Bir Sonraki Adımınız Yeni Bir İş Olmak Zorunda mı?

Kariyer, bugün iş hayatının en sık kullandığımız kavramlarından biri. İnsanlar kariyerine başlıyor, kariyer hedefi belirliyor, kariyer değiştiriyor, kariyerinde ilerliyor veya kariyer molası veriyor.

Oysa çalışma hayatı uzun süre kariyer fikri üzerinden kurulmadı. İnsanlar bir meslek edinir, o mesleği icra eder ve geçimini sağlardı. Yapılan iş kişinin toplumsal konumunu belirlese de bugünkü anlamıyla planlanması, yönetilmesi ve düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi gereken bir kariyer yolculuğundan söz edilmiyordu.

Sanayileşme, büyük şirketlerin kurulması ve yönetim kademelerinin çoğalmasıyla çalışma hayatı daha belirgin basamaklara ayrıldı. Bir kuruma girme, deneyim kazanma, terfi etme, daha geniş sorumluluklar üstlenme ve yönetim kademelerine ilerleme fikri güçlendi.

Kariyer, meslek sahibi olmanın ötesine geçerek organizasyon içinde yukarı yönlü hareketle ilişkilendirildi. 2026’ya geldiğimizde unvansızlık, yatay organizasyon, esnek çalışma modelleri var karşımızda. Şimdilerde belki de o bir merdiven basamağı değildi konuşuluyor.

Bu model uzun süre anlaşılır bir yol sundu:

İyi bir eğitim al.
Bir şirkete gir.
İşini öğren.
Performans göster.
Terfi et.
Daha büyük ekipleri ve bütçeleri yönet.
Yönetim kademelerinde yüksel.

Başarı çoğunlukla unvan, ücret, ekip büyüklüğü ve organizasyondaki konum üzerinden ölçüldü. Bir sonraki adım da mevcut görevin daha geniş yetkiler taşıyan versiyonu olarak görüldü.

Bugün bu doğrusal yapı önemli ölçüde değişiyor.

Şirketler yeniden yapılanıyor, yönetim katmanları azalıyor, bazı görevler teknolojiyle dönüşüyor, uzmanlıklar daha hızlı eskiyor, sektörler arasındaki sınırlar geçirgenleşiyor. Profesyoneller aynı kurumda uzun yıllar kalmak yerine şirketler, sektörler, görevler ve çalışma modelleri arasında hareket ediyor.

Bu nedenle kariyer artık bir merdivenden çok, farklı yönlere açılan hareketlerin toplamına benziyor.

Kariyer hareketleri artık sadece yukarı yönlü değil

Kabul edelim, bir profesyonelin gelişimi her zaman terfiyle gerçekleşmez. Ayrıca yeterince yönetici pozisyonu da yok gibi, bir de o kadar yöneticiye de ihtiyaç yok, moral bozmak istemiyorum ama her çalışan yönetici olmak zorunda da değil.

Bazen daha geniş deneyim kazanmak için yatay bir göreve geçilir, rotasyon gibi. Bazen aynı uzmanlık farklı bir sektöre taşınır.

Kimi zaman yönetim sorumluluğundan uzmanlık rolüne dönülür. Kimi profesyoneller kurumsal görevden danışmanlığa, girişimciliğe veya proje bazlı çalışmaya yönelir. Kimi yöneticiler tam zamanlı bir görev yerine birkaç farklı kurumla çalıştıkları portföy kariyer modelini tercih eder.

Kariyer hareketlerini artık şu başlıklarla birlikte düşünmek gerekiyor:

  • Yukarı yönlü hareket: Daha yüksek yetki ve sorumluluk taşıyan göreve geçiş
  • Yatay hareket: Benzer seviyede farklı görev, ekip veya iş alanına geçiş
  • Fonksiyon değişikliği: Bir uzmanlık alanından başka bir alana yönelme
  • Sektör değişikliği: Mevcut yetkinlikleri farklı bir sektöre taşıma
  • Geri adım gibi görünen stratejik hareket: Daha uzun vadeli bir hedef için unvan veya kapsam değişikliği
  • Kurumsal yaşamdan bağımsız çalışmaya geçiş
  • Tam zamanlı görevden portföy, proje veya kurul rollerine geçiş
  • Kariyer molası sonrasında yeni bir çalışma düzeni kurma

Bu hareketlerin her biri farklı bir başarı tanımı gerektirir. Her değişimi unvan üzerinden değerlendirmek, profesyonelin kazandığı deneyimi ve gelecekte açtığı alanı gözden kaçırabilir.

