Etkili Dinleme

Dinliyorum.

Koçluk ile ilgili temel kavramların başında dinlemek geliyor. Eğitimi aldıktan sonra bir koç, bununla ilgili olarak dünyanın geri kalanını bilgilendirmek için içinde dinginlenemez bir istek duyabilir. Doğal olarak postlarında dinlemenin önemine, danışmanlık, terapi, koçluk arasındaki farklara rastlayabilirsiniz. 

Liderlik eğitimlerinin de önemli bir parçasıdır. Dinleme çok kritik bir yetkinliktir, karşıdakini anlıyor mu? Onlara zaman ayırır mı? Duygu ve düşüncelerine değer verir mi? Yoksa kendi gündemini aktarmak için sırasını mı bekler?

Bir koç, danışanın söylediklerini ya da söylemediklerini anlamak için dinler, hikayesini ve gerisindekilerini anlamlandırmak, kendini tanımlama şeklini, hayallerini, amacını, değerlerini, korkularını, sınırlarını, nerede geri çekileceğini, iç eleştirmenin nerede ortaya çıktığını, hedefe doğru ilerlemeyi ya da danışanın nerede dengesini kaybettiğini fark etmesi için dinler. Derin dinleme yapar, bilinçli bir şekilde dinler. 

Bazı dinleme şekillerini sıralayayım:

  • Aktif/Katılımlı dinleme
  • Katılımsız/İzleme yoluyla dinleme
  • Yaratıcı dinleme
  • Eleştirel dinleme
  • Empatik dinleme
  • Not alarak dinleme
  • Seçici dinleme

Yanlış diyebileceğimiz dinleme türleri var mı? Bu tür dinlemeler stres yönetmenizi ve çatışma ile ilgili aksiyon almanızı gerektirebilir. 

  • Savunucu dinleme
  • Seçerek/cımbızlayarak dinleme
  • Yüzeysel dinleme
  • Tuzak kuran bir şekilde dinleme

Karşımızdakine konuşması için fırsat yarattığımız ve sözel olmayan mesajları dikkate aldığımız(beden dili, ses tonu…) bir dinleme hayal ürünü mü?

Çalışma hayatında hiyerarşide yukarı çıktıkça zaman yönetimin öneminin daha da arttığını, kısa ve öz bir şekilde konuları aktarmanın önemli olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında liderler de etkin bir şekilde dinlemeye odaklanmalı. Konsantre olma gücünü geliştirme, dinlemeyi bozacak etkenleri dikkate almama, belki not alma ya da ön hazırlık yaparak görüşmeye/toplantıya girme işinizi kolaylaştırabilir. 

Etkili dinleme, takım arkadaşlarınızla daha iyi iletişim kurmayı sağlar, gerçekleri öğrenmeye yardımcı olur, karşılıklı güveni tesis etmeye yardımcı olur, dinlerken göz kontağı kurduğunuzda(ister yüz yüze-ister online ortamda) iletişimi daha güçlü kılarsınız. 

Pasif dinleme türünde katılımsız bir dinleme yapılır, dinleyici sessizdir, yalnızca sessiz bir şekilde konuşmacıyı dinler. Etkileşime girmez. Anlatılan konuya odaklanır. 

Aktif dinlemede en belirgin özellik bilinçli bir şekilde ve sürekli olarak geri iletim kullanılmasıdır. Dinleyen konuşanın dinlediklerini açarak  geri bildirim verir ya da karşılık verir, konuşanın ne anladığını öğrenmiş olur. 

Eleştirel dinlemede amaç kendi doğrularını bulmaktır, çok yönlü bakış açısı ile dinleme yapılır.

Danışmanlar dinlerken konsültasyon amaçlı dinleyebilir, sorunu ya da durumu anlamak, probleme çözüm bulmak, gözlem-kanıt bulma, etiketleyerek ilerlemek gibi yerlerden geçerler. Koçlukta iç sesi susturarak dinlersiniz. 

Dinleyicinin yetileri, zihinsel kapasitesi, önyargıları, kelime dağarcığı, ilgi, istek, bilgi-birikim, dinleme hızı, fiziksel ortam, gürültü, konuşulan konuya aşırı duyarlılık ya da ilgi duymamak gibi etmenler dinleme faaliyetinde farklılık yaratabilir. 

Liderlik konusunda karşı tarafı dinlemede sorun yaşıyorsanız EQ ya da dinleme konularına yönelebilirsiniz, güçlü yanlarınız/gelişim alanlarınız ile ilgili farkındalık yaşamanız yönetim becerilerinizin gelişmesine yardımcı olacaktır. Eh bu konuda koçluk almak isterseniz kimse hayır demez. 

