2021 Ücret Artışları

2021’e birkaç gün uzaklıktayız. Çok kolay geçemeyeceğini söyleyebiliriz. 

Motivasyon, mutluluk, esenlik, refah düzeyi, pandemi, ekonomi gündemin popüler olan başlıkları. 

Pazartesi günü asgari ücret ile ilgili rakamlar paylaşılacak. 

Yeni iş arayanlar, geçiş sürecinde olanlar, reddedemeyecek bir teklif almayı bekleyenlerin ortak sorusu 2021’de ücret artışları ne durumda olacak?

Kasım ayında Mercer 2020 Ücret ve Yan Haklar Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Araştırma sonuçlarına göre; 2021 yılı ücret artış bütçelerine karar veren firmalar yüzde 13,8 bandında zam yapmayı planlıyor. 2020 yılında ise firmalar yüzde 15 bandında zam yaparken, Türkiye’de firmaların yüzde 6,6’sı, dünya genelinde ise yüzde 15’i ücretlerde kesintiye gitti.

619 firmanın katıldığı araştırmada 2021 yılı için ücret artış beklentisi enflasyon oranın  %2 üzerinde %13,8 olarak planlandığı paylaşılıyor.

Türkiye’de hızlı tüketim ürünleri, otomotiv, perakende, bankacılık, dayanıklı ürünler, enerji, teknoloji, ilaç ve sağlık, üretim, lojistik, sigorta gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların katılımıyla gerçekleşen araştırmanın sonuçlarına göre; 2020 yılı sonunda gerçekleşmesini beklediği enflasyon oranı %12. Mercer bu yıl raporunu hazırlarken koronavirüs çalışması da yapmış. 

İlgi çekici bir bölüm de ödeme gücü en yüksek sektörler, ilaç ve sağlık, teknoloji ve kimya sektörleri. Lojistik, perakende ve ambalaj sektörleri Türkiye ortalamasının altında kalmış. % 4,2 ile veri analitiği / iş zekası, yüzde 3,3 ile proje yöneticiliği ortalamanın üstünde konumlanan pozisyonlar olarak ön plana çıkmış. 

Mercer, firmaların %12,8’nin pandemi nedeni ile 2020 ücret artışlarını dondurma ya da erteleme kararı aldığını paylaşıyor. 2020 yılının Mart ayını hatırlayalım bazı şirketler mali yıl başlangıçları bu dönemde olduğu için ücret iyileştirmelerini hem bu dönemde hem de yaz döneminde yapmıştı. 

Firmaların %6,6’sı ücretlerde kesintiye gitmiş. İşten ayrılma oranları geçen yıla bakılarak %2 artmış, %17’ye çıkmış. Burada devletin müdahalesi olduğunu hatırlayalım bunun yanında şirket yöneticilerinin kıdemli çalışanları, emekliliği yaklaşanları tokalaşarak ayrılmaları için yönlendirdiği bilgileri de geldi. Araştırmada bunun gönüllü ayrılma başlığı altında incelendiğini görüyoruz, oran %8. 

Uzaktan çalışma pandemi ile %27’den %64’e çıkmış. Sigorta primleri ile ilgili değişiklikler yaşandı, yan haklar da yeniden şekilleniyor, uzaktan çalışma için ofis mobilyası, laptop, cep telefonu, evden çalışma desteği maliyetleri öncelik sıralamasında üst sıralarda.

Datassist CEO’su Umut Özbağcı geçtiğimiz hafta Dünya Gazetesi canlı yayınında bazı rakamlar paylaştı, asgari ücret beklentileri 3.500 TL düzeyinde. Ortalama ücret artışı enflasyon düzeyi yakınlarında bekleniyor.  Lojistik sektörü için ücret artışları minimum %8,5-9, maksimum %20,5, ortalama %14 gibi öngörülüyor. Hızlı Tüketim için ortalama %13 ile beklenen enflasyonun altında bir rakam beklenmekteyken, Turizm için %8,5-9 beklenmekte. Bilişim ise yıldız konumda, minimum %11,5, maksimum %21-28, ortalama % 17,5-18 düzeyinde simülasyon yapılmış. 

Artış ne olacak? Öngörü çalışmalarında enflasyon rakamının biraz üzerinde-biraz altında olacak diyorlar. Maliyetler etkin bir şekilde kontrol edilmeye çalışılacak, yan haklar ve primler ile yeni düzenlemeler, bütçelerde kesintiler, kırpmalar devam edecek, bunun yanında hedefler de aynı şekilde revize edilecek, talepler düşebilir talebe bağlı birçok gelişme yaşayacağız, istihdam yaratılması kronik yaralardan bir tanesi. 

