seviye bilişsel yetkinlikler, sosyal yetkinlikler ve teknoloji yetkinlikleri şeklinde sıralanıyor. 
  6. Türkiye’nin yetenek dönüşümünü hayata geçirmek için ilgili tüm paydaşlar olarak, işimizin geleceği kapsamındaki girişimlerde iş birliği yapmalı.

 

Şirketler ve birlikler: Stratejik işgücü planı, yetenek dönüşüm programları, yeni çalışma modelleri üzerinde çalışmalı.

Kamu ve kurumlarında;

  • Coğrafi/sektörel stratejik işgücü planlaması yapılmalı. 
  • Gelişim ve teknoloji merkezleri kurulmalı, ilgili kilit bakanlıklardan temsilcilerin atandığı özel bir merkez kurmak düşünebilir. 
  • Hızlandırıcı mekanizmalar oluşturulmalı ve teşvikler, dijital dönüşüm seviyesine bağlı yeni prim sistemleri değerlendirilmeli. 
  • Eğitim kurumları, eğitim modellerinin güncellenmeli, ileride gerekli olacak yetkinlikleri karşılamak için okul müfredatını yenilemelidir. 
  • Eğitim sistemi içerisinde ilgili dersler uygun seviyelerde zorunlu hale getirilebilir. Seminerler, sertifika programları ve çevrimiçi eğitimlerle gelecekte ihtiyaç duyulacak yetkinliklere göre tasarlanmış, yetişkinlere uygun açık eğitim programları hazırlamalıdır. 
  • Kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimine önem verilmeli, yeni öğrenme deneyimleri geliştirilmelidir. Bunun için toplum merkezleri ve uzmanlar ile iş birliği yapılabilir. 
  • Yaşam boyu öğrenme ve öğrenmeyi öğrenme becerisi kazandırılmalı. 
  • Liderler değişimin öncüsü olmalı, bireyler kariyerleri boyunca yetkinliklerini sürekli geliştirerek kendi öğrenme yolculuklarını sahiplenmelidir(Kariyer planı yaparken bunu da göz önünde bulundurmakta fayda var. Çalışanın kendi yolu, deneyimleri, süreci sahiplenmediği sürece stresi yönetmek durumunda kalacak). 
  • Bireyler,sosyal yetkinlikler (zorlukları yenme gücü ve değişime ayak uydurma, vb.), teknoloji yetkinlikleri (programlama, veri analizi, vb.) ve bilişsel yetkinlikler (eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcılık, vb.) de dâhil olmak üzere geleceğin önemli yetkinliklerine ve niteliklerine odaklanmalıdır. Liderler, bu yetkinlikleri geliştirme konusunda organizasyonlarını hazırlamalıdır. 

Yaşam boyu ve esnek kariyer yollarının değerlendirilmesi ile proje bazlı, bağımsız(freelance), yarı zamanlı işler  de iş hayatında daha çok yer bulabilir. Bireyler yaşam boyu farklılaşan, esnek kariyer yollarına hazır olmalı. 

Kamu, ülke genelinde stratejik işgücü planlaması yaparak önceliklerini ve vizyonunu çizmelidir. Ülkedeki yetenek havuzuna bakarak, yetkinlik analizini yapabilir ve gelecekteki yetkinlik ihtiyacını öngörecek şekilde bir yol haritası planlayabilir(Yetenek kıtlığı Türkiye’de %66, yani her 100 şirketten 34’ü ihtiyacı olan genç yeteneğe erişebiliyor. Bir de bu yeteneği elinde tutma konusu var). bkz:https://edakoc.com/2019/12/03/psikolojik-sermaye-pmb-2019/

Tüm bunları sakin bir zihinle değerlendirdiğimizde karşımıza şöyle bir soru çıkabilir:

Durmadan yeni meslek icat edilip, insanlar eğitilse bile duygusal dayanıklılığa sahip olup olmama durumumuz ne olacak?

Yuval Noah Harari, insanlar için birçok yeni mesleğin çıkması ve işlevsiz bir sınıfın ortaya çıkması kendimizi yeniden icat etme zorunluluğunu ortaya çıkarabilir diyor. Değişim hızını yavaşlatmak devletler için bir çözüm olabilir, ekonomik girişimcilik eğitim ve psikoloji ile desteklenmelidir ayrıca insanlar yeni meslekler için sürekli yeni beceriler kazanmalı, meslek değiştirmeli. Raporda da benzer ifadeler yer alıyor. 