2021 Ücret Artışları

2021’e birkaç gün uzaklıktayız. Çok kolay geçemeyeceğini söyleyebiliriz. 

Motivasyon, mutluluk, esenlik, refah düzeyi, pandemi, ekonomi gündemin popüler olan başlıkları. 

Pazartesi günü asgari ücret ile ilgili rakamlar paylaşılacak. 

Yeni iş arayanlar, geçiş sürecinde olanlar, reddedemeyecek bir teklif almayı bekleyenlerin ortak sorusu 2021’de ücret artışları ne durumda olacak?

Kasım ayında Mercer 2020 Ücret ve Yan Haklar Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Araştırma sonuçlarına göre; 2021 yılı ücret artış bütçelerine karar veren firmalar yüzde 13,8 bandında zam yapmayı planlıyor. 2020 yılında ise firmalar yüzde 15 bandında zam yaparken, Türkiye’de firmaların yüzde 6,6’sı, dünya genelinde ise yüzde 15’i ücretlerde kesintiye gitti.

619 firmanın katıldığı araştırmada 2021 yılı için ücret artış beklentisi enflasyon oranın  %2 üzerinde %13,8 olarak planlandığı paylaşılıyor.

Türkiye’de hızlı tüketim ürünleri, otomotiv, perakende, bankacılık, dayanıklı ürünler, enerji, teknoloji, ilaç ve sağlık, üretim, lojistik, sigorta gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların katılımıyla gerçekleşen araştırmanın sonuçlarına göre; 2020 yılı sonunda gerçekleşmesini beklediği enflasyon oranı %12. Mercer bu yıl raporunu hazırlarken koronavirüs çalışması da yapmış. 

İlgi çekici bir bölüm de ödeme gücü en yüksek sektörler, ilaç ve sağlık, teknoloji ve kimya sektörleri. Lojistik, perakende ve ambalaj sektörleri Türkiye ortalamasının altında kalmış. % 4,2 ile veri analitiği / iş zekası, yüzde 3,3 ile proje yöneticiliği ortalamanın üstünde konumlanan pozisyonlar olarak ön plana çıkmış. 

Mercer, firmaların %12,8’nin pandemi nedeni ile 2020 ücret artışlarını dondurma ya da erteleme kararı aldığını paylaşıyor. 2020 yılının Mart ayını hatırlayalım bazı şirketler mali yıl başlangıçları bu dönemde olduğu için ücret iyileştirmelerini hem bu dönemde hem de yaz döneminde yapmıştı. 

Firmaların %6,6’sı ücretlerde kesintiye gitmiş. İşten ayrılma oranları geçen yıla bakılarak %2 artmış, %17’ye çıkmış. Burada devletin müdahalesi olduğunu hatırlayalım bunun yanında şirket yöneticilerinin kıdemli çalışanları, emekliliği yaklaşanları tokalaşarak ayrılmaları için yönlendirdiği bilgileri de geldi. Araştırmada bunun gönüllü ayrılma başlığı altında incelendiğini görüyoruz, oran %8. 

Uzaktan çalışma pandemi ile %27’den %64’e çıkmış. Sigorta primleri ile ilgili değişiklikler yaşandı, yan haklar da yeniden şekilleniyor, uzaktan çalışma için ofis mobilyası, laptop, cep telefonu, evden çalışma desteği maliyetleri öncelik sıralamasında üst sıralarda.

Datassist CEO’su Umut Özbağcı geçtiğimiz hafta Dünya Gazetesi canlı yayınında bazı rakamlar paylaştı, asgari ücret beklentileri 3.500 TL düzeyinde. Ortalama ücret artışı enflasyon düzeyi yakınlarında bekleniyor.  Lojistik sektörü için ücret artışları minimum %8,5-9, maksimum %20,5, ortalama %14 gibi öngörülüyor. Hızlı Tüketim için ortalama %13 ile beklenen enflasyonun altında bir rakam beklenmekteyken, Turizm için %8,5-9 beklenmekte. Bilişim ise yıldız konumda, minimum %11,5, maksimum %21-28, ortalama % 17,5-18 düzeyinde simülasyon yapılmış. 

