İş İlanlarının Ne Kadarı Gerçek? LinkedIn Soruşturması ve “Ghost Job” Ekonomisi

İş arama süreçlerinde en sık dile getirilen konulardan biri, uzun süre açık kalan ancak herhangi bir işe alımla sonuçlanmayan iş ilanları.

#ghostjob, yani hayalet ilan olarak adlandırılan bu olgu; gerçek bir açık pozisyona karşılık gelmeyen, güncelliğini yitirmiş veya işveren tarafından yakın dönemde doldurulması planlanmayan ilanları ifade ediyor.

Bu durum aday deneyimine ilişkin bireysel bir gözlem olmaktan çıkmış durumda. Artık akademik araştırmaların, sektör analizlerinin ve kamu otoritelerinin incelemelerine konu oluyor.

Temmuz 2026’da önemli bir gelişme yaşandı. Texas Başsavcılığı tarafından LinkedIn hakkında başlatılan soruşturmayla konu, tüketici hukuku ve dijital platform sorumluluğu çerçevesine taşındı.

Texas’ın LinkedIn Soruşturması

Texas Başsavcısı Ken Paxton, 14 Temmuz 2026 tarihinde LinkedIn hakkında, platformda yer alan yanıltıcı veya aktif bir işe alım sürecini temsil etmeyen ilanlara ilişkin resmi bir soruşturma başlattı.

LinkedIn’deki ilanların niteliği ile Premium hizmetlerinin pazarlanması arasında tüketiciyi yanıltabilecek bir ilişki bulunup bulunmadığını inceleniyor.

Bu incelemenin arkasında, adayların uzun süredir karşılaştığı somut bir tablo var: Sürekli açık kalan, isim değiştirerek yeniden yayımlanan ilanlar ve bu ilanlara başvurduğu halde görüşmeye çağrılmayan binlerce profesyonel.

Soruşturmada üç konu öne çıkıyor:

  • Platformdaki bazı ilanların aktif bir işe alım ihtiyacını temsil etmemesi,

  • Bu ilanlara ilişkin doğrulama ve denetim mekanizmalarının yeterliliği,

  • Premium hizmetlerinin sunduğu değerin gerçek ve güncel işe alım fırsatlarıyla ne ölçüde örtüştüğü.

Soruşturma kapsamında LinkedIn’den iş ilanlarının doğrulanma süreçleri, Premium pazarlama faaliyetleri, şirket içi iletişimler ve ilan yönetim politikalarına ilişkin bilgi ve belgeler talep edilmiş durumda.

Burada önemli bir ayrım var.

“LinkedIn, Premium kullanıcılarına kasıtlı olarak daha fazla sahte ilan gösteriyor” iddiasını doğrulayan kamuya açık bir kanıt bulunmuyor.

Soruşturmanın odağı farklı.

İncelenen konu, LinkedIn’in gerçekliği veya güncelliği tartışmalı ilanların bulunduğu bir ekosistem üzerinden Premium hizmetlerini pazarlamasının tüketiciyi yanıltıcı bir ticari uygulama oluşturup oluşturmadığı.

LinkedIn hem şirketler hem de bireysel kullanıcılar için bir buluşma noktası. Her iki taraf da platformun ücretli veya ücretsiz ürünlerinden yararlanıyor. Bu nedenle ilanların gerçekliği yalnızca aday deneyimiyle ilgili bir konu değil; platformun sunduğu hizmetin niteliğiyle de doğrudan bağlantılı.

LinkedIn ise iş ilanlarının doğru biçimde temsil edilmesini zorunlu kılan politikalarının bulunduğunu, şirket ve işe alım uzmanı doğrulamaları ile ilan kalitesini artırmaya yönelik uygulamalar geliştirdiğini belirtiyor.

Benim gözlemim ise biraz farklı. 20 yılı aşkın süredir işe alım yapan ve son yıllarda danışmanlık görüşmelerimde her gün yüzlerce ilanı takip eden biri olarak, bazı pozisyonların aylarca açık kaldığını, dönem dönem yeniden yayımlandığını ve çoğu zaman aktif bir işe alım süreci izlenimi vermediğini görüyorum. Bunun ne kadarının aday havuzu oluşturma, ne kadarının operasyonel süreçlerden kaynaklandığını dışarıdan bilmek mümkün değil. Şirketlerin kullandığı işe alım platformları ve kurumsal paketler de bu sürecin bir parçası olabilir. Örneğin belirli sayıda ilan hakkı bulunan paketler, ilanların kullanım şekli üzerinde etkili olabiliyor. Ancak aday tarafında oluşan soru işaretleri oldukça gerçek.

Ghost Job Araştırmaları Ne Söylüyor?

Araştırmaları okurken iki farklı veriyi birbirinden ayırmak gerekiyor.

Bazı çalışmalar, yayımlanan ilanların ne kadarının ghost job olabileceğini ölçüyor. Bazıları ise şirketlere, bu tür ilanları kullanıp kullanmadıklarını soruyor.

Dolayısıyla “ilanların yüzde kaçı ghost job?” ile “şirketlerin yüzde kaçı en az bir ghost job yayımladı?” aynı soru değil.

Hunter Ng – Baruch College

2024 yılında yayımlanan çalışma, Glassdoor verileri üzerinde LLM-BERT tabanlı bir sınıflandırma modeli kullanıyor.

Araştırmaya göre incelenen ilanların % 21’e kadarı ghost job niteliği taşıyor olabilir.

Çalışma, ghost job olasılığının özellikle büyük şirketlerde, uzmanlaşmış teknik pozisyonlarda ve uzun süre yayında kalan ilanlarda daha yüksek olabileceğini belirtiyor.

Araştırmaya göre bu ilanlar adaylarda iş arama yorgunluğu yaratıyor ve çevrim içi ilan sayılarını gerçek iş gücü talebinden daha yüksek gösterebiliyor.

Çalışma henüz hakem değerlendirme sürecini tamamlamamış bir ön baskı. Bu nedenle sonuçları önemli bir gösterge olarak okumak mümkün; ancak bütün iş ilanlarına doğrudan genellemek doğru olmaz.

Greenhouse Platform Verileri

İşe alım teknolojisi sağlayıcısı Greenhouse’un yayımladığı verilere göre herhangi bir çeyrekte platformdaki ilanların yaklaşık %18 ile %22’si ghost job olarak sınıflandırılıyor.

Bu veri Greenhouse platformuyla sınırlı. Bütün çevrim içi ilanların aynı oranda ghost job olduğunu göstermiyor.

Yine de iki farklı çalışmanın benzer biçimde ilanların yaklaşık beşte birine işaret etmesi dikkat çekici.

Şirket Araştırmaları Ne Gösteriyor?

ResumeBuilder

2024 yılında 1.641 işe alım yöneticisiyle yapılan araştırmada katılımcı şirketlerin yüzde 40’ı, son bir yıl içinde doldurma niyeti bulunmayan en az bir ilan yayımladığını belirtmiş.

Bu şirketlerin önemli bir bölümü söz konusu ilanları LinkedIn’de de yayımlamış.

En sık belirtilen gerekçeler ise şöyle:

  • Gelecekte kullanılmak üzere aday havuzu oluşturmak,

  • Şirketin büyüdüğü algısını desteklemek,

  • Henüz açılmamış pozisyonlar için aday verisi toplamak.

Buradaki %40, piyasadaki ilanların %40’ının ghost job olduğu anlamına gelmiyor. Araştırma ilan sayısını değil, bu yöntemi kullandığını söyleyen şirketlerin oranını ölçüyor.

Clarify Capital

Clarify Capital tarafından yapılan araştırmada da yöneticilerin önemli bir bölümü, bazı ilanların aktif işe alım amacı taşımadığını ifade etmiş.

Belirtilen nedenler arasında gelecekte kullanılmak üzere aday havuzu oluşturmak, şirket görünürlüğünü korumak ve bazı organizasyonel gerekçelerle ilanları açık tutmak yer alıyor.

Bu Veriler Bize Ne Söylüyor?

Farklı araştırmalar aynı soruya aynı yöntemle cevap vermiyor. Buna rağmen ortak bir noktaya ulaşıyorlar:

Belirli platformlar ve veri setleri üzerinde incelenen ilanların yaklaşık beşte biri, aktif ve güncel bir işe alım sürecini temsil etmiyor olabilir.

Bu oranı bütün dijital platformlara, bütün ülkelere veya bütün sektörlere aynı şekilde uygulamak mümkün değil.

Benzer biçimde, şirketlerin %40’ının en az bir ghost job yayımladığını söylemesi, bütün ilanların %40’ının ghost job olduğu anlamına gelmiyor.

Verilerin söylediği daha basit:

Ghost job istisnai birkaç ilandan ibaret değil. Ölçülebilen, tekrar eden ve farklı araştırmalarda benzer sonuçlar veren bir iş gücü piyasası sorunu.

Şirketler Neden Ghost Job Yayımlıyor?

1-Aday Havuzu Oluşturmak

2-Büyüme Algısı Yaratmak

3-Organizasyonel Nedenler-Bazı ilanlar mevcut çalışanlara ekibe yeni kişilerin katılacağı mesajını vermek veya organizasyon içindeki beklentileri yönetmek amacıyla açık tutulabiliyor.

3-Gelecekte Açılabilecek Pozisyonlar-Bütçesi henüz onaylanmamış ancak ilerleyen dönemde açılması beklenen roller için ilan yayımlanabiliyor.

4-Operasyonel Sorunlar-Bazı ilanlar ise aday takip sistemlerinin otomatik yenilemeleri, kapatılması unutulan pozisyonlar veya askıya alınan bütçeler nedeniyle yayında kalıyor.

İş Gücü Piyasası Üzerindeki Etkileri

  • İş Arama Yorgunluğu

Adaylar aktif olmayan ilanlara tekrar tekrar başvurarak zaman ve motivasyon kaybediyor. Bir süre sonra başvurular daha hızlı, daha seri ve daha özensiz hâle geliyor.

  • Yanlış Öz Değerlendirme

Yanıt alamayan aday, sorunun kendi CV’sinde, deneyiminde veya yetkinliklerinde olduğunu düşünebiliyor. Oysa bazı durumlarda ortada aktif bir işe alım süreci bulunmuyor.

  • Piyasa Sinyallerinin Bozulması

Ghost job’lar, çevrim içi açık pozisyon sayılarının gerçek işe alım talebinden daha yüksek görünmesine neden olabiliyor.

  • Güven Kaybı

İşveren markalarına ve dijital kariyer platformlarına duyulan güven azalıyor. Adaylar ilanların gerçekliğinden, şirketler ise gelen başvuruların niteliğinden şüphe etmeye başlıyor.

Sonuç

Texas Başsavcılığı tarafından başlatılan LinkedIn soruşturması, ghost job konusunu bireysel bir aday şikayeti olmaktan çıkararak dijital platformların sorumluluğu ve tüketici hukuku çerçevesinde tartışmaya açtı.

Soruşturmanın sonucu henüz belli değil ve LinkedIn hakkında verilmiş bir ihlal kararı bulunmuyor.

Bugünkü veriler, belirli platformlarda incelenen ilanların yaklaşık %20’sinin aktif ve güncel bir işe alım sürecini temsil etmeyebileceğine işaret ediyor.

İlanların bir bölümü gerçekten işe alım yapmak için yayımlanmıyor. Bunun aday deneyimi, işveren güveni ve iş gücü piyasasına ilişkin veriler üzerinde doğrudan sonuçları var.