İskandinav devletleri meslekleri değil, çalışanları koru prensibi ile hareket ediyormuş. Düzgün eğitim, sağlık hizmeti, beslenme ihtiyaçları temel ihtiyaçlar olarak sıralanıyor. 

81hFIKBh-ML._UY445_

Bitirirken soru sorayım:

-Voodoo bebeği komik değil mi?

-İyi bir kariyer yolu seçip ebedi kurtuluşa mı ulaşacağım ya da cehennem azabı mı çekeceğim?

-Başkaları tarafından kurulan hayallerin baş kahramanı mı olacağım? 

En iyisi bu bence;

-Ne zaman uzaklarda sahil kasabasına yerleşeceğim?

Agile or Fragile

 

IMG_0159

 

Kısa sayılmayacak bir süredir hayatımızda olan “Agile” kavramı, 2020 İK ve yönetim temalı zirvelerinin popüler konusu.

Değerlendirme Merkezi ile teknoloji şirketlerine uygulama yaptığımız sıralarda sık sık örnek olayları paylaşırdı adaylar. Silikon Vadisi çıkışlı birçok kavramda olduğu gibi bu kavramda iş hayatımızda yerini aldı ve uygulayıcılarının hayat hikayelerini etkilemeye devam ediyor.

Teknolojiden bağımsız herhangi bir departman için de kullanılıyor, agile toplantılar yapıyoruz her sabah… Start up mantığında çalışıyoruz, şirketin içerisinde küçük bir yapılanma oluşturduk… Hackathon turnuvaları, hackfest yapıyoruz, doğaçlama egzersizleri bir işi nasıl yapacağımızı öğreniyoruz. Bu metodlar sayesinde her şirketin, her departmanın atik olacağı düşünülüyor.

2000’ler dot-com balonu patlaması, krizler dönemiydi. 2001 yılında 17 deneyimli yazılımcı Utah’ta bir kayak merkezinde bir araya gelerek 3 gün içerisinde bir sayfalık “Agile Yazılım Geliştirme” adında bir manifesto yayınladı. 12 prensipten oluşan bu manifestoda temel fikir büyük yazılım projelerinin her birinin birkaç hafta içerisinde tamamlanabilecek küçük parçalara ayrılmasıydı. Bir zaman sonra bir tarikata dönüşecek olan bu kelime 19 yıldır hayatlarımızda.

Dan Lyons’a göre bu kelime yönetim bilimi geleneğine uygun olarak kendi ruhban sınıfını yarattı. Haliyle önce yönetim konferanslarında boy gösterdi, sonra sertifika programlarında, daha sonra danışmanlık şirketlerinin kataloglarında yerini aldı. Amazon’da Agile ile ilgili 4000’in üzerinde kitap bulunuyormuş. Agile ile hantal olan şirketler atak olacaktı, sürünmeyecek sürat koşucularına dönüşeceklerdi.

Hemen herkes çevik olmak ister???

1- Mental olarak buna hazırlanın

2-Zaman harcamaya, öğrenmeye hazır olun

3-Çevrimiçi eğitimlere, atölyelere, rol oyunlarına katılın

4-Agile dilini öğrenin, niko-niko takvimleri hazırlayın, ayaküstü toplantı, sprint, scrum, scrum master gibi kavramları cümle içerisinde kullanın.

“Scrum Master”lar scrum masterlara, sonrasında Agile koçlarına rapor versin diyor Lyons, sonra koç sayısı yeterli olmadığı için de koçların kendilerine özgü Agile uygulama departmanı olsun. Agile ikinci işinize dönüşsün, toplantıdan toplantıya koşun.

Eski Agile Danışmanı Daniel Markham, 2010 yılında “Agile Hayatımı Mahvetti” başlıklı bir makale yayınlamış, 2017’ye gelindiğinde insanların hayatını mahvederken, iyi niyetli ve iyi fikirlerle yola çıkmasına rağmen zaman içerisinde bir canavara dönüştüğünü düşündüğünü paylaşmış.

Manifesto’nun yaratıcılarından Martin Fowler(17 gurudan biri) ise “Agile’ın %90’ının saçmalık olduğunu söyleyebilirim.” demiş.