Artış ne olacak? Öngörü çalışmalarında enflasyon rakamının biraz üzerinde-biraz altında olacak diyorlar. Maliyetler etkin bir şekilde kontrol edilmeye çalışılacak, yan haklar ve primler ile yeni düzenlemeler, bütçelerde kesintiler, kırpmalar devam edecek, bunun yanında hedefler de aynı şekilde revize edilecek, talepler düşebilir talebe bağlı birçok gelişme yaşayacağız, istihdam yaratılması kronik yaralardan bir tanesi. 

Elbette mutluluk endüstrisi ürünleri, online eğitimler, gelişim planları, motivasyon kampları, değerlendirme merkezleri, esenlik programları, yeni çalışma şekilleri ve ücret modellerini uygulama çalışmaları devam edecek. Belki ücretler artmayacak ya da çalışanlar için istenen düzeyde gerçekleşmeyecek. 

Bu yıl şirketler, ücret artışı konusunda daha seçici hale gelebilir, yetenek süreçlerinde, yıldız çalışanlar için yaratılan evrende birtakım değişiklikler görülmesi mümkün. Yani ücret artışı pandemi sırasında firmanın daha istikrarlı olmasına yardımcı olan, çözüm üreten, beklenenin ötesine geçen çalışanları öne çıkaracak. 

Çalışanlar belirsizliğin giderilmesi, daha net kariyer yollarının oluşturulması, gelişim fırsatlarının sunulmasını talep etmeye devam edecek. Tüm bunların yanında koca bir yılın mental ve fiziksel yorgunluğunun giderilmesi ve yöneticilerin yanlarında olduğunu hissetmesi de çalışanlar için en temel ihtiyaçlar olmaya devam edecek. 

İyi bir yıl olsun. 

Ekiplerin 5 Temel Aksaklığı

Agile/çevik/atik süreçlerine odaklandığımız şu günlerde aksaklıkları ortadan gidermek için neyi daha iyi yapabiliriz diye düşünüyoruz. Büyük ekiplerle, farklı bölümlerden iç müşterilerle çalışırken kendi önceliklerimize odaklanmak stres yaratabiliyor.

Patrick Lencioni Ekiplerin 5 Temel Aksaklığı isimli kitabında bu durumu bir piramitle açıklamış. Maddeler halinde paylaşırsam eğer:

  1. Güven Eksikliği
  2. Çatışma Korkusu
  3. Bağlılık Eksikliği
  4. Hesap Sorulabilirlikten Kaçınma
  5. Sonuçları Dikkate Almama

Birbirine güvenmeyen ekip üyelerinin sağlıklı bir çatışma ortamı oluşturma ve çatışmayı yönetmeden kaçınması beraberinde organizasyona olan bağlılık eksikliğini besler diyor. Kararları benimsiyor gibi görünüp, bağlılık konusunda zayıf kalabilirler.

Ekip üyelerinin kendi bireysel gereksinimlerini önde tutma ya da kendi bölümlerinin hedeflerini ekibin ortak hedefinden önde tutma eğilimi gösterebilirler. Değerlendirme Merkezi uygulamalarında sıkça karşılaşılan senaryo ya da yetkinlik sorularındandır aslında. Benzer bir olay yaşadıysanız, stresi yönetmek durumunda kaldıysanız davranış göstergesi olarak sunabilirsiniz, masanın diğer tarafındaki İK profesyonelleri/danışmanlar bu konudaki deneyiminizi bilmek isteyecektir.

Ekibin bunları yaşamadığı daha rahat bir evrende ise olaylar şu şekilde gelişiyor:

Ekip üyeleri birbirine güveniyor, çatışmaya-sansürsüz çatışmaya girebiliyor, kararlara ve eylem planlarına bağlı kalma eğilimindeler, planları hayata geçirme konusunda birbirlerini takip edip, süreç hakkında hesap sorabiliyorlar, ortak hedefleri sonuçlandırma konusunda da odaklarını koruyorlar.

Bunların yanında kendi zaaflarının ve yanlışlarının farkında olan ekip üyeleri yardım ister, başkalarının deneyimlerini takdir eder ve bunlardan faydalanır, olumsuz karara varmadan önce karşısındakine savunma hakkı tanır, bilgi ve yardım önerme konusunda risk alır.

Bu gibi durumları çözmek için, koçluk, mentorluk, kişisel geçmiş çalışması, 360 derece geri bildirim, kişilik ve davranış tercihi profilleri belirleme, ekip etkinliğine yönelik çalışmalar yapılabilir. Bu noktada liderin rolünün çok önem taşıdığını da belirtmek gerek.

Bitti.

Not: Kitabı okumak isterseniz; Optimist Yayınları/ Bir Liderlik Öyküsü alt başlığı ile yayınlanmış.