Nerede O Adaylar?

İşe alım sürecinin herhangi bir aşamasında adaylar bizi yalnız bırakabiliyor. Süreçten çekiliyor, görüşme hiç yaşanmamış gibi davranabiliyor(*kırık kalp burada). Neden?

  • Kendi zamanlarına saygılı olunmadığını düşündükleri için
  • İşe alım süreci çok uzadığı için
  • Ücret paketi beklentinin altında kaldığı için

Sisteme CV yükleme, minimum bilgilendirmeye rağmen görüşmeye katılma yüce gönüllülüğü göstermiş ve zamanı değerli olan aday;

Size göre gerekli olan, mutlaka tamamlanması gereken testlere girmeyi kabul ediyor.

Defalarca tekrarlanan takvim güncellemeleri, işe alımcının uygunluğu olsa, yöneticinin olmadığı zamanlar nedeniyle işler çıkmaza giriyor.

İş teklifleri 2 yıl sonra geliyor mesela.

Aday ilgili yöneticinin süreç ile ilgili bilgi vermemesi nedeni ile süreçten kopabiliyor. Bana daha sürecin bilgisini vermeyen yönetici birlikte çalıştığımızda neler yapmaz? gibi bir düşünce oluşuyor zihinlerde. Olasılık dahilinde, geri bildirim kültürünün çok güçlü olmadığı bu coğrafya için makul bir kaygı diyebiliriz.

Mülakat sonrası yapılan sanal kontrol, forum, sözlük, kariyer blogları, twitter araştırmaları sonucunda okuduğu negatif yorumlar nedeni ile, ek olarak eski çalışan yorumları ile ufkunda ötesine geçerek kayboluyor.

Bu anlatılanlar bizi marka elçisi olmaya, aday deneyiminin yetenek kazanımındaki kritik rolüne getiriyor. İşveren Markası ile ilgili atılan adımlar, zayıf aday deneyimi problemini çözmeye yetmiyor.

Thrive Map isimli değerlendirme sağlayıcı firmanın araştırmasına göre adayların(Kuzey Amerika’da yapılmış araştırma) %47’si işe alım öncesinde yapılan değerlendirme merkezi uygulamalarından hoşlanmıyor. Türkiye’den bir kaynağa ulaşırsanız lütfen beni de haberdar edin:)

Saygı duyulan, yüksek kaliteli aday deneyimi yaratmak için misyon, vizyon, kültür, repütasyon gücünden faydalanmak itici güç. Daha fazla pozitif deneyim sağladığınızda daha fazla aday şirketinize referans olacaktır.

Çalışanlar pozitif deneyimi paylaştıkça adaylar daha fazla pozisyona başvuru yapacak, markanın ürünlerini ya da hizmetlerini kullanmayı tercih edeceklerdir/edebilirler.

2007 yılında 7 kez adaya dokunulan iş görüşme süreçleri, sınav, bölge görüşmesi, panel görüşme, 8. derece yönetici görüşmeleri yapılırdı. Süreçleri sadeleştirmek, adayı ve İK’cıyı yormadan da işe alım yapabilmek aradan geçen zamanda mümkün olmalıydı. Adayı şimdi dil testine alalım, haftaya genel yetenek testi ve sonrasında kişilik envanteri yaparız, bir de üzerine değerlendirme merkezi uygularsak şahane olur. Sonra Türkiye’nin şehirlerini alfabetik olarak tersten saysın.

Aday hala hayattaysa ve sizi bloklamamışsa belki referans kontrolü ve sonrasında ücret teklifi aşamasına geçer, hatta şanslıysanız ücret pazarlığı bile yapabilirsiniz??

Belki de adaya kimse farklı bir iş teklifi ile gitmemiştir.

Bitti.

Serbest Çalışanlar için Ücret Belirleme

Freelancer olmak isteyenlere giriş düzeyinde mini bilgilendirme yazısı.

Dönemsel/Interim, proje bazlı, geçici iş sözleşmeli, belirsiz süreli iş sözleşmesi ya da belirli süreli iş sözleşmesi… Bunlardan herhangi biri ile çalışmış ve kariyer platosunun bu bölümünde farklı bir alana geçmek isteyenler için bu yazı. Kariyeri ile ilgili yedek bir plan yapan, dramatik bir değişikliğe gitmeyi isteyen, tutku, amaç ve ilkelerine bağlı olarak bambaşka bir şeylere ulaşmayı hedefleyenler, iyi haftalar.

Öncelikle mevcut zihin durumunuzdan farklı bir zihin yapısına geçmek faydalı olabilir, bir kurumun içerisinde görev almakla, bir kuruma, kişiye, dış müşteriye iş yapmak arasında kalın bir çizgi bulunuyor.

Kendinize şu soruları sordunuz ve yol sizi buraya getirdi diyelim.

