İşe Alımcının Dijital Göçebe Konusuyla İmtihanı

Yeni Çalışan Sınıfı: Dijital Göçebeler

Değişen mevsimlere göre çalıştığınızı düşünün, Salim Dündar kulaklığınızdan “Sen mevsimler gibisin, değişirsin Sevgilim” şarkısını söylesin bir yandan.

Hayatın etrafında şekillenen iş, esnek çalışma modelleri, pandemi derken işe alımcıların yürütülmesi gereken bir operasyon daha geldi. Uzaktan çalışan kişi bir dijital göçebe olsun mu?

Dijital Göçebe İşe Alım Kararı

İlk olarak düşünmen gerekenler:

  • Yasalar tarafından korunuyor mu? Hem şirket hem de çalışacak olan göçebe yasal düzenlemelerle güvenli alanda mı yer alıyor?
  • Vergi ile ilgili düzenlemeler neler? Endonezya’da hem turizm trafiği hem gelir artışı hem de imaj açısından dijital göçebelik ile ilgili adımlar atıldı. Bunun için bir hedefleri ve ajandaları bulunuyor. Çalışan kişi hangi ülkenin vergi sistemine dahil olmalı? Mesela Estonya dijital göçebe vizesini veriyor ancak çalışılacak olan şirketin farklı bir ülke olması ve sözleşme ile bunun kanıtlanmasını beklemekte.
  • Veri güvenliği nasıl sağlanacak? Korsanlık, dolandırıcılık, güvenlik konuları ile ilgili ek senaryo çalışıldı mı?
  • Peki ya sigorta? Sağlık ve seyahat ile ilgili sigortaların çalışan tarafından mı yapılmasını talep edeceksiniz yoksa bunu şirketiniz bir yan hak olarak mı sunacak. Çalışan maliyetleri, yan haklar ile ilgili yönetim kararı ne olacak?
  • İş sağlığı ve güvenlik konularında, bulaşıcı hastalık, izolasyon, yerel hastalıklar konusu kritik, bu başlıklar ile ilgili eylem planı ne olacak?
  • Uzaktan çalışma, kurum kültürüne uyum, dil ve zaman bariyeri nasıl aşılacak?
  • Deneyimi değerlendirirken nelere dikkat edilecek, aday profili oluşturmada kullanılacak test bataryaları veya değerlendirme sistemi ne olmalı? Olmalı mı?
  • Tanrım!!! neredeyse en önemlisini unutuyordum! PERFORMANSINI NASIL ÖLÇECEĞİZ????? Değerli saatler uygulamasına ne dersiniz? Etkin ve verimli çalıştığı saatler faturalansın, yanına da temel yetkinlik ekleriz. Ohhhhhh, bitti gitti.

Mikro Yöneticiye Mini Öneriler

Gerçek Kariyerlerin Soylu Dünyası’na hoş geldiniz.

Detaylarda boğulan, ekibini de beraberinde götüren yöneticiler, yöneticilerimiz için bir yazı yazmam istendi. Küçük bir adım atıyorum.

  • İşinizi ekibe yaptırın. Yapamıyorlar ise ihtiyaçlarına göre eğitim atayın.
  • İK ile görüşün, ileriye dönük her aksiyonda yanınızda “O” stratejik ortağa ihtiyacınız olacaktır.
  • Koçluk/Mentorluk süreci başlatın, yetkinliklerin geliştirilmesi, davranışların değiştirilebilmesi noktasında etkili.
  • Hedefleri, öncelikleri, amaçları belirleyin, “Organizasyonun neye ihtiyacı var, yönetici olarak ben nasıl bir katkıda bulunabilirim?” etkili sorular. Kısa, orta ve uzun vadede plan yapabilmek, stratejileri hayata geçirebilmek için hazırlıklı olmanıza yardımcı olur.
  • Performans görüşmesi yapın, hedefleri çalışanlara aktarmanız, beklentilerinizi net bir şekilde ifade etmeniz zaman kazanmanıza, ekibin de zaman kaynağını doğru kullanmasına yardımcı olur. Çift dikişi kimse sevmez.
  • Geri bildirim verin. Performans döneminde verilebildiği gibi anlık geri bildirimler ve takdirler motivasyonu arttırıcı etkenler.
  • Soru sorun, ekibi dinleyin, ne demek istiyorlar, problem ne, risk nedir?
  • Lider bulun, ekibinizin içerisinden ya da şirket içerisinden farklı bir departmandan. Bir ihtimal de Interim Ekip Yöneticisi bulun belirli bir dönem için, her şeyin yolunda gitmesi halinde uzun dönem için teklif yapılabilir.
  • İş devri yapın, işi operasyonel olarak uzmanlar ve diğerleri tamamlasın, en son kişi olarak size gelsin.