Elbette mutluluk endüstrisi ürünleri, online eğitimler, gelişim planları, motivasyon kampları, değerlendirme merkezleri, esenlik programları, yeni çalışma şekilleri ve ücret modellerini uygulama çalışmaları devam edecek. Belki ücretler artmayacak ya da çalışanlar için istenen düzeyde gerçekleşmeyecek. 

Bu yıl şirketler, ücret artışı konusunda daha seçici hale gelebilir, yetenek süreçlerinde, yıldız çalışanlar için yaratılan evrende birtakım değişiklikler görülmesi mümkün. Yani ücret artışı pandemi sırasında firmanın daha istikrarlı olmasına yardımcı olan, çözüm üreten, beklenenin ötesine geçen çalışanları öne çıkaracak. 

Çalışanlar belirsizliğin giderilmesi, daha net kariyer yollarının oluşturulması, gelişim fırsatlarının sunulmasını talep etmeye devam edecek. Tüm bunların yanında koca bir yılın mental ve fiziksel yorgunluğunun giderilmesi ve yöneticilerin yanlarında olduğunu hissetmesi de çalışanlar için en temel ihtiyaçlar olmaya devam edecek. 

İyi bir yıl olsun. 

Yapay Zeka ile İş Görüşmesi

 

İş hayatı paralize oldu.

Öğretim yılının kapanabileceği, ötelenebileceği üniversiteler içinse online eğitimin Nisan 2021’e kadar sürebileceği konuşuluyor. 

19 Mart 2020. Hiçbir şey net değil. #evindekalturkiye #stayin

İş pazarına baktığımızda parlak olmayan tablo belirsiz bir hal aldı.

İş görüşmelerinin ötelenmesi, online hale gelmesi, birebir görüşmelerin telekonferanslara dönüşmesi izliyoruz. 

Adaylarla yüz yüze görüşmeyi tercih eden eski usul işe alımcılar mutsuz. 

Online mülakat olanağı sağlayan platformlar günde iki kez linkedin üzerinden ürünlerini ve bu zor günlerde ne kadar çevik olduklarını gözümüze sokmaya devam ediyor.

Skype ile toplantı yapmaya çalışanlar birkaç gündür stresli, senkron sorunu kullanıcıları demoralize ediyormuş. Alternatif öneri ZOOM. 

Türkiye’de kullanılan online işe alım platformlarına örnek isteyen olursa HRPEAK, HR VENUE ilk aklıma gelenler. 

Amerika’dan bir örnek ise robot işe alımcı dalında; HireVue 2004 yılında kurulmuş bir şirket, yapay zeka değerlendirme sistemi ürünü ile ilk olarak üniversite kampüslerinde kullanılmış, şirketlere iş görüşmesi konusunda destek vermiş. Veri uzmanı ekibi, endüstriyel ve organizasyonel psikolog ekibi ile birlikte çalışmış, ‘surat hareketleri’ için bir yazılım yaratmış. Görüşme videolarını değerlendiriyorlar, Nike, Intel, Honeywell gibi müşterileri bulunuyor. Müşterisi olan bir banka her gün 1000 video gözden geçiriyormuş. HireVue daha sonra MindX şirketi tarafından satın alınmış. 

*Burada sorumluluk işe alım yapan şirkette oluyor, verinin yorumlanması işe alım yapan tarafından.

Yapay zeka ile görüşme yapmanın zorluğuna bakarsak eğer, hangi kelimeleri kullandığınız, mimikleriniz, ne kadar iyi bir konuşmacı olduğunuz test edilecek. IQ, EQ test sonuçlarınız, kişilik envanterleriniz de yine online olarak değerledirilebilir. 

Yaşanılan gerginliğin Lie to Me ile Person of Interest arasında bir yerde olduğunu söyleyebiliriz. Eğer robot size bir sonraki aşamaya geçecek izni verirse diğer görüşmelere katılabilirsiniz.

Bu da bizi gerçek kariyerlerin soylu dünyasında iş ararken yeni beceriler kazanmaya, esnek olmaya, nöroplastisiteye, farklı bakış açılarına karşı daha ılımlı bir yaklaşım sergilemeye getiriyor. Merhaba Koç’lar, coaching ile uğraşanlar. 

Aday deneyimi açısından bakıldığında insan sosyal bir varlık ve karşısında İK’cı/İşe Alımcı bir robot ister mi? 

Bir yanda “evden çalışmak o kadar da kötü değilmiş” diyenler, bir yanda “biz hala ofisten çalışıyoruz, bu insanlar neden gözümüze sokmaya çalışıyorlar ve bizi düşünmüyorlar” diyenler duyuyorum. Motivasyon herkes tarafından olumlu karşılanmıyor. İzole olmayı öğreniyoruz ve 2020’de dışarı çıkmadan çalışmak zor. 

Gerçek: Benim gibi evden çalışma imkanı olanlar, çocuksu bir coşku ile paylaşım yapanları yadırgamıyor. 