  • Uzman mı olmak istiyorum, kıdemli uzman veya proje yönetimine devam mı etmek istiyorum? NE istiyorum?
  • Liderliğe doğru adım atmak mı istiyorum? 10 yıl daha liderlik yapmak mı istiyorum?
  • Danışmanlık tarafına mı geçmek istiyorum?
  • Eğitimci mi olayım?
  • Girişimci mi olayım?
  • Sade, inzivaya çekilmiş bir hayat mı yaşasam?
  • Bir Ege sahil kasabası benim için ideal mi?

ya da bu soruların hiçbirini sormadınız, sizin hikayeniz bambaşka. Clubhouse klüplerinden birinde konuşuyorduk, bu arada #clubhouse danışmanlık süreçlerinin by-pass edilip networking odaları ile hızlıca iş bulunan, cv paylaşılan bir yer haline geldi. Bu önemli bir gelişme diye düşünüyorum. Bunu başka bir yazıda ele alabilirim.

  1. Şu anda ne kadar kazandığınızı düşünerek işe başlayabilirsiniz(YYYY TL/ZZZZZ TL). Çıplak maaşınız/ücretiniz dışında emeklilik planları, sağlık sigortası primleri, yol, yemek, bonuslar, hisse senetleri, çocuk yardımı, sağlık/wellnes programları gibi yan hakları da göz önünde bulunduralım. Şimdi bunlardan kendi karşıladıklarınızı işaretleyin ve kalanlar üzerinden stratejinizi oluşturmaya başlayın.
  2. NE BEKLİYORUM? NE KADAR KAZANMAK İSTERİM? Gelirimin kesilmesi benim için ne kadar kritik, düzenli elde ettiğim bir ücret vardı. Bu duruma hazır mıyım? Uzun vadeli ödeme planları için fedakarlık yapabilir miyim? Muhasebe -Finans konuları için efor sarf edecek motivasyonum var mı, bu konuyu bir profesyonele mi devretmeliyim? Maaşlı bir çalışana göre daha fazla kazanabileceğim, bu nedenle bekleyebilirim düşüncesi de kenarda dursun. Zaman maliyet önemli.
  3. Sektörü inceleyin, ödevinizi yapın. Aslında bu yazı ödevime iyi çalışırım düşüncesi ile yazıldı. Ücret karşılaştırmaları için siteleri incelemekte fayda var, maaş karşılaştırmaları için kurulan siteleri, ücret raporlarını da ekleyelim. Potansiyel müşterinizin bütçesi nedir? Ne kadar esneyebilirler, daha da önemlisi siz ne kadar esneyebilirsiniz? Ucuz hizmet sağlayan bir markanız mı var, kazanmaya mı oynayacaksınız?
  4. Hizmet dışında ürün satışı yapıyorsanız kendi payınızı, tüm gider kalemlerini, masrafları, sabit maliyetleri fiyatlama yaparken göz önünde bulundurun.
  5. Neye göre ücretleme? Parça başı, saatlik, günlük, haftalık, aylık, hizmet ya da birim başı ücretler konusunda alternatifler belirleyebilirsiniz. Zoom toplantısında(bu aralar öyle olduğunu varsayalım) alternatif bir plan sunabilirsiniz.
  6. Vergilendirme konusunu da araştırın, ek olarak yasal haklarınızı da bilmeniz önemli. Fatura, stopaj, gider pusulası gibi teknik detaylar tüm kesintiler sonrasında elinize geçecek kuş kadar bir rakam sizi hayal kırıklığına uğratabilir.
  7. Sabit maliyetlerinizi aklınızdan çıkartmayın Sevgili Dostlar. Pazarlık kaçınılmaz ise beklentile ve bunların nasıl karşılanacağı da hesaba katılmalı.
  8. Bolluk ve kıtlık dönemleri için hazırlıklı olun. Çalışmadığınız dönem bir maliyet, bu dönemde geliriniz olmadan ne kadar ayakta kalmanız gerekecek, destek olarak kimi ya da neyi kullanacaksınız.
  9. Hedef piyasalarınızı tanımlayın. Fiyat, rekabet, konum, tanıtım, ürün başlıkları size yardımcı olabilir.
  10. Bir şirket hesabı oluşturun.
  11. Kendi siber kitlenizi yaratın, sanal dünya, tanışıklıkların gücü, içsel motivasyon, entelektüel ve psikolojik sermaye de yine önemli.
  12. Sonuncusu ve belki de en önemlisi; SÖZLEŞME YAPIN.

İyi bir hafta geçirmenizi dilerken, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamak isterim.

İşveren Markası

Marka vaattir mottosu ile söze başlayalım, bireysel marka siz odada değilken hakkınızda konuşulanlardır ve tüm bunlar hem iç müşteri hem de dış müşteriye dokunur.

