Yapay Zeka ile İş Görüşmesi

 

İş hayatı paralize oldu.

Öğretim yılının kapanabileceği, ötelenebileceği üniversiteler içinse online eğitimin Nisan 2021’e kadar sürebileceği konuşuluyor. 

19 Mart 2020. Hiçbir şey net değil. #evindekalturkiye #stayin

İş pazarına baktığımızda parlak olmayan tablo belirsiz bir hal aldı.

İş görüşmelerinin ötelenmesi, online hale gelmesi, birebir görüşmelerin telekonferanslara dönüşmesi izliyoruz. 

Adaylarla yüz yüze görüşmeyi tercih eden eski usul işe alımcılar mutsuz. 

Online mülakat olanağı sağlayan platformlar günde iki kez linkedin üzerinden ürünlerini ve bu zor günlerde ne kadar çevik olduklarını gözümüze sokmaya devam ediyor.

Skype ile toplantı yapmaya çalışanlar birkaç gündür stresli, senkron sorunu kullanıcıları demoralize ediyormuş. Alternatif öneri ZOOM. 

Türkiye’de kullanılan online işe alım platformlarına örnek isteyen olursa HRPEAK, HR VENUE ilk aklıma gelenler. 

Amerika’dan bir örnek ise robot işe alımcı dalında; HireVue 2004 yılında kurulmuş bir şirket, yapay zeka değerlendirme sistemi ürünü ile ilk olarak üniversite kampüslerinde kullanılmış, şirketlere iş görüşmesi konusunda destek vermiş. Veri uzmanı ekibi, endüstriyel ve organizasyonel psikolog ekibi ile birlikte çalışmış, ‘surat hareketleri’ için bir yazılım yaratmış. Görüşme videolarını değerlendiriyorlar, Nike, Intel, Honeywell gibi müşterileri bulunuyor. Müşterisi olan bir banka her gün 1000 video gözden geçiriyormuş. HireVue daha sonra MindX şirketi tarafından satın alınmış. 

*Burada sorumluluk işe alım yapan şirkette oluyor, verinin yorumlanması işe alım yapan tarafından.

Yapay zeka ile görüşme yapmanın zorluğuna bakarsak eğer, hangi kelimeleri kullandığınız, mimikleriniz, ne kadar iyi bir konuşmacı olduğunuz test edilecek. IQ, EQ test sonuçlarınız, kişilik envanterleriniz de yine online olarak değerledirilebilir. 

Yaşanılan gerginliğin Lie to Me ile Person of Interest arasında bir yerde olduğunu söyleyebiliriz. Eğer robot size bir sonraki aşamaya geçecek izni verirse diğer görüşmelere katılabilirsiniz.

Bu da bizi gerçek kariyerlerin soylu dünyasında iş ararken yeni beceriler kazanmaya, esnek olmaya, nöroplastisiteye, farklı bakış açılarına karşı daha ılımlı bir yaklaşım sergilemeye getiriyor. Merhaba Koç’lar, coaching ile uğraşanlar. 

Aday deneyimi açısından bakıldığında insan sosyal bir varlık ve karşısında İK’cı/İşe Alımcı bir robot ister mi? 

Bir yanda “evden çalışmak o kadar da kötü değilmiş” diyenler, bir yanda “biz hala ofisten çalışıyoruz, bu insanlar neden gözümüze sokmaya çalışıyorlar ve bizi düşünmüyorlar” diyenler duyuyorum. Motivasyon herkes tarafından olumlu karşılanmıyor. İzole olmayı öğreniyoruz ve 2020’de dışarı çıkmadan çalışmak zor. 

Gerçek: Benim gibi evden çalışma imkanı olanlar, çocuksu bir coşku ile paylaşım yapanları yadırgamıyor. 

İşe gider gibi giyinenler, sadece üst beden formal altta şort, eşofman takılanlar gülümsetiyor. 

Evde yapılacak aktivite sıralayanlar, kendine dönmeye çalışanlar, hiçbir şey yapmadan duvara bakanlar, meditasyon yapanlara selamlar.

BIRAKINIZ YAPSINLAR. 

 

 

Değişik Bir Şirket: Basecamp

42cc9b121b450a843c28dc95923d4d50

Silikon Vadisi’nin genel kurallarına uymamaya adanmış bir şirket: Basecamp

John Fried ve David Heinemier Hansson tarafından Chicago’da yerleşik bir yazılım şirketi. Risk sermayesi kabul etmemiş, halka açılmayı düşünmeyen, büyüme ile kafayı bozmamış diye anlatılıyor. Şirketin 54 çalışanı bulunuyor, haftada en fazla 40 saat çalışıyorlar.

Yaz mevsiminde haftalık çalışma saatlerini 32 saate düşürüp 3 gün hafta sonu tatili yapmayı tercih ediyorlar.

Amaçları Apple olmak değil, kendilerini 300 kişilik bir şirkette de bulmak istemiyorlar. Bünyelerinde 5 yazılım ürünü barındırırken, 2014’te 4’ünü satıp sadece Basecamp’e yönelmeyi tercih ediyorlar. Odaklandıkları tek konu oluyor böylelikle.