Uzmanlık, unvandan daha taşınabilir bir değer sunar

Uzun yıllar çalışan bir profesyonelin birikimi, görev unvanlarının toplamından oluşmaz.

Asıl değer; tekrar tekrar çözdüğü problemler, aldığı kararlar, yönettiği dönüşümler, kurduğu sistemler, geliştirdiği ekipler ve farklı koşullarda ürettiği sonuçlarda ortaya çıkar. Basit bir ifadeyle kilometreyi önemsemiyoruz, hızı daha değerli sanma gibi bir yanılgı da var.

Bir tedarik zinciri yöneticisinin değeri son şirketindeki unvanıyla sınırlı kalmaz. Karmaşık planlama süreçlerini düzenleme, stok ve maliyet dengesini kurma, kriz dönemlerinde iş sürekliliğini sağlama veya farklı ülkelerde operasyon oluşturma kapasitesi başka sektörlerde ve çalışma modellerinde de karşılık bulabilir.

Geçtiğimiz yılın başında gerçekleştirdiğimiz bir değerlendirme merkezi uygulamasında, bulunduğu rol için beklenen seviyenin üzerinde sonuç alan bir çalışan, yöneticilik gelişim programına katılmak istedi. Şirketin prosedürü ise çalışanın kıdemi nedeniyle önce mevcut gelişim grubuyla ilerlemesini öngörüyordu. Çalışan bu kararı organizasyonel bir zamanlama olarak okumak yerine, yönetimin kendisini yetersiz gördüğünün işareti olarak değerlendirdi ve iş görüşmelerine başladı.

Burada birbirinden ayrılması gereken iki konu vardı: Çalışanın yönetsel potansiyeli ve şirketin gelişim programına katılım için belirlediği kıdem takvimi. Değerlendirme sonucu çalışanın kapasitesine ilişkin güçlü bir veri sunuyordu; prosedür ise bu kapasitenin kurum içinde ne zaman ve hangi sırayla destekleneceğini belirliyordu.

Uzmanlık ve hazır oluş, unvanın veya kurum içindeki resmi gelişim takviminin önünde ilerleyebilir. Bu durumda yapılması gereken, organizasyonel gecikmeyi doğrudan kişisel değere ilişkin bir hüküm olarak kabul etmek yerine; mevcut kapasitenin hangi görevlerde kullanılabileceğini, gelişim ihtiyacının nasıl karşılanacağını ve kurum içinde gerçek bir ilerleme alanı bulunup bulunmadığını değerlendirmektir.

Çünkü kurumun sizi hangi tarihte bir programa aldığı, profesyonel kapasitenizin tek ölçüsü değildir. Kariyer hareketinin sağlıklı zemini de bir prosedüre verilen ilk tepki değil; uzmanlığınızın, hazır oluşunuzun ve gelecekte yaratmak istediğiniz değerin birlikte değerlendirilmesidir.

Bir insan kaynakları yöneticisi; organizasyon tasarımı, liderlik gelişimi, yeniden yapılanma veya kültürel dönüşüm alanlarında uzmanlaşmış olabilir. Bu uzmanlık kurumsal görevde, danışmanlık projesinde, interim liderlikte veya yönetim kuruluna bağlı bir komitede farklı biçimlerde kullanılabilir.

Bu nedenle kariyerin belirli bir noktasından sonra şu soru daha değerli hale gelir:

“Hangi unvanı taşıyorum?” yerine “Hangi koşullarda, hangi problemleri çözerek değer üretiyorum?”