Konunun muhatapları:

  • Pazarlama,
  • Kurumsal İletişim,
  • İK,
  • İlgili İş Birimi ve bazen Fonksiyon Yöneticileri

Amaç cazip hale gelen işyerlerinde çalışmak, çalışma arkadaşlarımızın marka elçisi gibi davrandığı bir ekosisteme doğru geçiş. Çek-etkile, bağla, elde tut döngüsü, şirketinizde yeni işe başlayacak potansiyel çalışana “Bu şirkette çalışmak istiyorum.” arzusunu oluşturma çabası bir yerde. Bunun için uygulamalar geliştirme, mevcut süreçlerin yeniden yazılması ile başlıyor hikaye.

En iyi iş ortamını oluşturma, en iyi iş ortağı ile çalışma ayrıcalığı, en iyi paydaş… Farkındalığı yükselterek şirket içerisinde çalışan her bireyi marka elçisi ya da ajanı haline getirme.

Ne olacak?

İşe alım süreleri kısalacak, maliyet boyutunda katkı sağlayacak, iç / dış müşteri sadakati artacak, niteliği yüksek çalışan kazandırılacak.

Neler yapılabilir?

  1. İK’ya özel bir web sitesi tasarlanabilir, İşveren Markası faaliyetlerinizi aktarabilirsiniz,
  2. Oryantasyon ve Onboarding süreci yazılı hale getirilir,
  3. Kişiye özel “Hoşgeldin” mesajları, yöneticinin telefonla araması, masasına eşyalarının önceden yerleştirilmesi, ilk gün çiçeği gün içerisinde sunulması fark yaratan hareketler olabilir,
  4. Buddy uygulaması, buddy sürecinin aksamadan işletilmesi,
  5. 3-6 aylık dönemlerde memnuniyet görüşmelerinin yapılması, var ise karşılaştığı sıkıntılar ile ilgili geri bildirim alma,
  6. Çalışan(anne, baba) ve çocuk ofis günlerinin düzenlenmesi,
  7. İşveren Değer Kitapçığı’nın hazırlanması,
  8. Mülakat Rehberi hazırlanması,
  9. Üniversite işbirlikleri, kariyer günleri, staj programlarının hazırlanması, sertifika programı tasarımı, tez konusunda proje desteği sağlama, şirket yöneticilerinin üniversitelerde konuşmacı olarak yer alması ya da ders anlatması,
  10. Çalışanın ailesini tebrik etme, performans nedeni ile ödüllendirme ve sonrasında isme özel belge hazırlanması,
  11. Terfi, transfer sürecinde tebrik mesajının İK tarafından gönderilmesi,
  12. İşe alım süreçlerinde arkadaşını getir temalı gönüllü elçi projelerinin tasarlanması,
  13. İş yapış şekilleri ile ilgili yeni fikirlerin paylaşılacağı bir platform oluşturulması,
  14. Kurum gazetesi çıkartılması.
  15. Liderlik Gelişim Programı vb. programların oluşturulması.

Çalışan Bağlılığı beraberinde müşteri bağlılığını getirir, arzu edilen imaja yakınlaştırır, güç kazanmayı sağlar. İşveren Markası ile ilgili çalışma yapan bazı şirketleri paylaşmak isterim, şanslıyım 3 tanesinde görev aldım.

Ergo Turkey

Turkcell Global Bilgi

Enerjisa

sahibinden.com

Loreal

Schneider Electric

speak

Bitirirken, belki bundan sonraki dönemde sosyal mecralarda takipçiler ve onların etki alanları üzerinden İşveren Marka stratejisi konumlandırılabilir.

İyi bir gün dilerim.

Enerji

Elektrik tarafından haber var, ülkedeki yaklaşık abone sayısı 34 milyon ve bu aboneler 2015 yılı itibariyle serbest seçime gidebilecek.

Dilediği firmadan hizmet alabilecek, bu da telekomünikasyon tarafında yaşamış olduğumuz durumun tekrarlanmasına neden olacak: Müşteri savaşları.
Firmalar kullanıcılar için özel kampanyalar hazırlayacaklar. Tabii bunun için öncelikle serbest tüketici olmak gerekiyor, onun da alt limiti aylık 133 tl fatura ödüyor olmak. Gece çamaşır yıkamak, indirimli tarifeden yararlanmak ya da telefon hattı tarifelerini hatırlayalım kamu hattı, öğrenci hattı, akşamdan akşama konuşma… Düşünsenize arkadaşınızı getirin yeni elektriğinizi götürün, yeni bir reklam bombardımanına hazır olmak gerekiyor.

İşveren Markası için butik danışmanlık şirketleri hizmet verecek öngörüsünden yola çıkarak basit bir mantıkla elektrik şirketleri için de butik hizmet veren danışmanlık şirketleri pastadan büyük dilimi kapacak diye noktalıyorum.