Kariyer danışmanlığı tarafında bunun etkisini her gün görüyorum. Görüşmelerde en sık duyduğum sorulardan biri şu: “Bu kadar başvuruyorum ama neden kimse dönüş yapmıyor?”

Her zaman tek cevabı olmuyor bu sorunun. Bazen gerçekten rekabet çok yüksek, bazen adayın konumlandırması zayıf. Bazı durumlarda ise bu sorunun cevabı adayda değil, başvurulan ilanın kendisinde olabiliyor. Kimi durumda ortada aktif bir işe alım süreci de bulunmuyor. Ghost job tartışmasını önemli kılan nokta tam da burası.

#ghostjob #linkedinoptimization #jobhunt #Kariyer #İşeAlım #Recruitment #TalentAcquisition #HumanResources #ExecutiveSearch #İşArama #CareerDevelopment #FutureOfWork #Hiring #kariyermiti

BİR İŞ GÖRÜŞMESİNDE ŞİRKET HAKKINDA NE ÖĞRENİRSİNİZ?

Bir iş görüşmesinde deneyiminiz, yetkinlikleriniz ve role uygunluğunuz değerlendirilir.

Aynı görüşme size de önemli bilgiler verir:

Bu rol gerçekten tanımlanmış mı?

Organizasyon neye ihtiyaç duyduğunu biliyor mu?

Yönetici nasıl bir çalışma ilişkisi kuruyor?

Sizden beklenen sonuçlar ile kullanabileceğiniz kaynaklar örtüşüyor mu?

Bir iş teklifini değerlendirirken dört alana dikkat edebilirsiniz.

İş görüşmesinden çıktınız.

Soruların tamamını yanıtladınız. Deneyiminizi anlattınız. Pozisyona neden uygun olduğunuzu gösterdiniz. Her şey yolunda, 1 hafta içerisinde size döneceklerini ilettiler.

Peki siz ne öğrendiniz?

Rol neden açılmış?

Sizden hangi sorunu çözmeniz bekleniyor?

Ne ile ilgili karar almanız bekleniyor?

Performans kriteri/kriterleri var mı?

İlk yılın sonunda neye bakılarak başarılı sayılacaksınız?


Bu soruların cevapları belirsizse görüşme tamamlanmış olmayabilir.

Aslında mülakatta dikkat edilmesi gereken bazı işaretler var:

📌Rol, görüşme ilerledikçe şekil değiştiriyorsa…
Başvurduğunuz pozisyonun unvanı, kapsamı, seviyesi, çalışma modeli veya ücret koşulları süreç içinde değişebilir. Önemli olan değişikliğin açıkça anlatılmasıdır. Açıklama yerine rol sessizce başka bir şeye dönüşüyorsa durup yeniden değerlendirmek gerekir.

📌 Pozisyonun neden açıldığı söylenmiyorsa…
Yeni kurulmuş bir rol, ayrılan bir çalışanın yerine yapılan alım ve uzun süredir doldurulamayan bir pozisyon aynı hikayeyi anlatmaz. “Ekibimizi büyütüyoruz” cevabı da her zaman gerçek nedeni açıklamaz.

📌 Sizden büyük bir dönüşüm bekleniyor fakat karar alanınız konuşulmuyorsa…
Sonuç beklentisi yüksek; ekip, bütçe, yetki ve üst yönetim desteği belirsiz olabilir. Böyle bir rolde başarının yükü size, başarısızlığın nedenleri organizasyona ait kalabilir.

💣 Başarı yerine kişilik özellikleri tarif ediliyorsa…
“Çok dayanıklı”, “ellerini kirletmekten çekinmeyen”, “her koşulda çözüm üreten” biri aranıyorsa şu soruyu sormakta fayda var:
Bu kişiden hangi yapısal problemi kişisel çabasıyla taşıması bekleniyor?

📌 Her görüşmeci başka bir rol anlatıyorsa…

📌Önceki çalışanların tamamı problemli görünüyorsa…

📌Sorularınıza yer kalmıyorsa…

📌Süreçteki aksaklıklar tekrar ediyorsa…
Bir görüşme ertelenebilir. Bir e-posta gözden kaçabilir. Bir yönetici hazırlıksız yakalanabilir.

İptaller, sessizlikler, çelişkili bilgiler ve son dakika değişiklikleri tekrarlanıyorsa artık tekil bir aksaklıktan değil, bir çalışma biçiminden söz ediyor olabiliriz.


Tek bir soru işareti her zaman süreci bitirme nedeni değildir. Fakat soru işaretleri yan yana geldiğinde size rolün ilan metninde yazmayan kısmını gösterebilir. Lütfen görüşmelerde soru sormaya devam edin. Adayların da soru sorma hakları var:)

#işgörüşmesi #mülakat #işavı #kariyer

Bir Sonraki Adımınız Yeni Bir İş Olmak Zorunda mı?

Kariyer, bugün iş hayatının en sık kullandığımız kavramlarından biri. İnsanlar kariyerine başlıyor, kariyer hedefi belirliyor, kariyer değiştiriyor, kariyerinde ilerliyor veya kariyer molası veriyor.

Oysa çalışma hayatı uzun süre kariyer fikri üzerinden kurulmadı. İnsanlar bir meslek edinir, o mesleği icra eder ve geçimini sağlardı. Yapılan iş kişinin toplumsal konumunu belirlese de bugünkü anlamıyla planlanması, yönetilmesi ve düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi gereken bir kariyer yolculuğundan söz edilmiyordu.

Sanayileşme, büyük şirketlerin kurulması ve yönetim kademelerinin çoğalmasıyla çalışma hayatı daha belirgin basamaklara ayrıldı. Bir kuruma girme, deneyim kazanma, terfi etme, daha geniş sorumluluklar üstlenme ve yönetim kademelerine ilerleme fikri güçlendi.

Kariyer, meslek sahibi olmanın ötesine geçerek organizasyon içinde yukarı yönlü hareketle ilişkilendirildi. 2026’ya geldiğimizde unvansızlık, yatay organizasyon, esnek çalışma modelleri var karşımızda. Şimdilerde belki de o bir merdiven basamağı değildi konuşuluyor.

Bu model uzun süre anlaşılır bir yol sundu:

İyi bir eğitim al.
Bir şirkete gir.
İşini öğren.
Performans göster.
Terfi et.
Daha büyük ekipleri ve bütçeleri yönet.
Yönetim kademelerinde yüksel.

Başarı çoğunlukla unvan, ücret, ekip büyüklüğü ve organizasyondaki konum üzerinden ölçüldü. Bir sonraki adım da mevcut görevin daha geniş yetkiler taşıyan versiyonu olarak görüldü.

Bugün bu doğrusal yapı önemli ölçüde değişiyor.

Şirketler yeniden yapılanıyor, yönetim katmanları azalıyor, bazı görevler teknolojiyle dönüşüyor, uzmanlıklar daha hızlı eskiyor, sektörler arasındaki sınırlar geçirgenleşiyor. Profesyoneller aynı kurumda uzun yıllar kalmak yerine şirketler, sektörler, görevler ve çalışma modelleri arasında hareket ediyor.

Bu nedenle kariyer artık bir merdivenden çok, farklı yönlere açılan hareketlerin toplamına benziyor.

Kariyer hareketleri artık sadece yukarı yönlü değil

Kabul edelim, bir profesyonelin gelişimi her zaman terfiyle gerçekleşmez. Ayrıca yeterince yönetici pozisyonu da yok gibi, bir de o kadar yöneticiye de ihtiyaç yok, moral bozmak istemiyorum ama her çalışan yönetici olmak zorunda da değil.

Bazen daha geniş deneyim kazanmak için yatay bir göreve geçilir, rotasyon gibi. Bazen aynı uzmanlık farklı bir sektöre taşınır.

Kimi zaman yönetim sorumluluğundan uzmanlık rolüne dönülür. Kimi profesyoneller kurumsal görevden danışmanlığa, girişimciliğe veya proje bazlı çalışmaya yönelir. Kimi yöneticiler tam zamanlı bir görev yerine birkaç farklı kurumla çalıştıkları portföy kariyer modelini tercih eder.

Kariyer hareketlerini artık şu başlıklarla birlikte düşünmek gerekiyor:

  • Yukarı yönlü hareket: Daha yüksek yetki ve sorumluluk taşıyan göreve geçiş
  • Yatay hareket: Benzer seviyede farklı görev, ekip veya iş alanına geçiş
  • Fonksiyon değişikliği: Bir uzmanlık alanından başka bir alana yönelme
  • Sektör değişikliği: Mevcut yetkinlikleri farklı bir sektöre taşıma
  • Geri adım gibi görünen stratejik hareket: Daha uzun vadeli bir hedef için unvan veya kapsam değişikliği
  • Kurumsal yaşamdan bağımsız çalışmaya geçiş
  • Tam zamanlı görevden portföy, proje veya kurul rollerine geçiş
  • Kariyer molası sonrasında yeni bir çalışma düzeni kurma

Bu hareketlerin her biri farklı bir başarı tanımı gerektirir. Her değişimi unvan üzerinden değerlendirmek, profesyonelin kazandığı deneyimi ve gelecekte açtığı alanı gözden kaçırabilir.

Uzmanlık, unvandan daha taşınabilir bir değer sunar

Uzun yıllar çalışan bir profesyonelin birikimi, görev unvanlarının toplamından oluşmaz.

Asıl değer; tekrar tekrar çözdüğü problemler, aldığı kararlar, yönettiği dönüşümler, kurduğu sistemler, geliştirdiği ekipler ve farklı koşullarda ürettiği sonuçlarda ortaya çıkar. Basit bir ifadeyle kilometreyi önemsemiyoruz, hızı daha değerli sanma gibi bir yanılgı da var.

Bir tedarik zinciri yöneticisinin değeri son şirketindeki unvanıyla sınırlı kalmaz. Karmaşık planlama süreçlerini düzenleme, stok ve maliyet dengesini kurma, kriz dönemlerinde iş sürekliliğini sağlama veya farklı ülkelerde operasyon oluşturma kapasitesi başka sektörlerde ve çalışma modellerinde de karşılık bulabilir.

Geçtiğimiz yılın başında gerçekleştirdiğimiz bir değerlendirme merkezi uygulamasında, bulunduğu rol için beklenen seviyenin üzerinde sonuç alan bir çalışan, yöneticilik gelişim programına katılmak istedi. Şirketin prosedürü ise çalışanın kıdemi nedeniyle önce mevcut gelişim grubuyla ilerlemesini öngörüyordu. Çalışan bu kararı organizasyonel bir zamanlama olarak okumak yerine, yönetimin kendisini yetersiz gördüğünün işareti olarak değerlendirdi ve iş görüşmelerine başladı.

Burada birbirinden ayrılması gereken iki konu vardı: Çalışanın yönetsel potansiyeli ve şirketin gelişim programına katılım için belirlediği kıdem takvimi. Değerlendirme sonucu çalışanın kapasitesine ilişkin güçlü bir veri sunuyordu; prosedür ise bu kapasitenin kurum içinde ne zaman ve hangi sırayla destekleneceğini belirliyordu.

Uzmanlık ve hazır oluş, unvanın veya kurum içindeki resmi gelişim takviminin önünde ilerleyebilir. Bu durumda yapılması gereken, organizasyonel gecikmeyi doğrudan kişisel değere ilişkin bir hüküm olarak kabul etmek yerine; mevcut kapasitenin hangi görevlerde kullanılabileceğini, gelişim ihtiyacının nasıl karşılanacağını ve kurum içinde gerçek bir ilerleme alanı bulunup bulunmadığını değerlendirmektir.