Manifestoyu yazanlardan biri olan Andrew Hunt 2015’te Agile Başarısızlığı isimli bir makale yazıyor ve “Yolumuzu kaybettik.” itirafında bulunuyor.

Kelimenin içinin boşaltılması ve işten çıkarmalarda bahane olarak kullanılması durumu da var.

Plansız ve eğitim almadan uygulamaya çalışanlar ise hem şirkete hem de çalışanlara zarar verme riskini de satın alıyor.

Bitirirken Alper Utku ve Mümin Sekman’ın Çevik Şirketler isimli kitabından bir bölüm paylaşmak istiyorum. Yıl 2004.

Türkiye’nin Çevik İş Liderlerinin Ortak Özellikleri:

  1. Nakit para akışı ve çalışan psikolojisine dikkat eder
  2. Bürolarına kapanıp oturmuyorlar
  3. Çalışanlar sorun getiriyorsa, beraberinde çözüm de getirmeye zorluyorlar
  4. Çalışanların beyinlerine çalışıyorlar
  5. Samimi ve doğrudan iletişim kuruyorlar
  6. Genellikle işleri ile evliler, kariyerist bir karaktere sahipler
  7. Türkiye’de kendilerini azınlık hissediyorlar
  8. Kaynak yetersizliğinin olduğu noktada yaratıcı çözümler bulduklarında çok mutlu oluyorlar…

Veda zamanı. Agile ile ilgili bir konu olursa bu yazılanlar zihnimde ilgiyle takip edeceğim.

Çevik bir gün dilerim.

Mikro Yöneticiye Mini Öneriler

Gerçek Kariyerlerin Soylu Dünyası’na hoş geldiniz.

Detaylarda boğulan, ekibini de beraberinde götüren yöneticiler, yöneticilerimiz için bir yazı yazmam istendi. Küçük bir adım atıyorum.

  • İşinizi ekibe yaptırın. Yapamıyorlar ise ihtiyaçlarına göre eğitim atayın.
  • İK ile görüşün, ileriye dönük her aksiyonda yanınızda “O” stratejik ortağa ihtiyacınız olacaktır.
  • Koçluk/Mentorluk süreci başlatın, yetkinliklerin geliştirilmesi, davranışların değiştirilebilmesi noktasında etkili.
  • Hedefleri, öncelikleri, amaçları belirleyin, “Organizasyonun neye ihtiyacı var, yönetici olarak ben nasıl bir katkıda bulunabilirim?” etkili sorular. Kısa, orta ve uzun vadede plan yapabilmek, stratejileri hayata geçirebilmek için hazırlıklı olmanıza yardımcı olur.
  • Performans görüşmesi yapın, hedefleri çalışanlara aktarmanız, beklentilerinizi net bir şekilde ifade etmeniz zaman kazanmanıza, ekibin de zaman kaynağını doğru kullanmasına yardımcı olur. Çift dikişi kimse sevmez.
  • Geri bildirim verin. Performans döneminde verilebildiği gibi anlık geri bildirimler ve takdirler motivasyonu arttırıcı etkenler.
  • Soru sorun, ekibi dinleyin, ne demek istiyorlar, problem ne, risk nedir?
  • Lider bulun, ekibinizin içerisinden ya da şirket içerisinden farklı bir departmandan. Bir ihtimal de Interim Ekip Yöneticisi bulun belirli bir dönem için, her şeyin yolunda gitmesi halinde uzun dönem için teklif yapılabilir.
  • İş devri yapın, işi operasyonel olarak uzmanlar ve diğerleri tamamlasın, en son kişi olarak size gelsin.

Ben yokken buralar tufan yaklaşımı size çok şey katmaz ama sizden birçok şey götürebilir. Canı gönülden çabaladığınızı anlıyorum ama aslandan kaçarken kaplanın sırtına atlamanız size heyecan dışında ne getirebilir?

Zamanınızı daha iyi yönettiğiniz, ekibin geliştiği ve kariyerinizde kendinizi gerçekleştirdiğiniz günler dilerim. Online görüşmeler için gitmem gerekiyor.

Bitti.

Yüksek Potansiyelli Liderler

IMG_3095

 

Liderlik konusunda yetenek havuzunda yer alan ve yüksek potansiyelli tabir edilen çalışanlar üzerine yazmak istiyorum bugün.