Bu soruya verilen cevap, profesyonelin önündeki seçenekleri genişletir. Çünkü unvan organizasyona bağlıdır; uzmanlık farklı yapılara taşınabilir.

Bir sonraki adım neden otomatik olarak yeni bir iş oluyor?

Bir görev sona erdiğinde veya kişi mevcut rolünden ayrılmayı düşündüğünde ilk refleks çoğunlukla yeni bir pozisyon aramaktır.

CV güncellenir, LinkedIn profili düzenlenir, ilanlar incelenir ve tanıdıklara haber verilir. Profesyonel geçmişte yaptığı işe en çok benzeyen rollere yönelir.

Bu yöntem bazı kariyer geçişlerinde doğru sonuç verir. Ancak özellikle kıdemli profesyoneller için önce daha temel bir kararın verilmesi gerekir:

Geçmiş kariyer çizgisini sürdürmek mi istiyorum, yoksa deneyimimi farklı bir çalışma modeline mi taşımak istiyorum?

Kişi bu soruyu yanıtlamadan aynı anda Genel Müdürlük, danışmanlık, kurul üyeliği, girişimcilik ve proje bazlı roller için harekete geçtiğinde pazar karşısındaki konumu bulanıklaşır. Her seçeneğin hedef kitlesi, değer önerisi, ilişki ağı ve gelir modeli farklıdır.

Bir sonraki adım bu nedenle önce bir iş arama kararı değil, kariyer tasarımı kararıdır.

Kararı daraltan beş soru

Önünüzde hangi seçenekler olabilir?

Bir sonraki kariyer adımı farklı biçimlerde kurulabilir.

Benzer görev ve benzer sektör

Mevcut deneyimin başka bir şirkette sürdürülmesidir. Geçiş riski görece düşüktür ve profesyonelin birikimi doğrudan karşılık bulur. Yeni rolün geçmiş görevin tekrarı olmaması için karar alanı, organizasyonun ihtiyacı ve gelişim olasılığı dikkatle incelenmelidir.

Aynı uzmanlıkla farklı sektör

Fonksiyonel uzmanlığın yeni bir sektöre taşınmasıdır. Finans, insan kaynakları, teknoloji, hukuk, satış ve tedarik zinciri gibi alanlarda mümkün olabilir. Bu geçişte aktarılabilir yetkinlikler ve sektör bağımsız başarılar görünür hale getirilmelidir.

Yeni görev veya uzmanlık alanı

Kariyer boyunca edinilen deneyimin farklı bir role dönüştürülmesidir. Teknik görevden ticari sorumluluğa, operasyondan stratejiye, uzmanlıktan genel yönetime veya bir fonksiyondan bağlantılı başka bir alana geçiş bu kapsama girer.

Danışmanlık ve bağımsız çalışma

Belirli bir uzmanlığın farklı şirketlere hizmet olarak sunulmasıdır. Profesyonel deneyimin tanımlı bir hizmete dönüştürülmesi, fiyatlandırılması, satılması ve doğru müşteriyle buluşturulması gerekir. Danışmanlık, güçlü bir geçmişin doğal sonucu olarak kendiliğinden oluşmaz; ayrı bir iş modeli ister.

Portföy kariyer

Danışmanlık, eğitim, proje çalışmaları, mentorluk, kurul üyeliği veya girişimcilik gibi birden fazla rolün aynı dönemde yürütülmesidir. Çeşitli gelir ve etki alanları yaratabilir. Aynı zamanda düzenli iş geliştirme, zaman yönetimi ve tutarlı bir profesyonel kimlik gerektirir.

Interim yöneticilik

Bir kriz, dönüşüm, yeniden yapılanma, büyüme veya liderlik boşluğu döneminde belirli süreyle yönetim sorumluluğu üstlenilmesidir. Interim yönetici organizasyona hızlı girer, mevcut durumu teşhis eder, uygulamayı yönetir ve görevin sonunda sorumluluğu devreder.