Çünkü kurumun sizi hangi tarihte bir programa aldığı, profesyonel kapasitenizin tek ölçüsü değildir. Kariyer hareketinin sağlıklı zemini de bir prosedüre verilen ilk tepki değil; uzmanlığınızın, hazır oluşunuzun ve gelecekte yaratmak istediğiniz değerin birlikte değerlendirilmesidir.

Bir insan kaynakları yöneticisi; organizasyon tasarımı, liderlik gelişimi, yeniden yapılanma veya kültürel dönüşüm alanlarında uzmanlaşmış olabilir. Bu uzmanlık kurumsal görevde, danışmanlık projesinde, interim liderlikte veya yönetim kuruluna bağlı bir komitede farklı biçimlerde kullanılabilir.

Bu nedenle kariyerin belirli bir noktasından sonra şu soru daha değerli hale gelir:

“Hangi unvanı taşıyorum?” yerine “Hangi koşullarda, hangi problemleri çözerek değer üretiyorum?”

Bu soruya verilen cevap, profesyonelin önündeki seçenekleri genişletir. Çünkü unvan organizasyona bağlıdır; uzmanlık farklı yapılara taşınabilir.

Bir sonraki adım neden otomatik olarak yeni bir iş oluyor?

Bir görev sona erdiğinde veya kişi mevcut rolünden ayrılmayı düşündüğünde ilk refleks çoğunlukla yeni bir pozisyon aramaktır.

CV güncellenir, LinkedIn profili düzenlenir, ilanlar incelenir ve tanıdıklara haber verilir. Profesyonel geçmişte yaptığı işe en çok benzeyen rollere yönelir.

Bu yöntem bazı kariyer geçişlerinde doğru sonuç verir. Ancak özellikle kıdemli profesyoneller için önce daha temel bir kararın verilmesi gerekir:

Geçmiş kariyer çizgisini sürdürmek mi istiyorum, yoksa deneyimimi farklı bir çalışma modeline mi taşımak istiyorum?

Kişi bu soruyu yanıtlamadan aynı anda Genel Müdürlük, danışmanlık, kurul üyeliği, girişimcilik ve proje bazlı roller için harekete geçtiğinde pazar karşısındaki konumu bulanıklaşır. Her seçeneğin hedef kitlesi, değer önerisi, ilişki ağı ve gelir modeli farklıdır.

Bir sonraki adım bu nedenle önce bir iş arama kararı değil, kariyer tasarımı kararıdır.

Kararı daraltan beş soru

Önünüzde hangi seçenekler olabilir?

Bir sonraki kariyer adımı farklı biçimlerde kurulabilir.

Benzer görev ve benzer sektör

Mevcut deneyimin başka bir şirkette sürdürülmesidir. Geçiş riski görece düşüktür ve profesyonelin birikimi doğrudan karşılık bulur. Yeni rolün geçmiş görevin tekrarı olmaması için karar alanı, organizasyonun ihtiyacı ve gelişim olasılığı dikkatle incelenmelidir.

Aynı uzmanlıkla farklı sektör

Fonksiyonel uzmanlığın yeni bir sektöre taşınmasıdır. Finans, insan kaynakları, teknoloji, hukuk, satış ve tedarik zinciri gibi alanlarda mümkün olabilir. Bu geçişte aktarılabilir yetkinlikler ve sektör bağımsız başarılar görünür hale getirilmelidir.

Yeni görev veya uzmanlık alanı

Kariyer boyunca edinilen deneyimin farklı bir role dönüştürülmesidir. Teknik görevden ticari sorumluluğa, operasyondan stratejiye, uzmanlıktan genel yönetime veya bir fonksiyondan bağlantılı başka bir alana geçiş bu kapsama girer.

Danışmanlık ve bağımsız çalışma

Belirli bir uzmanlığın farklı şirketlere hizmet olarak sunulmasıdır. Profesyonel deneyimin tanımlı bir hizmete dönüştürülmesi, fiyatlandırılması, satılması ve doğru müşteriyle buluşturulması gerekir. Danışmanlık, güçlü bir geçmişin doğal sonucu olarak kendiliğinden oluşmaz; ayrı bir iş modeli ister.

Portföy kariyer

Danışmanlık, eğitim, proje çalışmaları, mentorluk, kurul üyeliği veya girişimcilik gibi birden fazla rolün aynı dönemde yürütülmesidir. Çeşitli gelir ve etki alanları yaratabilir. Aynı zamanda düzenli iş geliştirme, zaman yönetimi ve tutarlı bir profesyonel kimlik gerektirir.

Interim yöneticilik

Bir kriz, dönüşüm, yeniden yapılanma, büyüme veya liderlik boşluğu döneminde belirli süreyle yönetim sorumluluğu üstlenilmesidir. Interim yönetici organizasyona hızlı girer, mevcut durumu teşhis eder, uygulamayı yönetir ve görevin sonunda sorumluluğu devreder.

Proje bazlı liderlik

Dijital dönüşüm, sistem kurulumu, entegrasyon, fabrika yatırımı veya organizasyon tasarımı gibi tanımlı bir sonuca yönelik çalışmadır. Rol; kalıcı pozisyondan çok süre, kapsam ve teslimat üzerinden yapılandırılır.

Yönetim kurulu ve danışma kurulu rolleri

Kıdemli profesyonellerin deneyimlerini stratejik karar, yönetişim, risk ve gözetim alanlarına taşıdığı görevlerdir. Operasyon yönetiminden farklı bir sorumluluk yaklaşımı gerektirir.

Girişimcilik

Yeni bir ürün, hizmet veya iş modeli kurmayı kapsar. Kurumsal deneyim önemli bir temel sağlar; belirsizlik taşıma, sınırlı kaynaklarla hareket etme, satış yapma ve uzun süre sonuç alamadan devam edebilme kapasitesi de gerekir.

Aktif emeklilik

Tam zamanlı kurumsal görevden çekilirken profesyonel katkının eğitim, mentorluk, danışmanlık, kurul çalışmaları veya dönemsel görevlerle sürdürülmesidir. Çalışma hayatı sona ermek yerine yeni bir yoğunluk ve anlam çerçevesinde yeniden kurulur.

Bir sonraki adım, bir sonraki unvandan daha geniştir

Kariyer geçişinde CV hazırlamak, LinkedIn profilini güncellemek ve iş bağlantılarını harekete geçirmek önemlidir. Fakat bunların öncesinde hangi geleceğin hedeflendiği netleşmelidir.

Çünkü CV alınmış kariyer kararının kanıtlarını taşır. LinkedIn bu yönü görünür kılar. İlişki ağı profesyoneli doğru pazarla buluşturur. Mülakat anlatısı ise geçmiş deneyimle hedeflenen gelecek arasındaki bağı kurar.

Bir sonraki adımınız yeni bir kurumsal görev olabilir. Aynı uzmanlığın yeni bir sektöre taşınması, danışmanlık, portföy kariyer, girişimcilik, interim yöneticilik, proje bazlı liderlik veya aktif emeklilik de olabilir.

Asıl soru “Sırada hangi unvan var?” sorusundan daha geniştir:

Bundan sonra nasıl çalışmak, nasıl yaşamak ve hangi problemleri çözerek değer üretmek istiyorum?

What is your purpose of visit?

Buraya yeni bir unvan almak, daha fazla kazanmak, daha geniş bir etki yaratmak, çalışma biçiminizi değiştirmek veya deneyiminize yeni bir anlam kazandırmak için mi geldiniz?

Kariyerin İkinci Yarısında Tek Seçenek Yeni Bir Kurumsal Rol mü?

Kariyerin ilk yıllarında ilerleme daha görünürdür.

Yeni mezun olarak işe başlanır, uzmanlık geliştirilir, sorumluluk alanı genişler, ekip yönetimi başlar ve unvanlar değişir. Her yeni görev, bir önceki rolün üzerine eklenen deneyim ve yetkiyle tarif edilir.

Satış alanında neredeyse her yıl ya da 2 yılda bir unvan değiştiren profesyoneller gördü bu gözler. Elbette farklı bölümlerde farklı unvan ve kademeler de işliyor.

Kariyerin ikinci yarısında bu hareket biraz daha karmaşık hale gelir.

Profesyonel artık ne yapabildiğini kanıtlamakla uğraşmaz. Yıllar boyunca farklı iş problemleri çözmüş, ekipler yönetmiş, krizlerden geçmiş, sistemler kurmuş ve organizasyonların değişim dönemlerinde sorumluluk almıştır. Uzman, kıdemli uzmana, süreç yöneticisi, ekip müdürüne, koordinatör direktöre dönüşebilir.

Bu kez soru “Daha ne kadar yükselebilirim?” ile sınırlı kalmaz.

“Bu birikimi bundan sonra nerede, nasıl ve hangi koşullarda kullanmak istiyorum?” sorusu öne çıkar.

Uzun yıllar kurumsal yaşamda çalışan birçok profesyonel, bir görevi sona erdiğinde doğrudan başka bir kurumsal rol aramaya başlar(kurumsal hayattan sıkılanları burada ayrı tutalım).

Önceki unvanına benzeyen ilanları inceler, aynı seviyedeki yöneticilere ve headhunter’lara ulaşır, CV’sini son görevine göre günceller.

Yeni bir kurumsal görev, kariyerin devamı için güçlü bir seçenek olabilir. Belki en uygun seçenek olduğu için belki de en tanıdık seçenek olduğu için de tercih ediliyor olabilir.

Kariyerin ikinci yarısı ne zaman başlar?

Kariyer, evrensel bir insan ihtiyacı değil, orta-üst sınıfın son yüzyılda inşa ettiği kültürel bir anlatıdır.

Profesyoneller bana çoğunlukla iş avı, CV güncellemek, LinkedIn profillerini güncellemek ya da mülakata hazırlanmak için geliyor.

Ama bunlar hiçbir zaman yaptığım işin kendisi olmadı.

Bir özgeçmiş hazırlamak, LinkedIn profilini yeniden yazmak veya kariyer geçişini planlamak; bunların hepsi görünürde farklı hizmetler gibi duruyor. Masanın diğer tarafından bakınca aynı probleme açılıyorlar.

Bir insan, belirsizlik arttığında nasıl daha iyi karar verir?

İş gücü piyasası uzun yıllar boyunca nispeten öngörülebilir bir yapıdaydı. Kurallar daha belirgindi. Kariyer yolları daha doğrusaldı. Bir şirkette uzun süre çalışmak, unvan basamaklarını sırayla çıkmak ve belirli bir planı takip etmek makul bir stratejiydi.

Bugün aynı şeyi söylemek giderek zorlaşıyor.

Şirketler değişiyor.
Teknolojiler değişiyor.
İş tanımları değişiyor.

Beklenti ve anlam değişiyor.

Kariyerin ikinci yarısını belirli bir yaşla başlatmak güç aslına bakarsanız.

Bazı profesyoneller bu döneme 40’lı yaşlarında girer. Bazıları 50’li yaşlarında hala yükselme, büyüme ve daha geniş sorumluluk alma isteği taşır. Kimi yöneticiler ise daha erken bir dönemde mevcut çalışma biçimlerinin sürdürülebilirliğini sorgulamaya başlar.

Bu geçiş çoğu zaman yaşla değil, soruların değişmesiyle görünür hale gelir:

  • Bir sonraki terfi gerçekten neyi değiştirecek?
  • Daha büyük bir organizasyonu yönetmek istiyor muyum?
  • Aynı tempoyu kaç yıl daha sürdürebilirim?
  • Birikimimi farklı bir sektöre taşıyabilir miyim?
  • Kurumsal görev dışında gelir ve etki alanı oluşturabilir miyim?
  • Yaptığım iş, yaşamak istediğim hayatla uyumlu mu?
  • Bundan sonra neyle tanınmak istiyorum?