Tek istediğimiz kendi çalışmak isteyeceğimiz şirketi kurmaktı.

  • Elemanlarına karşı cömert
  • Uzun süreli istihdam sağlayan
  • Sürdürülebilir bir iş modeline sahip

Sürekli eğitim almak isteyen çalışanlara 1000 dolar öderken, çalışanlar yardım kurumlarına yaptıkları bağış var ise 1000 dolara kadar ulaşan rakamı onlar da ödüyor.

Şirket kar ortaklığı olanağı sunuyor ve emeklilik ve sağlık sigortası ile ilgili primleri de üstleniyor.

Avantajları arasında 100 dolar spor salonu ve 100 dolar masaj ödenekleri bulunuyor.

Her çalışan yılda 3 hafta ücretli izin kullanabiliyor.

Her 3 yılın sonunda bir ay ücretli izin, annelere 16 hafta, babalara 6 hafta doğum izni veriyor.

Şirkette 1 yıldan fazla çalışıyorsanız yıllık tatilinizin 5000 dolara kadar olan kısmını şirket karşılıyor. Bekar ya da evli olmanız fark etmiyor.

Çalışanların 14’ü Chicago diğerleri de farklı kıtalarda görev yapıyor. Kendi şirketlerini kurma sebepleri arasında özgür olmak, güzel bir haziran sabahında dokuz buçuktan önce işe gelmek zorunda kalmamak olarak sıralıyorlar.

Herkesin yeni Mark Zuckerberg olma hevesinin yaşamadığı bu dünya üzerinde hoş bir örnek diye düşünüyorum. Çok büyümek zorunda değilsiniz, sağlıklı bir yaklaşımla çalışma sürelerini etkin kullanıp farklı felsefelerle ilerleyebildiğiniz iş ortamları yaratabilirsiniz(Bu bir temenni mi?).

planlı toplantıların, ortak takvimlerin olmadığı, e-posta yerine yazılımın içindeki mesajlaşma ve sohbet modülünü kullandıkları bir dünya yaratmışlar. Chicago’daki merkezi kütüphane kurallarına uyarak yönetiyorlar, daha az gürültü. Uygulama hafta başında;

Bu hafta ne üzerinde çalışacaksın? Hafta sonu ne yaptın? NE okuyorsun? sorularını soruyor, herkesin birbirini takip edebildiği bir ortam oluşturuyorlar.

Küçük ekip ve kısa projeler. Üçer kişilik ekipler ile en fazla 6 hafta sürecek projeleri yönetiyorlar. Yıl içerisinde tüm çalışanlar ilkbahar ve sonbahar olmak üzere iki kez toplanıyorlar.

Yeni çalışma stilleri, farklı şirket kültürleri görünce paylaşmadan duramıyorum, farklı bir dünya mümkün. Güvencesizlik, robotlaşmış çalışanlar ve freelance olduğu için sıtkı sıyrılanları ayrı tutuyorum. Gidilecek çok yolumuz var, gidelim.

Kitap Önerisi:

Rework

 

Outsourcing

1980’lere kadar taşeron kullanma ya da fason iş yaptırma, günümüzde ise dışarıya iş verme veya dış kaynak kullanımı(outsourcing) olarak karşımıza çıkan bu modern yönetim yaklaşımı, maliyet odaklılık ve dinamik olmayı içeren, stratejik olarak kullanılan bir yönetim aracı haline geldi.

Outsourcing, sadece iki firma arasındaki mal ya da hizmet alışverişi değil, bu yaklaşımda iki tarafında kazanabileceği bir tür stratejik ortaklık olarak adlandırılabileceğimiz bir ilişkinin varlığı söz konusu. Bir veya daha fazla tedarikçi arasındaki sözleşmeye dayanan uzmanlaşma olarak da ifade edilebilir. Bu çalışma tarzında outsource olarak çalışacak olan personel dış kaynak sağlayıcı(outsider) firma üzerinden bordrolanır, belirli süreli bir sözleşmeye bağlı olarak ana firma için çalışır.

  • Üst yönetimin desteği
  • İlişki yönetimi
  • Stratejik vizyon belirleme
  • Duyarlılık( mevcut çalışanları bilgilendirme)
  • İletişim boyutu

Outsourcing uygulamalarında başarıyı etkileyen faktörler arasında sayılabilir.
Türkiye’de ilk olarak inşaat sektöründe taşeronluk şeklinde uygulama alanı bulmuştur.
Ağırlıklı olarak araç kiralama, personel taşıma, yemek, temizlik, güvenlik, çeşitli mühendislik işleri, imalat ve montaj gibi alanlarda outsourcing uygulamaları kullanım alanı bulmuş, ilerleyen dönemlerde başta bilişim sistemleri olmak üzere sistem bütünleştirme projeleri, eğitim, insan kaynakları, danışmanlık, finans, müşteri hizmetleri, lojistik konularında yoğunlaştığı gözlemlenmiştir.