Proje bazlı liderlik

Dijital dönüşüm, sistem kurulumu, entegrasyon, fabrika yatırımı veya organizasyon tasarımı gibi tanımlı bir sonuca yönelik çalışmadır. Rol; kalıcı pozisyondan çok süre, kapsam ve teslimat üzerinden yapılandırılır.

Yönetim kurulu ve danışma kurulu rolleri

Kıdemli profesyonellerin deneyimlerini stratejik karar, yönetişim, risk ve gözetim alanlarına taşıdığı görevlerdir. Operasyon yönetiminden farklı bir sorumluluk yaklaşımı gerektirir.

Girişimcilik

Yeni bir ürün, hizmet veya iş modeli kurmayı kapsar. Kurumsal deneyim önemli bir temel sağlar; belirsizlik taşıma, sınırlı kaynaklarla hareket etme, satış yapma ve uzun süre sonuç alamadan devam edebilme kapasitesi de gerekir.

Aktif emeklilik

Tam zamanlı kurumsal görevden çekilirken profesyonel katkının eğitim, mentorluk, danışmanlık, kurul çalışmaları veya dönemsel görevlerle sürdürülmesidir. Çalışma hayatı sona ermek yerine yeni bir yoğunluk ve anlam çerçevesinde yeniden kurulur.

Bir sonraki adım, bir sonraki unvandan daha geniştir

Kariyer geçişinde CV hazırlamak, LinkedIn profilini güncellemek ve iş bağlantılarını harekete geçirmek önemlidir. Fakat bunların öncesinde hangi geleceğin hedeflendiği netleşmelidir.

Çünkü CV alınmış kariyer kararının kanıtlarını taşır. LinkedIn bu yönü görünür kılar. İlişki ağı profesyoneli doğru pazarla buluşturur. Mülakat anlatısı ise geçmiş deneyimle hedeflenen gelecek arasındaki bağı kurar.

Bir sonraki adımınız yeni bir kurumsal görev olabilir. Aynı uzmanlığın yeni bir sektöre taşınması, danışmanlık, portföy kariyer, girişimcilik, interim yöneticilik, proje bazlı liderlik veya aktif emeklilik de olabilir.

Asıl soru “Sırada hangi unvan var?” sorusundan daha geniştir:

Bundan sonra nasıl çalışmak, nasıl yaşamak ve hangi problemleri çözerek değer üretmek istiyorum?

What is your purpose of visit?

Buraya yeni bir unvan almak, daha fazla kazanmak, daha geniş bir etki yaratmak, çalışma biçiminizi değiştirmek veya deneyiminize yeni bir anlam kazandırmak için mi geldiniz?

Etkili Dinleme

Dinliyorum.

Koçluk ile ilgili temel kavramların başında dinlemek geliyor. Eğitimi aldıktan sonra bir koç, bununla ilgili olarak dünyanın geri kalanını bilgilendirmek için içinde dinginlenemez bir istek duyabilir. Doğal olarak postlarında dinlemenin önemine, danışmanlık, terapi, koçluk arasındaki farklara rastlayabilirsiniz. 

Liderlik eğitimlerinin de önemli bir parçasıdır. Dinleme çok kritik bir yetkinliktir, karşıdakini anlıyor mu? Onlara zaman ayırır mı? Duygu ve düşüncelerine değer verir mi? Yoksa kendi gündemini aktarmak için sırasını mı bekler?

Bir koç, danışanın söylediklerini ya da söylemediklerini anlamak için dinler, hikayesini ve gerisindekilerini anlamlandırmak, kendini tanımlama şeklini, hayallerini, amacını, değerlerini, korkularını, sınırlarını, nerede geri çekileceğini, iç eleştirmenin nerede ortaya çıktığını, hedefe doğru ilerlemeyi ya da danışanın nerede dengesini kaybettiğini fark etmesi için dinler. Derin dinleme yapar, bilinçli bir şekilde dinler. 