Bu sorular ortaya çıktığında profesyonelin ihtiyacı her zaman yeni bir pozisyon bulmak olmayabilir. Önce mevcut kariyer modelini değerlendirmesi gerekir.

Neden ilk seçenek yine kurumsal yaşam oluyor?

Kurumsal görev, öngörülebilir bir yapı sunar.

Düzenli gelir, SGK primleri, yan haklar, ekip, bütçe, unvan, karar alanı ve kurumsal kaynaklar profesyonelin çalışma hayatını belirli bir çerçeve içinde sürdürmesini sağlar. Kişi hangi sorumlulukları taşıdığını, performansının nasıl ölçüleceğini ve organizasyon içindeki yerini bilir.

Kurumsal yaşam profesyonel kimliği de destekler. Şirketin adı, görev unvanı, yönetilen organizasyon ve temsil edilen marka kişinin piyasadaki görünürlüğünün bir parçasına dönüşür.

Uzun yıllar bu yapı içinde çalışan bir profesyonel için kurumsal görevden ayrılmak sadece iş değiştirmek anlamına gelmez. Düzenli gelirden, organizasyonel aidiyetten, karar yetkisinden, ekipten ve tanımlı bir kimlikten de ayrılmayı içerir.

Yeni bir kurumsal role yönelmenin bir kısmı, karar biliminde “mevcut durum eğilimi” olarak tanımlanan mekanizmayla da açıklanabilir. İnsanlar belirsizlik karşısında, koşullarından tam olarak memnun olmasalar bile tanıdıkları seçeneği yeni ve sonucu öngörülemeyen seçeneklere tercih edebilir.

Kurumsal yaşamın dili, ritmi ve başarı ölçütleri tanıdıktır. Danışmanlık, portföy kariyer veya bağımsız çalışma ise yeni davranışlar, ilişkiler ve gelir düzenleri gerektirir. Tanıdık modele dönme isteği bu nedenle her zaman onun daha uygun olduğunu göstermez; bazen belirsizlik maliyetinin daha düşük algılandığını gösterir.

Kurumsal kimliğin sağladığı görünmez destek

Uzun yıllar güçlü kurumlarda çalışan bir profesyonel, piyasada kendi adıyla birlikte şirketinin itibarı, unvanı ve temsil ettiği organizasyonel güçle de karşılık bulur.

Toplantıya girdiğinde arkasında bilinen bir marka, geniş bir ekip, bütçe ve karar yetkisi vardır. Telefonlarının ne kadarının kendisine, ne kadarının temsil ettiği kuruma açıldığını o görev devam ederken ayırt etmek kolay olmayabilir.

Kurumsal görev sona erdiğinde profesyonel ilk kez kendi adı, uzmanlığı ve ilişki ağıyla görünür olmak zorunda kalabilir. “Şu anda ne yapıyorsunuz?” sorusuna tek bir unvanla cevap verememek; danışmanlık, proje bazlı çalışma veya portföy kariyer gibi modelleri olduğundan daha belirsiz gösterebilir.

Bu durum sadece çalışma biçiminin değişmesiyle ilgili değildir. Profesyonel kimliğin artık şirket tarafından tanımlanmadığı yeni bir döneme geçilir.

Yeni bir kurumsal role dönme isteğinin içinde işin kendisi kadar tanımlı bir kimliği, statüyü ve kurumsal desteği koruma ihtiyacı da bulunabilir. Sağlıklı kariyer kararı, bu ihtiyacı küçümsemeden hangi kısmının gerçekten vazgeçilmez olduğunu anlamayı gerektirir.

Aynı rolün devamı mı, geçmişin tekrarı mı?

Kariyerin ikinci yarısında yeni bir kurumsal görev ararken temel risklerden biri, geçmişte başarılı olunan rolü başka bir şirkette aynı biçimde tekrar etmektir.

Yeni şirket, ekip ve sektör başlangıçta değişim hissi yaratabilir. Ancak görev aynı sorunları, aynı çalışma temposunu ve benzer organizasyonel sınırları taşıyorsa profesyonel bir süre sonra kendisini tanıdık bir döngünün içinde bulabilir.

Bu nedenle yeni rolün sunduğu değişim unvanın ötesinde incelenmelidir:

  • Karar alanı gerçekten genişliyor mu?
  • Çözülecek problemler yeni bir öğrenme alanı açıyor mu?
  • Organizasyonun beklentisi deneyimimle örtüşüyor mu?
  • Rol, uzmanlığımı kullanabileceğim bir etki alanı sunuyor mu?
  • Çalışma biçimi ve tempo sürdürülebilir mi?
  • Şirketin dönüşüm ihtiyacı ile benim motivasyonum birbirini destekliyor mu?
  • Bu görev üç yıl sonra beni nerede konumlandıracak?

Aynı unvan, iki farklı şirkette bütünüyle farklı bir kariyer deneyimi yaratabilir. Birinde profesyonel stratejik kararların merkezinde yer alırken diğerinde uygulama ve raporlama sorumluluğuna sıkışabilir. Çalışanın kendisi değil, şirketin kültürü, liderin tavrı, departmanın görece gücü de var, unutmayalım.

Bu nedenle görev adı kadar rolün gerçek kapsamını, karar yetkisini ve organizasyon içindeki ağırlığını anlamak gerekir.

Kıdem arttıkça seçenekler neden daralıyor?

Kariyer ilerledikçe profesyonelin deneyimi güçlenir; ancak doğrudan eşleşebileceği pozisyonların sayısı azalabilir.

Üst düzey görevlerin sayısı sınırlıdır. Şirketler bu roller için sektör deneyimi, ekip büyüklüğü, fonksiyonel kapsam, uluslararası sorumluluk, bütçe yönetimi ve kurum kültürü uyumu gibi birçok ölçütü aynı anda değerlendirebilir.

Profesyonelin ücret seviyesi, lokasyon tercihi ve çalışma modeli beklentileri de seçenekleri etkiler.

Bu daralma, kişinin değerinin azaldığı anlamına gelmez.

Piyasadaki uygun rol sayısı ile profesyonel kapasite aynı ölçü değildir.

Buna bir de “aşırı niteliklilik” algısı eklenebilir. Kıdemli bir profesyonel daha dar kapsamlı bir rolü bilinçli olarak tercih etse bile işveren, adayın kısa sürede tatminsizlik yaşayacağını, daha uygun bir fırsat bulduğunda ayrılacağını veya mevcut organizasyonel yapıya uyum sağlamakta zorlanacağını düşünebilir.

Böylece adayın esnekliği işveren tarafından her zaman bir avantaj olarak okunmaz. Daha az ekip yönetmek, daha sınırlı seyahat etmek veya operasyonel sorumluluğu azaltmak isteyen profesyonel; kendi tercihinden bağımsız biçimde “bu rol için fazla kıdemli” olarak değerlendirilebilir.

Bu algıyı yönetebilmek için profesyonelin neden daha dar kapsamlı bir görev istediğini, beklentilerini ve rolle kurduğu bağı açık biçimde anlatması gerekir.

Kıdemli profesyoneller uzun arama sürecini kişisel yetersizlik gibi yorumladıklarında daha fazla ilana başvurabilir, hedeflerini genişletebilir veya birbirinden kopuk pozisyonlara yönelebilir. Böylece deneyim güçlü olduğu halde pazar karşısındaki anlatı zayıflar.

Kıdem arttıkça daha çok başvuru yapmak yerine daha net bir kariyer tezi kurmak gerekir:

  • Hangi ölçekteki organizasyonlarda etkili olabiliyorum?
  • Hangi tür iş problemlerini çözmek için çağrılmalıyım?
  • Geçmiş başarılarım hangi gelecek rolleri için kanıt oluşturuyor?
  • Hangi sorumlulukları artık almak istemiyorum?
  • Hangi şirketlerin gündemi benim deneyimimle örtüşüyor?

Bu sorular, geniş bir iş aramasını hedefli bir pazar çalışmasına dönüştürür.

Kurumsal role dönme isteğinin kaynağı ne?

Yeni bir kurumsal görev aramadan önce bu isteğin kaynağını anlamak önemlidir.

Bazı profesyoneller insan, bütçe ve operasyon yönetmekten beslenir.

Büyük organizasyonlarda karar alma, sistem kurma ve uzun vadeli sonuç üretme isteği taşır.

Kurumsal liderlik onlar için doğal çalışma alanıdır.

Bazıları ise düzenli geliri, statüyü veya tanıdık çalışma düzenini kaybetmekten çekindiği için aynı modele yönelir. Bu durumda aranan şey görevin kendisinden çok sağladığı güvence olabilir.

Her iki durum da anlaşılır, dinliyoruz ama yargılamıyoruz. Ancak farklı kariyer kararları gerektirir.

Kurumsal yaşamı gerçekten isteyen bir profesyonel, hedef şirketlerini ve rollerini daha net seçebilir. Güvence ihtiyacı ağır basan bir profesyonel ise gelir modelini, geçiş süresini ve alternatif çalışma seçeneklerini ayrıca değerlendirebilir.

“Kurumsal hayata dönmek istiyorum” cümlesinin altında farklı ihtiyaçlar bulunabilir:

  • Yönetme ve karar alma isteği
  • Düzenli gelir ihtiyacı
  • Aidiyet ve ekip duygusu
  • Statü ve profesyonel kimlik
  • Kurumsal kaynaklarla büyük ölçekli etki yaratma
  • Bağımsız çalışmanın belirsizliğinden kaçınma
  • Başka çalışma modellerini yeterince tanımama

İhtiyaç netleştiğinde seçenekler daha gerçekçi biçimde değerlendirilebilir.

Kurumsal görev hala doğru seçenek olabilir

Kariyerin ikinci yarısında alternatif modelleri değerlendirmek, kurumsal yaşamdan uzaklaşma zorunluluğu yaratmaz.

Yeni bir kurumsal rol;

  • Daha geniş bir karar alanı sunuyorsa,
  • Profesyonelin uzmanlığıyla çözülebilecek önemli bir iş problemi taşıyorsa,
  • Yeni öğrenme ve gelişim alanı açıyorsa,
  • Gelir ve yaşam beklentileriyle uyumluysa,
  • Çalışma temposu sürdürülebilir görünüyorsa,
  • Profesyonelin uzun vadeli yönünü destekliyorsa

sonraki dönem için güçlü bir tercih olabilir.

Buradaki fark, yeni rolün otomatik bir devam adımı olarak değil, bilinçli bir kariyer kararı olarak seçilmesidir.

Köprüyü yakmadan geçiş evresi tasarlamak

Kariyer modelleri arasındaki geçiş her zaman tek bir karar gününde gerçekleşmez.

Kurumsal görev devam ederken ilişki ağını unvandan bağımsız biçimde geliştirmek, uzmanlığı görünür kılmak, sınırlı kapsamlı projelerle farklı çalışma modellerini tanımak ve finansal hazırlık yapmak iki dönem arasında daha güvenli bir köprü kurabilir.

Bir profesyonel birkaç yıl daha kurumsal görev üstlenirken danışmanlık alanını hazırlayabilir. Sektörel görünürlüğünü artırabilir, kurul yetkinliklerini geliştirebilir, eğitim verebilir veya uzmanlığını proje bazlı bir hizmete dönüştürmeye başlayabilir.