Ben yokken buralar tufan yaklaşımı size çok şey katmaz ama sizden birçok şey götürebilir. Canı gönülden çabaladığınızı anlıyorum ama aslandan kaçarken kaplanın sırtına atlamanız size heyecan dışında ne getirebilir?

Zamanınızı daha iyi yönettiğiniz, ekibin geliştiği ve kariyerinizde kendinizi gerçekleştirdiğiniz günler dilerim. Online görüşmeler için gitmem gerekiyor.

Bitti.

İşinden Ne Kadar Nefret Ediyorsun?

Hangi işe sahip olursanız olun yapmaktan hoşlanmadığınız görevlerle karşı karşıya kalabilirsiniz.

İşlerinden nefret eden insanları dinlediğim bir işim var, kimi zaman yeni bir iş için iş görüşmesine gittiklerinde, işe alımcı rolünde aday olarak onları dinliyorum, kimi zaman da kariyer danışmanlığı yaptığımda kariyer değişikliği veya yeni bir kariyer planı oluşturmak için dinliyorum.

Gerçek dünya yalnızca siyah-beyaz olarak durmuyor karşımızda, belirsizlik, bulanıklık, net olmayan ifadeler, beklemek, sabır ve diğer birçok konu.

Nefret ettiğim bir işe nasıl gidebilirim?

Kendi işinizi yapmıyor ve başkaları için çalışıyorsanız eğer tıpış tıpış, ayaklar geri geri ya da ağır çekimde gibi. İşe olan bakışınız, yaklaşımınız değişmediği sürece, yeni bir göreve ya da projeye atanmadığınızda aynı durumla karşılaşmak için her gün aynı işe gitmeye devam edeceksiniz. Ama işinizi değiştirmeden önce kendinize birkaç soru sormanızı isteyeceğim sizden, biraz durum değerlendirip sınırları görmekte fayda var.

  • Gerçeği ya da hakikatı biliyor muyum? Aslında neden ayrılmak istiyorum? Mevcut işle ilgili bir durum mu söz konusu yoksa kişilerle ilgili bir durum mu söz konusu? Sosyal hayatımda işler yolunda değil, hayallerim mi yıkıldı, umudumu mu kaybettim? Kazancım ile ilgili soru işaretim var mı? Hayatınızı değerlendirin, varsa eksiklikleri arayın, düzeltmek istediğiniz ne?
  • Olumsuzluklardan kaçının, bir süre ara verin, nefes egzersizi ya da mini bir yürüyüş iyi gelebilir. Evden çalışıyorsanız ortamı değiştirmeye çalışın. Farklılıkları olan insanlarla iş yapıyorsunuz ve iletişim dilinizi her birine göre farklılaştırmanız çözüme giderken size yardımcı olabilir. Yararlı ve pozitif olana bakmak iç dengeyi korumaya olanak sağlar.
  • Anlam peşinde koştuğumuz bu çağda iş arkadaşlarınızla, sosyal ağınızla ilişki geliştirin, iletişimde kalın. Bulunduğumuz topluluklar mevcut durumu değerlendirirken istediğimiz şeye yaklaşmakta etkili olabilir. Zayıf olan bağlantılarımızın iş ararken daha etkin sonuçlar elde etmemize yardımcı olduğunu söyleyebiliriz.
  • Yeni bir şey deneyin, almadığınız bir eğitim alın, daha önce deneyiminiz olmayan bir alanda ya da projede görev alın, bilindik sularda gezmektense yeni beceriler elde etmemizi sağlayacak aktivitelere katılın. Okuyun, izleyin, tartışma gruplarına katılın, kazandığımız her yeni beceri bir sonraki kariyer hamlenizde size hizmet edecektir. Zorlu ve korkunç ve hatta sevmediğiniz işinizde kalmaya devam ederken neleri yapabildiğinize bakın.
  • Sayılara odaklanın, rakamlar konuşur. Tazminat önemli bir konu, yeni yasal düzenlemeleri takip edin. Mevcut pozisyonunuz şu anda hayatınızda ihtiyacınız olan şeyleri sağlıyor mu? Para biriktiriyor, yatırım araçlarını kullanıyor musunuz? Bu zorlu işe bir gün daha katlanmanızı sağlayacak olan rakam nedir, nasıl bir ücret paketi? Ne olursa bu iş yerinde kalmaya devam edersiniz?
  • Büyük resim, evet. Bahçenizdeki küçük çiçeğe değil çimenliğe, ağaca değil koruya bakmaya çalışın. Başka hangi işler beni mutlu edebilir, yeteneklerimi kullanabilirim, becerilerimi arttırmama yardımcı olur? Organizasyon içerisinde yatayda ve dikeyde oluşabilecek pozisyonlar neler? İstediğiniz role ya da pozisyona ulaşabilmek için ne lazım? Bugün işinizdeki hangi becerileriniz size yardımcı olur?