Bazı dinleme şekillerini sıralayayım:

  • Aktif/Katılımlı dinleme
  • Katılımsız/İzleme yoluyla dinleme
  • Yaratıcı dinleme
  • Eleştirel dinleme
  • Empatik dinleme
  • Not alarak dinleme
  • Seçici dinleme

Yanlış diyebileceğimiz dinleme türleri var mı? Bu tür dinlemeler stres yönetmenizi ve çatışma ile ilgili aksiyon almanızı gerektirebilir. 

  • Savunucu dinleme
  • Seçerek/cımbızlayarak dinleme
  • Yüzeysel dinleme
  • Tuzak kuran bir şekilde dinleme

Karşımızdakine konuşması için fırsat yarattığımız ve sözel olmayan mesajları dikkate aldığımız(beden dili, ses tonu…) bir dinleme hayal ürünü mü?

Çalışma hayatında hiyerarşide yukarı çıktıkça zaman yönetimin öneminin daha da arttığını, kısa ve öz bir şekilde konuları aktarmanın önemli olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında liderler de etkin bir şekilde dinlemeye odaklanmalı. Konsantre olma gücünü geliştirme, dinlemeyi bozacak etkenleri dikkate almama, belki not alma ya da ön hazırlık yaparak görüşmeye/toplantıya girme işinizi kolaylaştırabilir. 

Etkili dinleme, takım arkadaşlarınızla daha iyi iletişim kurmayı sağlar, gerçekleri öğrenmeye yardımcı olur, karşılıklı güveni tesis etmeye yardımcı olur, dinlerken göz kontağı kurduğunuzda(ister yüz yüze-ister online ortamda) iletişimi daha güçlü kılarsınız. 

Pasif dinleme türünde katılımsız bir dinleme yapılır, dinleyici sessizdir, yalnızca sessiz bir şekilde konuşmacıyı dinler. Etkileşime girmez. Anlatılan konuya odaklanır. 

Aktif dinlemede en belirgin özellik bilinçli bir şekilde ve sürekli olarak geri iletim kullanılmasıdır. Dinleyen konuşanın dinlediklerini açarak  geri bildirim verir ya da karşılık verir, konuşanın ne anladığını öğrenmiş olur. 

Eleştirel dinlemede amaç kendi doğrularını bulmaktır, çok yönlü bakış açısı ile dinleme yapılır.

Danışmanlar dinlerken konsültasyon amaçlı dinleyebilir, sorunu ya da durumu anlamak, probleme çözüm bulmak, gözlem-kanıt bulma, etiketleyerek ilerlemek gibi yerlerden geçerler. Koçlukta iç sesi susturarak dinlersiniz. 

Dinleyicinin yetileri, zihinsel kapasitesi, önyargıları, kelime dağarcığı, ilgi, istek, bilgi-birikim, dinleme hızı, fiziksel ortam, gürültü, konuşulan konuya aşırı duyarlılık ya da ilgi duymamak gibi etmenler dinleme faaliyetinde farklılık yaratabilir. 

Liderlik konusunda karşı tarafı dinlemede sorun yaşıyorsanız EQ ya da dinleme konularına yönelebilirsiniz, güçlü yanlarınız/gelişim alanlarınız ile ilgili farkındalık yaşamanız yönetim becerilerinizin gelişmesine yardımcı olacaktır. Eh bu konuda koçluk almak isterseniz kimse hayır demez. 

2021 Ücret Artışları

2021’e birkaç gün uzaklıktayız. Çok kolay geçemeyeceğini söyleyebiliriz. 

Motivasyon, mutluluk, esenlik, refah düzeyi, pandemi, ekonomi gündemin popüler olan başlıkları. 

Pazartesi günü asgari ücret ile ilgili rakamlar paylaşılacak. 

Yeni iş arayanlar, geçiş sürecinde olanlar, reddedemeyecek bir teklif almayı bekleyenlerin ortak sorusu 2021’de ücret artışları ne durumda olacak?

Kasım ayında Mercer 2020 Ücret ve Yan Haklar Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Araştırma sonuçlarına göre; 2021 yılı ücret artış bütçelerine karar veren firmalar yüzde 13,8 bandında zam yapmayı planlıyor. 2020 yılında ise firmalar yüzde 15 bandında zam yaparken, Türkiye’de firmaların yüzde 6,6’sı, dünya genelinde ise yüzde 15’i ücretlerde kesintiye gitti.