Herminia Ibarra’nın profesyonel kimlik geçişleri üzerine çalışmaları, yeni bir kariyer yönünün her zaman uzun bir iç değerlendirme sonunda bütünüyle netleşmediğini gösterir. Profesyoneller henüz kesinleşmemiş olası kimliklerini küçük deneylerle sınayabilir.

Sınırlı süreli bir proje üstlenmek,

farklı bir çalışma ortamına girmek,

yeni bir ilişki ağıyla temas kurmak,

mevcut uzmanlığını başka bir rolde kullanmayı denemek; kişiye yeni çalışma biçimini düşünmenin ötesinde deneyimleme fırsatı verir.

Böylece “Bu işi yapabilir miyim?” ve “Bu şekilde çalışmak istiyor muyum?” soruları varsayımlardan çok gerçek deneyim üzerinden cevaplanabilir. Evet, hepsi çaba, odaklanma, efor istiyor farkındayım.

Geçiş bu şekilde ani bir kopuş yerine aşamalı bir dönüşüm olarak kurulabilir.

Ancak aynı anda her role talip olmak pazar karşısındaki konumu karıştırır. Genel Müdürlük, danışmanlık, kurul üyeliği ve girişimcilik için kullanılan anlatılar aynı değildir. Bütün ilanlara hükmeden tek bir CV hazırlama isteğinizi anlayabiliyorum. Benim önerim bu olmayabilir.

Yeni kurumsal rol için gerçeklik testi

Bir sonraki adım olarak yeniden kurumsal bir görevi değerlendiriyorsanız şu sorular kararınızı sınamanıza yardımcı olabilir:

  1. Bu rolü gerçekten istiyor muyum, yoksa en iyi bildiğim çalışma biçimine mi dönüyorum?
  2. Yeni görev bana geçmişte sahip olduğum unvanı mı, gelecekte ihtiyaç duyduğum etki alanını mı sunuyor?
  3. Rolün gerçek karar yetkisi ve organizasyon içindeki ağırlığı nedir?
  4. Şirketin çözmek istediği problem benim deneyimimle örtüşüyor mu?
  5. Çalışma temposu, lokasyon ve seyahat düzeni sürdürülebilir mi?
  6. Bu görev uzmanlığımı derinleştirecek veya yeni bir alana taşıyacak mı?
  7. Üç yıl sonra bu rolün sonunda hangi seçeneklere sahip olacağım?
  8. Aynı gelir ve statü başka bir çalışma modeliyle sağlanabilse yine bu görevi ister miydim?

Kariyerin ikinci yarısı bir kapanış dönemi değildir

Kariyerin ikinci yarısı, geçmişte yapılanların korunmaya çalışıldığı bir dönem olmak zorunda değildir.

Bu dönem; birikimin daha seçici kullanıldığı, çalışma biçiminin yeniden değerlendirildiği ve başarı tanımının kişiye göre yeniden kurulduğu güçlü bir kariyer evresi olabilir.

Yeni bir kurumsal rol bu tasarımın önemli bir parçası olabilir. Danışmanlık, portföy kariyer, interim yöneticilik, proje bazlı liderlik, girişimcilik veya kurul rolleri de zaman içinde bu yapıya eklenebilir.

Karar, kurumsal yaşam hakkında verilecek genel bir yargıdan çıkmaz. Profesyonelin bir sonraki dönemde nasıl çalışmak, hangi sorumlulukları taşımak ve nasıl bir yaşam kurmak istediğine göre şekillenir.

Bu nedenle kariyerin ikinci yarısında sorulması gereken soru şu olabilir:

Yeni bir kurumsal rol mü arıyorum, yoksa deneyimimi kullanabileceğim yeni bir çalışma dönemi mi tasarlıyorum?


Emekli Olarak Yeni Bir Kariyere Adım Atmak: İş Arama Stratejileri ve Fırsatlar | EYT

Emekli oldunuz ve hayat bitti mi?

Hayatınızın geri kalan bölümüne ve kariyerinizin ilk gününe hoş geldiniz!

Bir çalışan, normal şartlar altında ya da EYT kapsamında emekli olduktan sonra aynı işyerinde veya başka bir işyerinde yeni bir iş sözleşmesi ile (kamuda çalışanları hariç tutuluyor) çalışmaya devam edebilir, yeniden, tekrar. 

Teknik bilgi: “Bu şekilde çalışanlar için, emekli maaşları kesilmeksizin sigorta kurumuna Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödenir.

Emekli hayatına girmek istemeyenler, primlerini aldıktan sonra aktif çalışma hayatında varlık göstermek isteyenler, canı sıkılanlar toplansın. İş aramaya başlıyorsunuz. Esnek çalışma modelleri, yeni ve farklı roller, bambaşka unvanlar karşınızda.

Ama önce;

Uzun süredir iş pazarında varlık göstermemiş olabilirsiniz, iş avı macerasına hazırsanız başlayalım.

CV formatları değişti, kullanılan araçlar, platformlar, değerlendirme sistemleri yenilendi. Uzak kaldıysanız haber vermek isterim. CV’nizin elden geçirilmesine ihtiyaç olabilir. Emeklilik öncesi deneyimlerinizi net bir şekilde aktardığınızdan emin olun, başarılarınız, katkılarınız hepsi önemli.

Emeklilik dönemi, yeni ve keyifli kariyer fırsatlarına adım atmak için bir başlangıç noktası olabilir.

Kariyer platformdaki ilanlara baktığımda, emekli hemşire, saha koordinatörü, emekli albayların dahil olduğu yönetici kadrosuna sizi dahil etmek istiyorsuz gibi ifadelerin yer aldığı ilanlar da çoğalmaya başladı. Kıdemli çalışanlara ve onların deneyimlerine, uzgörülerine ihtiyaç var.

Kariyer beklentilerinde farklılaşma, kariyer yolu değişimi , yeni bir sektör ya da unvan arayışında olan profesyonellerle çalıştığım için kendimi bazen profesyonel cv okuyucusu gibi hissediyorum. Robotlar henüz işimi elimden almadı.

2006 yılından bu yıla kadar birçok işe alım projesinde, outplacement ve değerlendirme merkezi projesinde görev aldım.

Kendimizi dünyaya nasıl anlattığımıza bakalım, onlara ne diyoruz, ne sunuyoruz, hangi yeteneklerimizi ve becerilerimizi görecekler, nasıl fayda ya da katkı sağlarız? Bu ve benzeri ayardaki sorulara vereceğiniz cevaplarda bireysel markanızı öne çıkarmak hedeflenebilir, sosyal medya hesaplarınız ve CV’niz de sizi desteklemeli.

Emekli olanlar için iş arama süreci, belirli hedeflere odaklanarak ve farklı kaynakları kullanarak gerçekleştirilebilir. İşte emekli olanlar için iş arama stratejilerinden bazıları:

  1. Profesyonel Network’ü Kullanın: Önceki iş arkadaşlarınız, endüstri içindeki bağlantılarınız ve profesyonel organizasyonlara katılım, iş fırsatları için kapıları açabilir.
  2. Online İş İlanlarına Odaklanın: İnternet üzerindeki iş ilanı sitelerini ve profesyonel network platformlarını düzenli olarak kontrol ederek, size uygun iş ilanlarını takip edin, profilinizi periyodik olarak güncellemeyi hatırlayın.
  3. Esnek Çalışma Fırsatlarına Yönelin: Tam zamanlı bir iş yerine, serbest meslek, danışmanlık veya yarı-zamanlı iş fırsatlarına odaklanabilirsiniz, freelance ve outsource pozisyonlar ile interim/dönemsel iş ilanlarını taramayı unutmayın.
  4. Tecrübelerinizi Değerlendirin: Elde ettiğiniz tecrübelerle ilgili olarak eğitim, mentorluk veya danışmanlık gibi fırsatlar arayarak, bu alanda iş fırsatlarına erişebilirsiniz, zamanınızı geniş olduğu dönemlerde gönüllü işleri de düşünebilirsiniz.
  5. Özel Destek Programlarını Araştırın: Bazı ülkelerde emekliler için özel destek programları bulunabilir. Bu programları araştırarak, size uygun iş fırsatlarına erişebilirsiniz. İş arama stratejinizi lokal platformlarla sınırlamayın.

Emekli olmanın, kariyerinize yeni bir yön vermek adına harika bir fırsat olduğunu unutmayın. İş arama sürecinizi kolaylaştırmak adına bu stratejileri kullanarak, emeklilik sonrası kariyerinizi şekillendirebilirsiniz.

Not: Kariyer platformdaki ilanlarda emekli hemşireler, saha koordinatörleri ve emekli albaylar için yeni iş fırsatları olabileceğine dikkat çekmek isteriz. Kendi deneyim ve uzmanlığınızı yakından takip ederek, size uygun fırsatları değerlendirebilirsiniz.

CV’niz için bir inceleme randevusu oluşturmak isterseniz, iletişim formu üzerinden mesaj bırakabilirsiniz.

Değerlendirme Merkezi Uygulamasına Yönelik İpuçları

Şirketler Neden Değerlendirme Merkezi Uygulaması Yapar?

Değerlendirmeler, bir kişi hakkındaki bilgileri değerlendirmenin bir yöntemidir. Bu bilgiyi iş ihtiyaçlarımız ve yetenek ile ilgili kararlarımız ile ek olarak büyük resimle uyumlu hale gelmesinde kullanırız. Biz derken şirket, yönetimi ve İK’yı kast ediyorum. Unutmadan işiniz ile ilgili uzmanlığınız, şirket içerisindeki performansınız değerlendirmenin konusu değildir. Onu ölçmüyoruz.

Terfi, işe alım, rotasyon, yetenek yönetimi, gelişim alanlarını belirleme, güçlü yönleri belirleme, HIPO listesini yönetme, eğitim ihtiyaçlarını belirleme, yetenek havuzunu yapılandırma! Bunlardan herhangi biri için değerlendirme merkezine alınabilirsiniz, hem de hemen, acilmiş, lazımmış, hemen gerekiyormuş gibi.

Vaka Çalışması alıştırmasına yönelik ipuçları:

  • Netlik: Görevinizin ve hedeflerinizin farkında olun. Sorunun ne olduğunu anlayın ve bilgi dokümanını detaylı bir şekilde okuyun. Rolünüz ne? Sizden ne isteniyor?
  • Değerlendirme: Çözümünüzü oluşturmadan önce önemli noktaları listelemek ve olası çözümler için beyin fırtınası yapmak için zaman ayırın. Kimi vakalarda solo kimi vakalarda ekip içerisinde ve birlikte haraket edilmesi gerekebilir, yine döndük ve metinin içeriğine geldik.
  • Zaman Yönetimi: Egzersizi tamamlamak için zamanınızı etkili bir şekilde yönetin ve gerekirse grup içinde görevleri paylaşın. Bir grup yoksa zamanı ölçmek için size kronometre vb. bir alet verilmiştir, sürenin ne kaldığını arada kontrol etmenizi öneririm.
  • Katılım: Tartışmalara katkıda bulunun, ancak hükmetmeyin. Değerlendirenlerin sizin yaklaşımınızı görebilmesi için düşüncelerinizi açıkça ifade edin. Fikrinizi yeniden değerlendirmek, aktardıklarınızı netleştirmek, gözden geçirmek etkili mi? Bunu da bir düşünün.
  • Sonuçlar: Hedeflerinizi gözden kaçırmayın ve nihai sunumunuzda sonuçlarınızı ve önerilerinizi net bir şekilde sunun.

Soru-Cevap bölümü olabilir. Değerlendiriciyi ve sorularını doğru anladığınızdan emin olun.