İşe gider gibi giyinenler, sadece üst beden formal altta şort, eşofman takılanlar gülümsetiyor. 

Evde yapılacak aktivite sıralayanlar, kendine dönmeye çalışanlar, hiçbir şey yapmadan duvara bakanlar, meditasyon yapanlara selamlar.

BIRAKINIZ YAPSINLAR. 

 

 

Gelecekte İş Hayatı

Ocak 2020’de yayınlanan McKinsey Raporu’nda 10 yıllık bir projeksiyon ile kaybolan meslekler/işler için, 800 mesleği ve 2.000 iş aktivitesini 18 yetkinlik bazında analiz edilmiş. Rapor o kadar güzel ki yemek istiyorum.

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yaratacağı ekonomik fayda ve sosyal değişimler ile 3,1 milyon iş artışı yaratma potansiyeli olduğunu öngörüsünü getiren raporda, otomasyon ve dijitalleşmenin etkisiyle 7,6 milyon işin kaybolarak yeni işlere dönüşebileceği paylaşılıyor. 

2030 yılına kadar 8,9 milyon yeni iş oluşabilecek.

Başta teknolojiyle ilgili alanlarda olmak üzere, tamamı yeni 1,8 milyon iş yaratılabilecek. Bu değişimi gerçekleştirebilmek için Türkiye’de işgücünde bulunan 21,1 milyon kişinin mevcut mesleğine devam ederken teknolojiden yararlanarak yetkinliklerini geliştirmesi gerekecek. 

Ayrıca işgücüne katılacak 7,7 milyon çalışanın gerekli güncel yetkinliklerle donanımlı olması gerekiyor. 

Rapor, Türkiye’nin yetenek dönüşümü için, ortak bir odak noktası yaratılması ve toplu bir hareket başlatılmasına dikkat çekiyor. Bu noktada hem özel sektörün hem de kamu kurumlarının dahil olduğu bir strateji oluşturulmalı ve uzun vadede yetenek kıtlığı adına tüm paydaşların gerekli aksiyonları almalı. Eğitim kurumları ve bireylerin de gelişim konusunda adım atmaları dönüşümün başarısı konusunda kritik önem taşıyor. 

Otomasyon ve dijitalleşmenin etkisiyle 2030 yılına kadar 7,6 milyon işin kaybolması potansiyeli bulunuyor,  8,9 milyon yeni iş oluşabileceğini öngörüsü de paylaşılmış.

Sektör bazında iş artışlarının daha çok hizmet sektörlerinde olacak meslek gruplarında ise müşteri ile etkileşim gerektiren ve bakım hizmeti verenlerin sayısında artış olacak. 

Rapordan çıkan ana mesajlar:

  1. Otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojiler ile ileri bir refah düzeyi ve herkes için daha iyi bir yaşam seviyesi sağlanabilir(İstihdam rakamları yukarı yönlü olmalı, inşaat dışı sektörlerde de bir şeyler yapılmalı temennisi içimizde).  
  2. Otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojiler, ortalama bir kişinin günlük yaşamında davranış ve alışkanlık değişimlerine yol açıyor. Ekonomik ve sosyal değişimlerle birlikte bu etki daha da artıyor. 
  3. Türkiye’de bazı işlerin kaybolmasına yol açsa da verimlilik kazanımları, yatırım artışı ve hizmet ekonomisinin büyümesi ile birlikte yeni işlerin oluşması ve 2030 yılına kadar 3,1 milyon iş artışı potansiyeli bulunuyor. 33,3 milyonluk bir işgücü ihtiyacı oluşabilir, 3,1 milyonluk net iş artışı ile toplam 36,4 milyonluk bir işgücü ihtiyacı oluşması bekleniyor.
  4. Türkiye’de işgücünün yetkinliklerini geliştirmesi ve yeni meslekler için yetkinlik kazanması, yetenek dönüşümü için önemli bir rol oynuyor. Otomasyon ve dijitalleşmeden 7,6 milyon kişi etkilenecek, 2 milyon kişi farklı sektörlerde çalışabilir ya da yeni meslekler edinebilir. Farklı yetkinliklere kazanılması önem taşıyor bireyler için. 
  5. İşgücünün daha güçlü sosyal yetkinlikler kazanması ve ileri teknoloji yetkinliklerini geliştirmesi gerekecek. Gelecekteki 5 kategori fiziksel yetkinlikler, temel yetkinlikler, ileri seviye bilişsel yetkinlikler, sosyal yetkinlikler ve teknoloji yetkinlikleri şeklinde sıralanıyor. 
  6. Türkiye’nin yetenek dönüşümünü hayata geçirmek için ilgili tüm paydaşlar olarak, işimizin geleceği kapsamındaki girişimlerde iş birliği yapmalı.