619 firmanın katıldığı araştırmada 2021 yılı için ücret artış beklentisi enflasyon oranın  %2 üzerinde %13,8 olarak planlandığı paylaşılıyor.

Türkiye’de hızlı tüketim ürünleri, otomotiv, perakende, bankacılık, dayanıklı ürünler, enerji, teknoloji, ilaç ve sağlık, üretim, lojistik, sigorta gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların katılımıyla gerçekleşen araştırmanın sonuçlarına göre; 2020 yılı sonunda gerçekleşmesini beklediği enflasyon oranı %12. Mercer bu yıl raporunu hazırlarken koronavirüs çalışması da yapmış. 

İlgi çekici bir bölüm de ödeme gücü en yüksek sektörler, ilaç ve sağlık, teknoloji ve kimya sektörleri. Lojistik, perakende ve ambalaj sektörleri Türkiye ortalamasının altında kalmış. % 4,2 ile veri analitiği / iş zekası, yüzde 3,3 ile proje yöneticiliği ortalamanın üstünde konumlanan pozisyonlar olarak ön plana çıkmış. 

Mercer, firmaların %12,8’nin pandemi nedeni ile 2020 ücret artışlarını dondurma ya da erteleme kararı aldığını paylaşıyor. 2020 yılının Mart ayını hatırlayalım bazı şirketler mali yıl başlangıçları bu dönemde olduğu için ücret iyileştirmelerini hem bu dönemde hem de yaz döneminde yapmıştı. 

Firmaların %6,6’sı ücretlerde kesintiye gitmiş. İşten ayrılma oranları geçen yıla bakılarak %2 artmış, %17’ye çıkmış. Burada devletin müdahalesi olduğunu hatırlayalım bunun yanında şirket yöneticilerinin kıdemli çalışanları, emekliliği yaklaşanları tokalaşarak ayrılmaları için yönlendirdiği bilgileri de geldi. Araştırmada bunun gönüllü ayrılma başlığı altında incelendiğini görüyoruz, oran %8. 

Uzaktan çalışma pandemi ile %27’den %64’e çıkmış. Sigorta primleri ile ilgili değişiklikler yaşandı, yan haklar da yeniden şekilleniyor, uzaktan çalışma için ofis mobilyası, laptop, cep telefonu, evden çalışma desteği maliyetleri öncelik sıralamasında üst sıralarda.

Datassist CEO’su Umut Özbağcı geçtiğimiz hafta Dünya Gazetesi canlı yayınında bazı rakamlar paylaştı, asgari ücret beklentileri 3.500 TL düzeyinde. Ortalama ücret artışı enflasyon düzeyi yakınlarında bekleniyor.  Lojistik sektörü için ücret artışları minimum %8,5-9, maksimum %20,5, ortalama %14 gibi öngörülüyor. Hızlı Tüketim için ortalama %13 ile beklenen enflasyonun altında bir rakam beklenmekteyken, Turizm için %8,5-9 beklenmekte. Bilişim ise yıldız konumda, minimum %11,5, maksimum %21-28, ortalama % 17,5-18 düzeyinde simülasyon yapılmış. 

Artış ne olacak? Öngörü çalışmalarında enflasyon rakamının biraz üzerinde-biraz altında olacak diyorlar. Maliyetler etkin bir şekilde kontrol edilmeye çalışılacak, yan haklar ve primler ile yeni düzenlemeler, bütçelerde kesintiler, kırpmalar devam edecek, bunun yanında hedefler de aynı şekilde revize edilecek, talepler düşebilir talebe bağlı birçok gelişme yaşayacağız, istihdam yaratılması kronik yaralardan bir tanesi. 

Elbette mutluluk endüstrisi ürünleri, online eğitimler, gelişim planları, motivasyon kampları, değerlendirme merkezleri, esenlik programları, yeni çalışma şekilleri ve ücret modellerini uygulama çalışmaları devam edecek. Belki ücretler artmayacak ya da çalışanlar için istenen düzeyde gerçekleşmeyecek. 