En bilindik şirket ve uygulamaları: GE

Jack Welch efsanesi/GE’nin başına gelir ve onlarca yıldır süregelen “C Oturumu” adı verilen toplantılar(yıllık) düzenlemeye başlarlar. CEO, CHRO ve diğer idari liderlerin yer aldığı bu toplantıda GE’nin yüksek potansiyelli liderleri belirlenir, izlemeye alınır. Geçmiş performansları değerlendirilir ve üst düzey yöneticilerin onların potansiyeli hakkındaki görüşleri dikkate alınır. Daha sonra Crotonville’de yer alan eğitim merkezinde nasıl liderler oldukları gözlemlenir, yoğun bir eğitim ve koçluk maratonu.

bkz: Winning-Jack Welch

Yüksek Potansiyelli Liderler;

tüm iş modellerinin yeniden kurulması, tedarik ve dağıtım ekosisteminin şekillendirilmesi, müşteri deneyiminin iyileştirilmesi, yeniden tasarlanması, maliyetlerin kısılıp karın arttırılması konularında deneyimi bulunmakla birlikte;

  • büyük ölçekli hayal gücüne sahip olmaları, vizyon belirlemeleri,
  • hayallerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duyulan şeyin peşine düşme konusunda yüksek motivasyona sahip olmaları,
  • ekosistemi anlamaları ve yeni olana çabuk uyum sağlamaları,
  • sosyal ağlarda/ilişki yönetiminde çeşitlilik göstermeleri,
  • dünyayı değiştirmeye yönelik bir düşünce yapısına sahip olmaları,

bakımından yukarıdaki ortak özelliklere sahip gibi görünüyor.

Yönetici olduğunuzda halef belirlemeniz beklenir, kimi yetiştirdiğiniz, kimleri eğittiğiniz, ekibinize yıldızları alıp almadığınız önem kazanır.

Hangi liderlik pozisyonu için, hangi yöne ilerlemeli, kimi işe almalı veya atamalı, kimi geliştirmeli konuları öne çıkar. Bu kişi uyum sağlama becerilerinde nasıl? Girişim odaklı mı? Hangi yönlerde gelişebilir? 

Yakın zamanlarda liderlerden “Ekibime benden daha zeki insanları alıyorum…” tarzı cümleler duymaya başladık. İşe alımlarda IQ skorlarını kullanmıyoruz elbette, yetkinlik, örnek olaylar&geçmiş deneyimler, vaka çalışmaları, testler, envanterler, referans sorguları kullanıyoruz. Tüm bunları pozisyon için en doğru adaya ulaşmak için uyguluyoruz, bu arada çoklu zeka kavramı da devreye giriyor, EQ yönetim konusunun ayrılmaz bileşenlerinden biri.

Peki ilk defa/yeni yönetici olanlar neler yapabilir?

Öncelikle ekibe yüksek potansiyelli çalışma arkadaşı eklediğinizde(aldığınızda) sizin de kapasitenizin artacağını göz önünde bulundurun. Ekibiniz kadar hızlısınız. Farklı yetenekleri, farklı özellikleri olan insanları bir araya getirdiğinizde onların enerjisini tüketecek misiniz yoksa onların büyüyüp, gelişmelerini sağlayıp kapasitelerini arttırmaya olanak mı sağlayacaksınız.

Bu çeyrekte neyi başarmak istiyorsunuz? Bu yıl içerisinde neleri başarmak istiyorsunuz? 3 yıl içerisinde neleri tamamlamak istiyorsunuz? Kısa, orta ve uzun vadeli planlar konusunda ne gibi düşünceleriniz var?

Görevleri, kurumsal olarak  en düşük düzeye verin, onun uzmanlık alanından ve bilgisinin yeterli olmasından emin olun, süreç boyunca ona her türlü koçluk, mentorluk, eğitim ihtiyacı doğrultusunda alan yarattığınızdan emin olun. Kendi ekibinizde yüksek potansiyelli bir üye yoksa onu şirketin diğer ekiplerinde de arayabilirsiniz. Operasyonel işlerin sonuçlandırılması, coşku, adanmışlık görmek adına ekip üyesine kendi yöntemlerini gerçekleştirebilmesi ve kendi yöntemlerini geliştirmesi için alan yaratın. Aksi halde mikro yönetim kaçınılmaz olacaktır.