 

Şirketler ve birlikler: Stratejik işgücü planı, yetenek dönüşüm programları, yeni çalışma modelleri üzerinde çalışmalı.

Kamu ve kurumlarında;

  • Coğrafi/sektörel stratejik işgücü planlaması yapılmalı. 
  • Gelişim ve teknoloji merkezleri kurulmalı, ilgili kilit bakanlıklardan temsilcilerin atandığı özel bir merkez kurmak düşünebilir. 
  • Hızlandırıcı mekanizmalar oluşturulmalı ve teşvikler, dijital dönüşüm seviyesine bağlı yeni prim sistemleri değerlendirilmeli. 
  • Eğitim kurumları, eğitim modellerinin güncellenmeli, ileride gerekli olacak yetkinlikleri karşılamak için okul müfredatını yenilemelidir. 
  • Eğitim sistemi içerisinde ilgili dersler uygun seviyelerde zorunlu hale getirilebilir. Seminerler, sertifika programları ve çevrimiçi eğitimlerle gelecekte ihtiyaç duyulacak yetkinliklere göre tasarlanmış, yetişkinlere uygun açık eğitim programları hazırlamalıdır. 
  • Kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimine önem verilmeli, yeni öğrenme deneyimleri geliştirilmelidir. Bunun için toplum merkezleri ve uzmanlar ile iş birliği yapılabilir. 
  • Yaşam boyu öğrenme ve öğrenmeyi öğrenme becerisi kazandırılmalı. 
  • Liderler değişimin öncüsü olmalı, bireyler kariyerleri boyunca yetkinliklerini sürekli geliştirerek kendi öğrenme yolculuklarını sahiplenmelidir(Kariyer planı yaparken bunu da göz önünde bulundurmakta fayda var. Çalışanın kendi yolu, deneyimleri, süreci sahiplenmediği sürece stresi yönetmek durumunda kalacak). 
  • Bireyler,sosyal yetkinlikler (zorlukları yenme gücü ve değişime ayak uydurma, vb.), teknoloji yetkinlikleri (programlama, veri analizi, vb.) ve bilişsel yetkinlikler (eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcılık, vb.) de dâhil olmak üzere geleceğin önemli yetkinliklerine ve niteliklerine odaklanmalıdır. Liderler, bu yetkinlikleri geliştirme konusunda organizasyonlarını hazırlamalıdır. 

Yaşam boyu ve esnek kariyer yollarının değerlendirilmesi ile proje bazlı, bağımsız(freelance), yarı zamanlı işler  de iş hayatında daha çok yer bulabilir. Bireyler yaşam boyu farklılaşan, esnek kariyer yollarına hazır olmalı. 

Kamu, ülke genelinde stratejik işgücü planlaması yaparak önceliklerini ve vizyonunu çizmelidir. Ülkedeki yetenek havuzuna bakarak, yetkinlik analizini yapabilir ve gelecekteki yetkinlik ihtiyacını öngörecek şekilde bir yol haritası planlayabilir(Yetenek kıtlığı Türkiye’de %66, yani her 100 şirketten 34’ü ihtiyacı olan genç yeteneğe erişebiliyor. Bir de bu yeteneği elinde tutma konusu var). bkz:https://edakoc.com/2019/12/03/psikolojik-sermaye-pmb-2019/

Tüm bunları sakin bir zihinle değerlendirdiğimizde karşımıza şöyle bir soru çıkabilir:

Durmadan yeni meslek icat edilip, insanlar eğitilse bile duygusal dayanıklılığa sahip olup olmama durumumuz ne olacak?

Yuval Noah Harari, insanlar için birçok yeni mesleğin çıkması ve işlevsiz bir sınıfın ortaya çıkması kendimizi yeniden icat etme zorunluluğunu ortaya çıkarabilir diyor. Değişim hızını yavaşlatmak devletler için bir çözüm olabilir, ekonomik girişimcilik eğitim ve psikoloji ile desteklenmelidir ayrıca insanlar yeni meslekler için sürekli yeni beceriler kazanmalı, meslek değiştirmeli. Raporda da benzer ifadeler yer alıyor. 

İskandinav devletleri meslekleri değil, çalışanları koru prensibi ile hareket ediyormuş. Düzgün eğitim, sağlık hizmeti, beslenme ihtiyaçları temel ihtiyaçlar olarak sıralanıyor. 

81hFIKBh-ML._UY445_

Bitirirken soru sorayım:

-Voodoo bebeği komik değil mi?

-İyi bir kariyer yolu seçip ebedi kurtuluşa mı ulaşacağım ya da cehennem azabı mı çekeceğim?

-Başkaları tarafından kurulan hayallerin baş kahramanı mı olacağım? 

En iyisi bu bence;

-Ne zaman uzaklarda sahil kasabasına yerleşeceğim?