Bu yıl şirketler, ücret artışı konusunda daha seçici hale gelebilir, yetenek süreçlerinde, yıldız çalışanlar için yaratılan evrende birtakım değişiklikler görülmesi mümkün. Yani ücret artışı pandemi sırasında firmanın daha istikrarlı olmasına yardımcı olan, çözüm üreten, beklenenin ötesine geçen çalışanları öne çıkaracak. 

Çalışanlar belirsizliğin giderilmesi, daha net kariyer yollarının oluşturulması, gelişim fırsatlarının sunulmasını talep etmeye devam edecek. Tüm bunların yanında koca bir yılın mental ve fiziksel yorgunluğunun giderilmesi ve yöneticilerin yanlarında olduğunu hissetmesi de çalışanlar için en temel ihtiyaçlar olmaya devam edecek. 

İyi bir yıl olsun. 

Ekiplerin 5 Temel Aksaklığı

Agile/çevik/atik süreçlerine odaklandığımız şu günlerde aksaklıkları ortadan gidermek için neyi daha iyi yapabiliriz diye düşünüyoruz. Büyük ekiplerle, farklı bölümlerden iç müşterilerle çalışırken kendi önceliklerimize odaklanmak stres yaratabiliyor.

Patrick Lencioni Ekiplerin 5 Temel Aksaklığı isimli kitabında bu durumu bir piramitle açıklamış. Maddeler halinde paylaşırsam eğer:

  1. Güven Eksikliği
  2. Çatışma Korkusu
  3. Bağlılık Eksikliği
  4. Hesap Sorulabilirlikten Kaçınma
  5. Sonuçları Dikkate Almama

Birbirine güvenmeyen ekip üyelerinin sağlıklı bir çatışma ortamı oluşturma ve çatışmayı yönetmeden kaçınması beraberinde organizasyona olan bağlılık eksikliğini besler diyor. Kararları benimsiyor gibi görünüp, bağlılık konusunda zayıf kalabilirler.

Ekip üyelerinin kendi bireysel gereksinimlerini önde tutma ya da kendi bölümlerinin hedeflerini ekibin ortak hedefinden önde tutma eğilimi gösterebilirler. Değerlendirme Merkezi uygulamalarında sıkça karşılaşılan senaryo ya da yetkinlik sorularındandır aslında. Benzer bir olay yaşadıysanız, stresi yönetmek durumunda kaldıysanız davranış göstergesi olarak sunabilirsiniz, masanın diğer tarafındaki İK profesyonelleri/danışmanlar bu konudaki deneyiminizi bilmek isteyecektir.

Ekibin bunları yaşamadığı daha rahat bir evrende ise olaylar şu şekilde gelişiyor:

Ekip üyeleri birbirine güveniyor, çatışmaya-sansürsüz çatışmaya girebiliyor, kararlara ve eylem planlarına bağlı kalma eğilimindeler, planları hayata geçirme konusunda birbirlerini takip edip, süreç hakkında hesap sorabiliyorlar, ortak hedefleri sonuçlandırma konusunda da odaklarını koruyorlar.

Bunların yanında kendi zaaflarının ve yanlışlarının farkında olan ekip üyeleri yardım ister, başkalarının deneyimlerini takdir eder ve bunlardan faydalanır, olumsuz karara varmadan önce karşısındakine savunma hakkı tanır, bilgi ve yardım önerme konusunda risk alır.

Bu gibi durumları çözmek için, koçluk, mentorluk, kişisel geçmiş çalışması, 360 derece geri bildirim, kişilik ve davranış tercihi profilleri belirleme, ekip etkinliğine yönelik çalışmalar yapılabilir. Bu noktada liderin rolünün çok önem taşıdığını da belirtmek gerek.

Bitti.

Not: Kitabı okumak isterseniz; Optimist Yayınları/ Bir Liderlik Öyküsü alt başlığı ile yayınlanmış.