Uygulamalar yüz yüze çalıştığınız şirketin ofisinde olacağı gibi bir çalışma salonu, toplantı merkezi, otel, danışmanlık şirketi ofisi ya da online olabilir. Vaka çalışması, ajanda yönetimi, grup çalışması, analiz egzersizi, rol oyunu, bekleyen işler, simülasyon, sunum, yetkinlik bazlı mülakat gibi bölümlerden oluşabilir. Danışman tarafında tüm bu uygulamaların tamamlanması, yetkinliklere bağlı anahtarlara göre değerlendirilmesi, rapor hazırlama, yönetici özeti, katılımcı/aday geri bildirimi gibi tamamlanacak görevlerin olduğunu paylaşmak isterim. Kimi zaman envanter sonuçlarını ve yetkinlik bazlı görüşme raporlarını da ekleriz. Tekrar belirtmek isterim, şirket içerisinde yaptıklarınız, deneyimleriniz, uzmanlık alanlarınızı bizler değerlendirmiyoruz.

Değerlendirme Merkezi Uygulamarında Harika Sunumlar Yapmak için İpuçları

Tahta, kağıt, power point ya da Keynote sunusu ile sunum yapabilirsiniz, metin ve danışmanların bu konudaki yönlendirmelerine açık olun, danışmanlar genel de istediğiniz gibi yapabilirsiniz der.

  1. Kitleye Uygunluk: Sunumunuzu, hedef kitlenizin ihtiyaçlarına uygun bir şekilde hazırlayın ve hitap edin. Size verilen vakada özenle çalışılmış bir metin/hikaye/problemler bütünü bulunuyor. Kitleniz kimlerden oluşuyor, hedefiniz ne?
  2. Görüş Belirtme: Görüşlerinizi ve önerilerinizi net bir şekilde sunun, gerekçelerinizi açıklayın. Altını doldurmak diye bir tabir var, işte tam da burada yerini buluyor. Sunumunuzda sizin gözünüzden olayı ele alış şekliniz değerlendirilecek, görüşlerinizi kendinize saklamayın lütfen. Henüz zihin okuyamıyoruz.
  3. Akıcılık: Sunum yapacak kişileri dikkatlice belirleyin ve geçişlerin hızlı ve kolay olmasını sağlayın. Sunum konusunda pratik yapmaya şimdi başlayabilirsiniz. Eş düzeylerinize, ekibinize ya da üst yönetime aynı sunumları mı yapıyorsunuz? Bunu biraz düşünelim.
  4. Yapılandırma: Bir röportaj veya değerlendirme gününde nasıl yapılandırılacağını ve sunulacağını planlayın. Sürenizi verimli bir şekilde kullanmanız önerilir.

Zamanınızı ölçülü kullanırsanız sunumu prova etmek için fırsatınız olabilir. Dinleyicileriniz bir assesssor/değerlendirici, birkaç değerlendirici ya da grup içerinde değerlendirilen diğer katılımcılar olabilir.

Çok sayıda slide kullanımı yaygın bir hata, izleyicilerin takip edebildiği bilgilerin olması, net, akıcı, uzun olmayan cümleler kullanıldığından emin olun, anlatmak istediklerinizi aktarabilmeniz için açıklık, netlik ve süreye ihtiyacınız olacak. Bazı uygulamalarda ek süre verilebiliyor ancak bunun genel uygulama olduğunu söyleyemem.

Bu uygulamalar ve şirketler hangileri dediğinizi duyar gibiyim, lokal ve global şirketler var, bazıları:

Hogan

DDI

TalentLens

SHL

HR Peak

Daha anlatacaklarım var ama önce 5 toplantıya girmeliyim.

İyi bir gün geçirmenizi diliyorum.

#değerlendirmemerkezi #vakaçalışması #işgörüşmesinehazırlık #değerlendirmemerkezinehazırlık #kariyerkoçu #kariyerdanışmanı #terfi #transfer #rotasyon #işealımkararı #kişiselgelişim #assessmentcenter #edakoçing

Yönetici Mülakatına Hazırlanmak için 10 Altın Kural

Kariyer ile ilgili sorulara devam edelim.

Merhaba. Eda Ben. Online Kariyer Koçunuz.

Birlikte çalıştığım danışanlar, iş görüşmesi için aday olan profesyoneller, hayatında ilk kez iş görüşmesine katılacak olanlar bana sıklıkla şu soruları soruyor: İş görüşmesine doğru hazırlanma yöntemi nedir, ne yapmalıyım, ne giymeliyim, nasıl davranmalıyım vb.

İşe alım yöntemleri biraz değişti ama çok değil. Birtakım testler, anketler, değerlendire merkezi uygulamaları kullanabiliyoruz. Hatta artık video görüşmeler, robotlara ön eleme yatırılan CV değerlendirme süreçlerimiz de var. Sonunda karar verici hala insan. Hala. İlgili birimin yöneticisi, departmanın yöneticisi, üst yönetimden birileri hala sizinle görüşme yapıyor. Tüm skorlar, kişilik envanterleri ve raporlar toparlandıktan sonra referans ve teklif sürecine girebilirsiniz. Bazı şirketlerde bu aşamalar daha sade olabilir.

Ancak ister dijital ister yüz yüze olsun, iş görüşmesi hedefinize ulaşmanız için önemlidir, hazırlanmak için aşağıdaki önerileri değerlendirebilirsiniz:

  1. Araştırma yapın: Şirket hakkında detaylı bilgi edinin, misyon, vizyon ve hedefleri hakkında bilgi sahibi olun. Şirketin kültürü ve değerleriyle uyumunuzu sergileyin. Liderlik, çatışma yönetimi, müşteri odaklılık, işbirliği yapma, ilham verme ve olumlu değişim yaratma yeteneğinizi vurgulayan anekdotları paylaşın(varsa, olmayan bir deneyimi uydurmanızı istemeyiz).
  2. Kendinizi tanıtın: Başarılarınızı, becerilerinizi ve deneyimlerinizi vurgulayın.Hala bir asansör konuşmanız yoksa kendinize bir tane hazırlayın. Bu bölüm 5-10 dakika arasında olabilir, 10 dakikayı aşmayabilir görüşmecinin soru listesinin olduğunu unutmayın.
  3. Soru-cevap hazırlığı yapın: Muhtemel soruları düşünün ve buna göre cevaplarınızı hazırlayın. Bunlar başarı ile sonuçlanan deneyimleriniz olabilir ya da sonucunda başarısızlık olan deneyimleriniz olabilir.
  4. Başarı örnekleri paylaşın: Somut örneklerle, başarılarınızı ve deneyimlerinizi destekleyin. Hangi sorunu çözdünüz, hangi yöntemi kullandınız, hangi araştırmalar, analizler, alternatif çözümler vb.
  5. Uygun kıyafet seçimi: Mülakatın yapılacağı sektöre ve şirket kültürüne uygun kıyafet seçimi yapın ya da şöyle söyleyelim sizi temsil eden, profesyonel hayattaki duruşunuzu yansıtan kıyafet seçimi yapın. 2000’li yılların ortalarında bir banka için işe alım yapıyordum ve aday görüşmeye file bluz ile gelmişti. Bankaların o zamanlar biraz daha sıkı bir kılık kıyafet yönetmeliği vardı. Dövmelerin gözükmesi bile ayrı sorundu.
  6. Liderlik ile ilgili bir role başvurduysanız eğer karşınıza hangi liderlik tipini sergilediğiniz, tercih ettiğiniz gibi sorular çıkabilir. Dönüştürücü, hizmetkar, katılımcı, bütünleştirici, koçvari veya yönlendirici, normatif stilde olabilirsiniz. Durumsal olarak nasıl kullandığınıza dair bir örnek paylaşmayı hatırlayın.
  7. İletişim becerilerinizi geliştirin: İyi bir iletişim kurmak için beden dilinizi ve ses tonunuzu dikkatlice kontrol edin. İşte bir mülakat pratiği: Gerçeklere dayalı bir konu hakkında bir sunum hazırlayın. Sunumunuzda kullanacağınız verileri ve bilgileri hazırlamak için zaman ayırın. Açık ve mantıklı bir şekilde ifade edebileceğiniz bir sunum hazırlamaya özen gösterin. Sunumunuzun içeriğini hazırlarken aşağıdaki adımları izleyin: Bu pozisyon sizin için neden uygun? Şirketin neden sizi seçmesi gerektiğini vurgulayın, kendinizi rakiplerinizden ayıran özelliklerinizi belirtin. Kim bilir belki bir gün bir iş görüşmesinde bu basit soruyu sorarlar.
  8. Özgüveninizi koruyun: Kendinize güvenin ve kararlılıkla hedefinize odaklanın.
  9. Referanslarınızı hazır edin: KVKK gereği artık CV’lerde referans adı soyadı, referansın iletişim bilgilerini eklemiyoruz. Sizde hazır bulunabilir, o aşamaya geldiğinizde referanslarınızdan da izin alarak paylaşabilirsiniz.
  10. Teşekkür edin: Mülakat sonunda teşekkür edin ve kapanış.

Yönetici düzeyindeki bir iş görüşmesi sadece sizin niteliklerinizi, yetkinliklerinizi kanıtlamakla ilgili olmadığını unutmayın.

Liderlik becerileriniz, potansiyeliniz, kurumsal kültüre uygunluğunuzu ve stratejik bakış açınızı da sergiliyorsunuz, bu kapıyı aralamak için bir fırsat. İçeri girmek için bu fırsatı kullanmayı istiyor musunuz?

Şirketin misyonunu, değerlerini, kültürünü, hakkındaki en son haberlerini, varsa sosyal sorumluluk projelerini, finansallarını ve sektör trendlerini derinlemesine inceleyin. Kuruluşun hedeflerini ve zorluklarını anlamak, yanıtlarınızı etkili bir şekilde uyarlamanıza yardımcı olabilir.

Neyi masaya getiriyorsunuz? Sizin benzersiz becerileriniz, farklı deneyimleriniz, öğrenilmiş dersleriniz ve başarılı olduğunuz konulardan bahsedin. Tüm temel becerileriniz için güvenilir ve hakkında konuşabileceğiniz küçük başarı hikayeleri anlatmak, sizin iş yapış biçiminize dair fikir verebilir. Somut örnekler varsa paylaşılmalı. Paylaşmazsanız bilemeyiz, zihin okuyamıyoruz. 2006 yılından bugüne binlerce iş görüşmesine değerlendirici olarak katılmış biri olarak söylüyorum. CV’de yazmadıysa bunu bilmemiz çok mümkün değil ya da sizinle çalışan biri sizi önermediyse, bilemeyiz. Zor.

Görüşmelerde STAR(Durum, Görev, Aksiyon, Sonuç) metodu yaygın kullanılan bir yöntemdir. Davranışsal sorular için hazırlıklı olun. Bir çatışmayı çözmeniz, liderlikle ilgili bir deneyim, stres yönetimi, ekibi geliştirme ile ilgili bir soru geldiğinde STAR’ı hatırlayın. Görüşme provası yapmak isterseniz randevu alabilirsiniz.

Ben ne sormalıyım?

Şirketin gelecek planları, karşılaşılan zorluklar, yönetilmesi gereken stres noktaları ve başarının nasıl ölçüleceği hakkında sorular hazırlayabilirsiniz. Görüşmeyi yapan yönetici ya da işe alım profesyoneli “Sorunuz var mı? Aklınıza takılan herhangi bir konu var mı?” gibi sorularla geldiğinde verebileceğiniz bir yanıt olabilir.

Kariyerinizde esenlikler, görüşmelerinizde başarılar diliyorum. Karşılaştığınız zorlukları biliyorum, benim başıma da gelmişti.