Konuya ciddi bir şekilde yaklaşmanızı önerirdim eğer bana soru yöneltmiş olsaydınız. Pes etmeyin, zorluklar karşısında ne kadar esneyebileceğinizi düşünün. Hemen hemen her işte benzer sorunlar ve hayal kırıklıkları yaşamak mümkün. Kısa vadeli bir sıkıntı mı yoksa kalıcı bir sorun olup olmadığını değerlendirdikten sonra kariyer hamlenizi yapabilirsiniz.

Yolunuz açık olsun.

Eda

Ekiplerin 5 Temel Aksaklığı

Agile/çevik/atik süreçlerine odaklandığımız şu günlerde aksaklıkları ortadan gidermek için neyi daha iyi yapabiliriz diye düşünüyoruz. Büyük ekiplerle, farklı bölümlerden iç müşterilerle çalışırken kendi önceliklerimize odaklanmak stres yaratabiliyor.

Patrick Lencioni Ekiplerin 5 Temel Aksaklığı isimli kitabında bu durumu bir piramitle açıklamış. Maddeler halinde paylaşırsam eğer:

  1. Güven Eksikliği
  2. Çatışma Korkusu
  3. Bağlılık Eksikliği
  4. Hesap Sorulabilirlikten Kaçınma
  5. Sonuçları Dikkate Almama

Birbirine güvenmeyen ekip üyelerinin sağlıklı bir çatışma ortamı oluşturma ve çatışmayı yönetmeden kaçınması beraberinde organizasyona olan bağlılık eksikliğini besler diyor. Kararları benimsiyor gibi görünüp, bağlılık konusunda zayıf kalabilirler.

Ekip üyelerinin kendi bireysel gereksinimlerini önde tutma ya da kendi bölümlerinin hedeflerini ekibin ortak hedefinden önde tutma eğilimi gösterebilirler. Değerlendirme Merkezi uygulamalarında sıkça karşılaşılan senaryo ya da yetkinlik sorularındandır aslında. Benzer bir olay yaşadıysanız, stresi yönetmek durumunda kaldıysanız davranış göstergesi olarak sunabilirsiniz, masanın diğer tarafındaki İK profesyonelleri/danışmanlar bu konudaki deneyiminizi bilmek isteyecektir.

Ekibin bunları yaşamadığı daha rahat bir evrende ise olaylar şu şekilde gelişiyor:

Ekip üyeleri birbirine güveniyor, çatışmaya-sansürsüz çatışmaya girebiliyor, kararlara ve eylem planlarına bağlı kalma eğilimindeler, planları hayata geçirme konusunda birbirlerini takip edip, süreç hakkında hesap sorabiliyorlar, ortak hedefleri sonuçlandırma konusunda da odaklarını koruyorlar.

Bunların yanında kendi zaaflarının ve yanlışlarının farkında olan ekip üyeleri yardım ister, başkalarının deneyimlerini takdir eder ve bunlardan faydalanır, olumsuz karara varmadan önce karşısındakine savunma hakkı tanır, bilgi ve yardım önerme konusunda risk alır.

Bu gibi durumları çözmek için, koçluk, mentorluk, kişisel geçmiş çalışması, 360 derece geri bildirim, kişilik ve davranış tercihi profilleri belirleme, ekip etkinliğine yönelik çalışmalar yapılabilir. Bu noktada liderin rolünün çok önem taşıdığını da belirtmek gerek.

Bitti.

Not: Kitabı okumak isterseniz; Optimist Yayınları/ Bir Liderlik Öyküsü alt başlığı ile yayınlanmış.