Bitirmeye doğru yaklaşırken, zeki olanı işe almak tek başına önemli değil, ayrıca onu şirkette tutmak, geliştirmek, olmuyorsa sektöre kazandırmakla yükümlüyüz. Zaman en değerli kaynak, geri çevrilemez. Hemen her iş seçimimizde kariyer yolculuğu sırasında kayıp olarak nitelendirilmemesi adına iyi seçimler yapmaya odaklanıyoruz. Şimdi içinden yıllar geçen şarkılar dinleyebiliriz.

Bitti.

Eda Koçing

Merhaba Kariyer Miti’nin mitolojik takipçileri.

Ocak ayı her yıl olduğu gibi bu yıl da tüm kararların gözden geçirilip, yeni hedeflerin oluşturulduğu, daha ileriye gitme amacıyla yeni başlangıçların tasarlandığı, sağlık kontrollerinin yapıldığı bir ay olarak başladı.

Bu gibi nedenlerden yoğundum ve geçen yılın benim için en anlamlı anlarından birinin kayda geçtiği videoyu sizinle paylaşmak isterim. Hem de doğum günümde. *swh

Sevgili Selin Yetimoğlu‘nun kanalına konuk gittim. İşe alım, danışmanlık, kariyer, iş görüşmesi, değerlendirme merkezi, liderlik, yetenek, kişisel gelişim, koçluk ve kitaplar üzerine konuştuk. Ben çok keyif aldım, izlerken sizlerin de keyif almasını dilerim.

Takip etmek isteyenler için youtube kanalı;

#birada

Selin ve Fırat farklı konularda hazırladıkları içeriklerle sizleri karşılıyor, kitaplar, şehirler, koçluk, sinema…

İyi seyirler.

O Biiir Mülakat ve İşe Alım Gurusu!

P.S. Videoda 122 kitap okumuş gözüküyorum, ekleme yapayım yıl sonunda 164’e çıktı sayı, kendi rekorumu kırdım.

goodreads’te beni takip etmek isterseniz;

EdaKoç

2020’de Geride Bırakılacaklar

2020’ye az kaldı, hazır yılı bitiriyorken bazı davranışları tekrarlamak, kendimize yük etmek, sürekli yorulmak yerine yeni bir şeyler denemeye ne dersiniz? Hem iş hem de sosyal hayatımızı etkileyecek davranış değişikliklerini ajandalarımıza not olarak ekleyelim mi? Belki üzerinde biraz çalışırız, ben sol elle yazı yazarak ve eliminasyon diyeti/beslenme şeklini hayatıma sokarak başlıyorum.

  • Erteleme konusu gündemimizde olsun, erteledikçe dağlar gibi birikecek konular, başlangıç noktası uzaklaşacak, olay ufkunda kaybolacak, yeni yılda biraz daha atılgan olmak ister miydiniz?
  • 2020 yılında kendimizi başkaları ile kıyaslamayı bırakabiliriz, kendi gücünüzün ve gerçeklerinizin farkına vardığınız bir yıl olsun.
  • İç eleştirmenin susmaması, kendini yargılama azalsın şefkat konusunda kendimize daha cömert davranalım.
  • Olumsuz tavırları saklama, devam ettirme dürtüsünden kurtulduğunuz bir yıl olsun, kendinizi pozitife odaklanan insanlarla çevreleyin, yardıma ihtiyacınız varsa talep edin, bilmelerini sağlayın, olumlu bir zihin halinde kalmaya çabalayın.
  • Negatif inançları geride bırakabiliriz hemen, şimdi bunun için çabalayalım, inançlara sıkı sıkı tutunmak rahat hissettirebilir. Başka türlü olsa nasıl olurdu?
  • Sağlıksız rutinleriniz, sağlığınıza faydası olmayan alışkanlıkları da geride bırakabilirsiniz, uzun vadede sizi rahat ettirecek şeyleri hayatınızda tutun.
  • Onaylanma ve doğrulanma ihtiyacına dair duyulan açlıktan vazgeçebilirsiniz 2019’da, biraz daha inisiyatif alma yılı olsun 2020.
  • Kalabalıkların peşinden gitme ve orijinallikten uzak davranışları da dengelemek faydalı olabilir, güçlü yanlarımız gölgede kalan alanlara dönüşebilir. Anı yaşamaya bakın.

Renklerin içinde geçireceğimiz bir hafta sonu olsun.