İK tarafına baktığımızda genel olarak işe alım, bordrolama ve eğitim hizmetlerinin outsource edildiğini görüyoruz.

Bunlar önemli konular;

  1. Hizmet sağlayıcı şirket ile yapılan sözleşmede işin içeriği ve yaptırımların önceden belirlenmesi, hizmet alınan firmanın ortaklık yapısı, hizmet kalitesi, süreklilik, ulaşılabilirlik, karşılıklı nezaket, iletişim boyutu, güven verme, yetkinlik gibi konular uzun süreli iş ortaklıkları için hayati derecede önem taşıyor.
  2. Outsource olarak çalışan kişi iş yükünün fazla olması, organizasyondaki yeri, özlük haklarının yetersiz olması, süreli çalışma, motivasyon kaybı, belirsizlik/headcount olmaması, yeni iş fırsatlarını değerlendirme, aidiyet duygusu gibi konularda zorluk yaşayabilir.
    Organizasyon yapısı ve kültürüne göre kendini şirketin bir parçası hissedebileceği gibi üzerinde görünmeyen bir “hug me i’m an outsource” uyarısı ile geziyor olabilir. Kurumsal yapı farklılığına göre outsource “bakır tel” olarak da tanımlanabilir. Ayrıca farklı organizasyonlarda çalışma fırsatı bulup farklı yöneticilerle iş yapma şansı da yakalar, networkü genişler, tek bir sektöre bağlanmak zorunda hissetmez.
  3. Y kuşağı ve sonrası için bakıldığında kariyer yolunun başında olan, çalışma hayatına ilk kez atılacak adaylar için bir alternatif olarak düşünülebilir. İleriye dönük kök salmadan dönemsel projelerde görev alarak farklı şirket kültürlerini ve pozisyonlarını deneyimleme fırsatı yaratabilir, part-time işlerle ya da dönemsel projelerde görev alarak cv’lerini renklendirebilirler. Unutulmaması gereken bir nokta, mülakat sırasında kısa süreli olan deneyimlerin, dönemsel projede outsource olarak çalışılması nedeni ile olması ve bu çalışma şeklini neden tercih ettiğiniz kısmını uygun bir şekilde aktarabilmeniz.

Peki bir outsource iş görüşmesi nasıl olur?

Pozisyon ile ilgili onay geldikten sonra danışmanlık firması ile görüşmeler sonuca bağlanır, sözleşmeler imzalanır ve ilan çıkılır. Hem şirket hem de danışmanlık bacağında süreç ayrı yönetilebiliyor. İlan başvuruları sonrasında ilk görüşme olumlu sonuçlanır ise sizi şirket yöneticileri ile görüşmeye davet ederler ya da şirket kendi adayını bulur ve danışman firmaya yönlendirir. Olumlu senaryo ile devam edecek olursak, referans sorgusu ve teklif aşaması, teklifin kabul edilmesi, outsource çalışanın işe giriş evraklarını tamamlayıp bağlı bulunacağı şirketin ik departmanında sözleşmeyi imzalaması ile mutlu sona ulaşılır. Gördünüz mü? Normal işe alım sürecinden pek de farkı yok 🙂

Dönemsel olarak başlanan projede klasik ekiple tanışma, bölüm yöneticileri tanışma, oryantasyon sonrasında ki bu normal süreçten biraz daha hızlı ilerler, outsource personelimiz hazırdır artık. İK’da outsource olarak data girişi, eğitim asistanlığı, işe alım uzmanlığı, bordro, proje yöneticiliği olarak farklı alanlara dokunma fırsatı yakalanabilir. Her outsource’un hayali permanent bir iş bulmak diyemeyiz ama bu beklentide olan kişiler de yok değil, ayrıca bazen şirket tarafında oluşan boş pozisyonlar için değerlendirilmek mümkün.

İşe alım tarafına baktığımızda, belirli süre için, yangın olarak tabir edilen kısa sürede yüksek performans sergileme gerektiren açık pozisyonların kapatılmasında outsource kullanılabilir. Değişime açık, esnek, farklı kültürlerde çalışma fırsatı bulan bu uzman kişiler kısa sürede hızlı işe alım yapmaları ile ünlüdür.
Gerekirse hafta sonları çalışmaya ya da uzun mesai saatlerine alışkındırlar, zaman yönetimi burada devreye giriyor ve kaynakları da etkin kullanmak önemli. Dokunduğu aday sayısı diğer işe alımcılara göre fazladır ve iletişim yeteneklerini sergileme konusunda bonkördür. *gb 🙂

Mutlu son: projenin tamamlanması

Belirli süreli iş sözleşmesine bağlı olarak çalışıldığından proje sona erdiğinde yeni bir projeye geçiş yapabilir, bu noktada danışmanlık şirketi devreye girebilir ya da proje uzayabilir ve yoğun işe alım süreçlerine devam edebilir. Farklı bir teklifi değerlendirdiğinde tüm bu süreci baştan alıyoruz.

Sorusu olan?