#kariyer #işgörüşmesi #10altınkural #kariyerplanlama #mülakatprovası #mülakatsoruları #kariyerdanışmanı #mülakatahazırlık #değerlendirmemerkezinehazırlık #kariyerkoçu #liderlik

Yeni bir işe mi başladın?

Oryantasyon ve onboarding, yeni çalışanların işlerine uyum sağlamalarına yardımcı olma süreçlerinde önemli rol oynar. İki kavram arasındaki farkları şu şekilde belirtebiliriz:

  • Oryantasyon: Oryantasyon, genellikle kısa süreli bir süreçtir ve yeni çalışanların iş yerini ve çalışma ortamını tanımalarına yardımcı olur. Bu süreçte genellikle işletme politikaları, temel iş yerindeki kurallar ve beklentiler hakkında bilgi verilir.
  • Onboarding: Onboarding ise daha kapsamlı bir süreçtir. Yeni çalışanların sadece iş yeri hakkında bilgi edinmelerine değil, aynı zamanda organizasyonun kültürünü, değerlerini, iş süreçlerini ve ekip dinamiklerini anlamalarına odaklanır. Onboarding süreci, çalışanın uzun vadeli başarısı için gerekli olan bilgi, beceri ve destek çerçevesini oluşturmayı amaçlar. Ve her iki konu da İK’nın alanına girer, diğer departmanlardan destek isteyebilirler.

Bu farklılıklar göz önüne alındığında, oryantasyon daha genel ve kısa süreli bir tanıtım niteliği taşırken, onboarding süreci daha derinlemesine ve uzun vadeli bir etkileşim sağlar. Bu nedenle, her iki sürecin de yeni çalışanların başarılı bir entegrasyonu için birlikte planlanması önemlidir.

Adaptasyon sürecinizden bahsediyorum. Şirketin teknik, temel konularına bir aşinalık durumu oluşması aslında. İlk hafta yeni insanlarla, organizasyon şeması ile, lokasyonlar, iletişim kanalları, kritik önem taşıyan konularla başlıyor. İş bilginiz, kalite algınız, müşteriyi ihtiyaçlarına odaklanmanız, iletişim farklılaştırmadaki gücünüzü keşfetmeleri için biraz zamana ihtiyacınız olacak.

Onboarding sürecinde takımınızla tanışmak için şu adımları izleyebilirsiniz:

  1. Bireysel Tanışma: Her bir takım üyesiyle bireysel olarak tanışın. Kısa bir sohbetle birlikte, iş geçmişi, ilgi alanları ve beklentileri hakkında bilgi alabilirsiniz.
  2. Ekip Toplantılarına Katılma: İlk toplantılarda aktif bir şekilde katılım gösterin. Sizi tanıtacak bir sunum yapabilir veya hedefleriniz hakkında bilgi verebilirsiniz.
  3. Mentorluk Programı: Eğer varsa, mentorluk programından faydalanarak daha deneyimli bir çalışanla iletişime geçerek ekip dinamikleri ve iş süreçleri hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
  4. Sosyal Etkinliklere Katılma: Takımınızın düzenlediği sosyal etkinliklere katılarak takımınızı daha samimi bir ortamda tanıyabilirsiniz.
  5. Günlük İletişim: Günlük çalışma sürecinde takımınızla sık sık iletişim halinde olun. Bu, hem işbirliği kültürünü benimsemenize yardımcı olacak hem de takımınızla daha yakın ilişkiler kurmanıza imkan sağlayacaktır.

Başladığınız yeni işle ilgili olarak aşağıdaki konular hakkında bilgi almak istiyorsunuz diyelim. Gideceğiniz yer İnsan Kaynakları Departmanı. Oryantasyon süreci önceden tanımlanmış, ilk gün deneyiminiz için hediye paketiniz, masanız-bilgisayarınız ve hatta buddy ataması yapılmış olabilir, bazı şirketlerde önden bir kılavuz gönderilir, hangi kat, hangi lokasyon, kullanılan araçlar vb. bilgilerin yer aldığı bu doküman sayesinde yolunuzu kaybetmiş hissetmezsiniz. O zaman işler daha kolay oluyor. Diyelim ki bunlar yok, o halde aşağıdaki başlıklar oryantasyon döneminizde size yardımcı olabilir.

  1. Şirket politikaları ve prosedürleri
  2. Eğitim ve gelişim fırsatları
  3. İş arkadaşları ve birimler arası iletişim
  4. Performans değerlendirmesi süreci
  5. İş yerindeki önemli kaynaklar ve sistemler

Oryantasyon haftası biraz kalabalık, yoğun, stresli, heyecanlı, macera dolu olabilir. Bir defasında kargoya gitmek için ofisten -7. kata inmek için çıkıp, otoparkların labirentinde kaybolmuştum. Ve bilin bakalım beni kim kurtardı? CEO. Bu olayla birlikte CEO ile yüzyüze tanışma fırsatı da bulmuştum, 15 yıl önceden bahsediyorum, siz bana bakmayın.

Onboarding sürecinde iletişimi yönetmek için İK’cılar ne yapabilir, aşağıdaki stratejileri uygulayabilirsiniz:

  1. Açık İletişim: Yeni çalışanları sürece dahil ederken, açık ve net iletişim kurmaya özen gösterin. Beklentileri, rol ve sorumlulukları net bir şekilde ifade edin.
  2. Sık İletişim: Yeni çalışanla sık sık iletişimde olun ve ilerleme hakkında geri bildirimde bulunun. Bu, uyum sürecinde her iki tarafın da memnuniyetini artırır.
  3. Mentorluk: Yeni çalışana bir mentor atayarak onların sürece daha kolay adapte olmalarını sağlayın. Mentorluk programları, bilgi paylaşımı ve destek açısından oldukça etkilidir(Buddy uygulaması da sıklıkla karşımıza çıkar, oryantasyon haftası ve ayı boyunca yeni çalışanın yanında organizaysondan bir kişi konumlandırılır).
  4. Duyarlılık: Yeni çalışanın ihtiyaçlarına anlayışla yaklaşın. Uyum sürecinde sorularını yanıtlayın ve gerektiğinde ekstra eğitim veya desteği sağlayın(Büyüklüğüne ve İK departmanının etkinliğine bağlı olarak uygulamaların değiştiğini görüyoruz, bazı şirketlerde oryantasyon eğitimleri gün boyu sürer, acil durum planları, satın alma süreçleri, kullanılacak programlar vb. konular detaylı şekilde aktarılır).
  5. Geribildirim: Yeni çalışanlardan sürekli geribildirim alın ve kısa aralıklarla performans ve uyumları hakkında değerlendirmeler yapın. Bu, gerekli düzeltmelerin zamanında yapılmasını sağlar(2. ayın sonunda İK çalışanlarla birebir görüşme organize edebilir).

Bu stratejileri uygulayarak, yeni çalışanların işe adapte olmalarını destekleyebilir ve verimliliklerini artırabilirsiniz. VR gözlüklerle yapılan oryantasyon toplantıları, otelde yapılan oryantasyonlar, yerini pandemi sonrası bilgisayar başında olan oryantasyon programlarına bırakmış olabilir. Ama durmak yok, işinizde ilk gününüz başladı.

BU İŞ YERİNDE YENİYİM, ÖĞRENİYORUM.

Ve her şeyi bilmeniz mümkün değil, “bilmiyorum” diyerek başlayabilirsiniz. Sonrası gelecek, her seferinde bir adım atacaksınız,

Anlamadığınızda söyleyin,

Bazı şeyleri unutmanız normal, not alın, yazın, çizin, hatırlatıcı kullanın, kendi yolunuzu bulmak zaman alır,

Kısaltmaların ne anlama geldiğini sorun,

Hata yapabilirsiniz,

Bazı günleriniz sakin geçebilir,

Konuşmak, gülmek ve şaka yapmak için gürültülü günleriniz olabilir,

Kulaklığınızı takıp, odaklanabilirsiniz,

Konsantre olmak için başka bir yerde çalışabilirsiniz,

Çok meşgul olduğunuzda ‘şu anda cevap vermem mümkün değil’ deyin,

Toplantılarda yeni bir bakış açısı sunmayı deneyin,

Başkalarının çalışmaları hakkında geri bildirimde bulunun,

Çalışmanız hakkında geri bildirim isteyin,

E-postalarınızı mesai saatleri dışında kontrol etmeyin

Kendinizi hasta hissettiğinizde evde kalın,

Rahat olmadığınız şeylere meydan okuyun.

Hepimizin ilk iş günü oldu hatta bazılarımızın daha çok.

Kariyerinizde esenlikler dilerim. Birlikte çalışmak isteyenler iletişim formunu doldurarak ulaşabilir.

#welcomeonboard #kariyergeçişi #kariyerdanışmanı #kariyerkoçu #kariyermiti #kariyerplanlama #oryantasyon #onboarding

Yapay Zeka ile CV Yazmanın Artıları ve Eksileri

Merhaba.

Ben Eda. 

Kariyer Danışmanınız. 

CV hazırlarken yapay zekadan faydalanmak istiyorsunuz değil mi? Durmayın. Deneyin. Çıktıları kontrol etmeyi hatırlayın. 

Özgeçmişler, iş arayanlar için bir pazarlama aracı görevi görüyor, adayların deneyimlerini, başarılarını, kariyerlerindeki kilometre taşlarını yaratıcı bir şekilde kullanıcıya sunmalıdır aslında. Yapay zeka tarafından oluşturulan özgeçmiş, sizin iş piyasasındaki rekabette öne çıkmanızı sağlayacak yaratıcılığı sınırlayabilir. Ama zaman kazandırır, hızlı bir şekilde CV oluşturabilirsiniz, yazar tıkanıklığı durumu yaşıyorsanız yol gösterici olabilir, 

Yapay zeka ile CV hazırlarken dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar birkaçını paylaşıyorum, aklınıza gelen yeni bir şey olursa lütfen benimle paylaşın. 

  1. Anahtar Kelimeler: Yapay zeka genellikle belirli anahtar kelimeleri arar, bu nedenle ilanla ilgili önemli kelimeleri kullanmaya özen gösterin.
  2. Netlik: Bilgilerinizi net ve anlaşılır bir şekilde sunun. Karmaşık cümleler veya fazla detaylar, yapay zeka tarafından doğru bir şekilde işlenemeyebilir.
  3. Uygun Biçimlendirme: CV’nizi uygun başlıklar, bullet point’ler ve liste şeklinde düzenleyerek, yapay zekanın kolayca okuyabilmesini sağlayın.
  4. Doğruluk: Bilgilerinizin doğru ve güncel olduğundan emin olun. Yapay zeka, tutarsızlık veya hatalı bilgileri tespit edebilir.
  5. Kısa ve Öz: İlgili ve önemli bilgileri vurgulayarak, CV’nizi mümkün olduğunca kısa tutmaya çalışın. 6 sayfalık bir CV’ye ihtiyacınız yok, karşınızdaki işe alımcının ilk değerlendirmesi için 7 saniyesinin olduğunu söylüyor araştırmalar. 

Bu ipuçlarına dikkat ederek, yapay zeka ile hazırladığınız CV’nin etkili bir şekilde taranmasını ve değerlendirilmesini sağlayabilirsiniz. Ve henüz bitmedi. Yapay zeka ile CV hazırlarken karşılaşılabilecek bazı zorluklar şunlar olabilir:

Anahtar Kelime Uyumu: Yapay zeka sistemleri belirli anahtar kelimeleri tarar(ATS uyumlu CV ifadesini görmüş olabilirsiniz daha önce)ve eşleşme bulmaya dayalı olarak adayları elemeye alır. Bu nedenle, uygun anahtar kelimeleri belirlemekte zorlanabilirsiniz.

İş İlanının İstenenleriyle Uyum: İlan metninde belirtilen önemli kriterleri karşılayan bir CV oluşturmak önemlidir. Yapay zeka, ilanla ilgili anahtar kelimeleri ve kriterleri doğru bir şekilde tespit etmekte zorlanabilir. İnsani bir dokunuş şart. 🙂

Doğru Format: Yapay zeka tarafından okunabilirliği artırmak için CV’nizi uygun başlıklar, sıralı listeler ve net bir şekilde düzenlemek gereklidir. Bu formatlama zor olabilir, kullanılan şablonları değerlendirirken deneyiminiz, unvanınız, profesyonel duruşunuzu göz önünde bulundurmayı unutmayın. 

Detay Dengesi: Bilgiyi doğru ve kapsamlı bir şekilde sunarken, aşırı detay eklememeye çalışmak önemlidir. Yapay zeka sistemleri, gereksiz detaylarla dolu CV’leri anlamlandırmakta zorlanabilir.

Bunlara ek olarak;

Sosyal Becerilere dair eksik değerlendirme, CV’nizde teknik yetkinliklerin yanında sosyal alanda, aktarılabilir olan yetkinlikler ve becerilerin olması avantajlı bir durumdur. AI bunu değerlendirme geride kalabilir(şimdilik). 

Sınırlı bir anlayış, bağlamdan kopukluk, bireyin deneyimi ve başarılarının bağlamını tam olarak anlama yeteneğinden yoksun olabilir, henüz öğrenme aşamasında biliyorsunuz. O nedenle başarılarınızı tam olarak aktarıldığından emin olun. 

Hata ve yanlış ifade kullanımı olabilir, yapay zekanın çıktısını tekrar ve tekrar okuyun, değerlendirin. Beyanınız önemli. 

Genel bir içerik oluşturma nedeni ile içeriğin büyük ihtimalle kişiselleştirmeden yoksun olması muhtemeldir. Bireyin benzersiz deneyimlerini ve niteliklerini etkili bir şekilde vurgulamada başarısız olabilir. Tüm bunları aktarmak için zaman ve çaba harcamanız gerekebilir, hatta bir koç ya da danışmanla çalışanlarınız olacaktır. 

Özgünlük sorunu, veri toplayarak birbirine benzeyen yapılarda CV çıktıları üretebilir. İşe alma yöneticileri özgünlüğe ve kişiselleştirilmiş bir yaklaşıma değer verir. İşi gücü bırakıp adayın seçtiği kelimeleri didikleniyoruz elbette, şablonlarınız kadar kendinizi ne kadar anlattığınız önemli. Çünkü sizin kariyer hikayenizi en iyi sizin anlatabileceğinizi düşünmek isteriz. Bu nedenle başka birinin özgeçmişini yansıtan bir özgeçmişe sahip olmak adayın öne çıkma şansını azaltabilir.

Ayrıca, yapay zeka tarafından oluşturulan içeriği tespit eden araçları da kullanabilirler değerlendiriciler, işin bir de bu kısmı var. 

Kolay gelsin.

2024 İş Arama Rehberi-1

Bölüm 1

Pazar.

İstanbul. Hava sıcaklığı 13 derece, yağmurlu.

Her aralık ayında, yeni yıla girmeden önce yeni yıl planları hazırlardım, bu sene ayın son cumartesi günü #yearcompass doldurup 2024’e küçük bir bakış attım. Her güne bir kariyer tavsiyesi verdiğim minik postlar yapmayı düşünmüştüm ancak, yıl hızlı başladığı ve devam ettiği şu an için en uygun olanı haftalık ya da aylık yazı yazmak gibi duruyor. Bugün 7 Ocak 2024 Pazar günü ve İş Arama Rehberimi yazmaya karar verdim.

Merhaba. Ben Eda Koç. Kariyer Koçunuz ve Danışmanınız. Başlıyoruz. #edakoçing #kariyermiti

Bir Kariyer Danışmanının Günü

Güne başladığım saate göre değişiyor, kimi sabahlar çok erken başlıyorum toplantılara, online bir ofis ortamı olduğu için çoğu zaman ekran başında toplantı, test uygulaması, mülakat provası, değerlendirme merkezi simülasyonu ya da geri bildirimi yapabiliyorum.

İstediğim saatlerde çalıştığım için günün istediğim saatini ya da bazen hafta sonunu kullanıyorum. Danışanların programına göre ortak bir noktada buluşmaya çalışıyorum. Pazartesi günleri toplantılarla geçiyor. Salı günleri danışanlar için kapatılmış durumda, her salı bireysel danışanlar ve coacheeler için rezerve. Hafta sonu çalışmak isteyenler için sabahın erken saatleri uygun durumda.

Sabah yürüyüşü yapmıyorsam gündemi takip ettiğim bir saatim oluyor 05:00-06:00 gibi, görüşme yoksa sabahları kahvaltı öncesi kitap okumak da keyifli. Sessiz bir cafe ortamı, kütüphane ya da toplantı odası kulaklığı takıp çalışmaya uygun alanlar. Çalışma odam ise pandemi sonrasında kurtarıcım oldu. Sessizlik ve odaklanma için aradığım ortam.

Tüm bunların yanında kurumsal danışmanlıklar varsa takvim bu duruma göre güncelleniyor ve seyahatler ekleniyor. Kimi zaman İstanbul’da kimi zaman da farklı şehirlerde oluyorum. Yeni şehirler, yeni şirketler yeni hikayelere ve o şirketlerin ihtiyaçlarına göre çözüm üretmeye götürüyor. Kimi zaman solo, kimi zaman diğer danışmanlarla ve ekiple çalışıyoruz.

Esnek çalışmanın yaygınlaşması ile birlikte outsource/dış kaynak kullanılması, freelance projeler, dijital nomad gibi konumlamalar arttı. Dolayısıyla tek bir şirket ya da projeden bahsetmiyoruz. Mesela 2023 yılında bireysel danışmanlık ve koçlukları tamamlarken farklı bir şehirden toplantıları yapabildim, aynı zamanda bir işe alım projesini yönetiyordum.

Ve yine yıl içerisinde 6-8 haftalık projeler için seyahatlerim oldu, savunma sanayi alanında faaliyet gösteren bir şirket ile bir projede çalıştım, üretim yapan bir şirketle canlı üretimi prosesini gördüm, yetenek sürecini planladım, yetkinlikler ile ilgili çalıştım. Farklı bir şirketle farklı sektörlerden işten çıkarılan eski çalışanları için kariyer geçiş koçluğu yaptım. Ambalaj sektörü çalışanları için değerlendirme merkezi sonrası geribildirimleri verdim. Bazen aynı anda birkaç şirketin işi yürüdü.

Bazı haftalar tüm haftayı çalışarak geçirsem de bazılarında harika boşluklar oldu ve kendimi yenileme fırsatını yakaladım.

Danışmanlığın en güzel yanlarından biri öğrenmek, sürekli öğrenmek ve kendini yenilemek, geliştirmek, ileriye gitmek.

Aslına bakarsanız 2023 takvimi yoğundu, arada tatil yapma fırsatı buldum :). 2024’te ise eğitimler var, organizasyonel gelişim, yetenek yönetimi, işe alım, koçluk ve bireysel danışmanlıklar devam etmekte. Arada İnsan Kaynakları zirvelerinde konuşmalar da yaptım, odakta ise insan ve kariyer hep olacak. Robotları unuttum.

NEDEN YENİ BİR İŞ ARARIZ?

İş arama veya iş avı; işsizlik, mevcut görevden memnuniyetsizlik veya başka herhangi bir nedenden dolayı iş ilanlarına bakma ile başlar. Bu süreçte CV’niz ve Linkedin profiliniz el ele, kol kola gider. 

İşyerinde zorbalığa maruz kalıyorsanız ve bu durum düzelmiyorsa, patronunuz/yöneticiniz gerçekçi olmayan taleplerde bulunuyorsa, değerlerinizle çatıştığınız bir işte çalışıyorsanız ve kendinizi gerçekleştireceğiniz başka bir alan arıyorsanız veya yeni bir pozisyon için başvurduğunuz halde hiçbir başvuruya dönüş alamadığınızda ya da işten çıkarıldığınızda, pozisyon kapandığında yeni bir rol bulmak da bir öncelik haline gelebilir.

İş aramanın bir yaşı olmadığını hatırlatmak isterim.

İş arama stratejileri için tıklayabilirsiniz.

Resmi olarak 2004 yılında başlayan kariyerim 20. yılında bu yıl minik bir kutlama yapabiliriz. Koçlukta birlikte çalıştığım profesyonellerin benimle çalışma nedenlerine baktığımda;

Mevcut işlerinde daha fazla başarı, takdir ve ödül istediklerini gördüm.

Aynı alanda ya da farklı bir sektörde mevcut yetenek ve becerilerini geliştirecek, heyecan verici yeni bir iş istiyorlar.

Tamamen yeni bir kariyer istiyorlar, yeni bir çalışma metodu istiyorlar.

Yeni bir girişim başlatmayı düşünüyorlar ve onu daha kapsamlı bir şekilde keşfetmek istiyorlar

Profesyonel Bir Kariyer Danışmanına Neden İhtiyaç Duyulur?

Profesyonel bir kariyer danışmanı, bireylere kariyerleri hakkında rehberlik etmek, hedeflerini belirlemelerine yardımcı olmak ve kariyerleri için stratejiler geliştirmelerine destek olmak konularında uzmanlaşmıştır. İşte bir kariyer danışmanına neden ihtiyaç duyulabileceği hakkında bazı nedenler:

  1. Yönlendirme ve Destek: Kariyer danışmanları, kişilerin yeteneklerini, ilgi alanlarını ve değerlerini anlamalarına yardımcı olarak, kariyer seçeneklerini keşfetmeye, doğru kariyer yolunu bulmalarına destek olabilirler.
  2. Gelişim Fırsatları: Kariyer danışmanları, bireylerin kariyerlerinde gelişim fırsatlarını belirlemelerine ve bu doğrultuda eğitim veya deneyim kazanmalarına yardımcı olabilirler. Mevcut işvereninizle veya yeni bir işverenle kariyer gelişiminizde daha fazla ilerleme sağlayabilirsiniz.
  3. Network Oluşturma: Kariyer danışmanları, profesyonel ağlar oluşturmak ve iş fırsatlarına erişim sağlamak konusunda yol gösterebilirler. Kendinizi gelecekteki fırsatlara hazır olacak şekilde konumlandırmaya destek sağlar.
  4. Kariyer Değişikliği: Mevcut kariyerlerinde değişiklik yapmayı düşünenler için kariyer danışmanları, bu süreci planlamalarında ve geçiş stratejileri geliştirmelerinde destek olabilirler. Kariyerinize yön vermek için kariyer planı oluşturma, CV ve Linkedin profillerinin güncellenmesi, mülakat ve değerlendirme merkezi uygulamalarına hazırlanmada yardımcı olabilirler.
  5. Kişisel Marka Geliştirme: Kariyer danışmanları, bireylerin kendilerini etkili bir şekilde pazarlamalarına ve kişisel markalarını oluşturmalarına yardımcı olabilirler.

Kariyerlerini şekillendirmek ve hedeflerine ulaşmak isteyen kişiler, profesyonel bir kariyer danışmanının rehberliği ve desteğinden faydalanabilirler.