Mikro Yöneticiye Mini Öneriler

Gerçek Kariyerlerin Soylu Dünyası’na hoş geldiniz.

Detaylarda boğulan, ekibini de beraberinde götüren yöneticiler, yöneticilerimiz için bir yazı yazmam istendi. Küçük bir adım atıyorum.

  • İşinizi ekibe yaptırın. Yapamıyorlar ise ihtiyaçlarına göre eğitim atayın.
  • İK ile görüşün, ileriye dönük her aksiyonda yanınızda “O” stratejik ortağa ihtiyacınız olacaktır.
  • Koçluk/Mentorluk süreci başlatın, yetkinliklerin geliştirilmesi, davranışların değiştirilebilmesi noktasında etkili.
  • Hedefleri, öncelikleri, amaçları belirleyin, “Organizasyonun neye ihtiyacı var, yönetici olarak ben nasıl bir katkıda bulunabilirim?” etkili sorular. Kısa, orta ve uzun vadede plan yapabilmek, stratejileri hayata geçirebilmek için hazırlıklı olmanıza yardımcı olur.
  • Performans görüşmesi yapın, hedefleri çalışanlara aktarmanız, beklentilerinizi net bir şekilde ifade etmeniz zaman kazanmanıza, ekibin de zaman kaynağını doğru kullanmasına yardımcı olur. Çift dikişi kimse sevmez.
  • Geri bildirim verin. Performans döneminde verilebildiği gibi anlık geri bildirimler ve takdirler motivasyonu arttırıcı etkenler.
  • Soru sorun, ekibi dinleyin, ne demek istiyorlar, problem ne, risk nedir?
  • Lider bulun, ekibinizin içerisinden ya da şirket içerisinden farklı bir departmandan. Bir ihtimal de Interim Ekip Yöneticisi bulun belirli bir dönem için, her şeyin yolunda gitmesi halinde uzun dönem için teklif yapılabilir.
  • İş devri yapın, işi operasyonel olarak uzmanlar ve diğerleri tamamlasın, en son kişi olarak size gelsin.

Ben yokken buralar tufan yaklaşımı size çok şey katmaz ama sizden birçok şey götürebilir. Canı gönülden çabaladığınızı anlıyorum ama aslandan kaçarken kaplanın sırtına atlamanız size heyecan dışında ne getirebilir?

Zamanınızı daha iyi yönettiğiniz, ekibin geliştiği ve kariyerinizde kendinizi gerçekleştirdiğiniz günler dilerim. Online görüşmeler için gitmem gerekiyor.

Bitti.

İşinden Ne Kadar Nefret Ediyorsun?

Hangi işe sahip olursanız olun yapmaktan hoşlanmadığınız görevlerle karşı karşıya kalabilirsiniz.

İşlerinden nefret eden insanları dinlediğim bir işim var, kimi zaman yeni bir iş için iş görüşmesine gittiklerinde, işe alımcı rolünde aday olarak onları dinliyorum, kimi zaman da kariyer danışmanlığı yaptığımda kariyer değişikliği veya yeni bir kariyer planı oluşturmak için dinliyorum.

Gerçek dünya yalnızca siyah-beyaz olarak durmuyor karşımızda, belirsizlik, bulanıklık, net olmayan ifadeler, beklemek, sabır ve diğer birçok konu.

Nefret ettiğim bir işe nasıl gidebilirim?

Kendi işinizi yapmıyor ve başkaları için çalışıyorsanız eğer tıpış tıpış, ayaklar geri geri ya da ağır çekimde gibi. İşe olan bakışınız, yaklaşımınız değişmediği sürece, yeni bir göreve ya da projeye atanmadığınızda aynı durumla karşılaşmak için her gün aynı işe gitmeye devam edeceksiniz. Ama işinizi değiştirmeden önce kendinize birkaç soru sormanızı isteyeceğim sizden, biraz durum değerlendirip sınırları görmekte fayda var.

  • Gerçeği ya da hakikatı biliyor muyum? Aslında neden ayrılmak istiyorum? Mevcut işle ilgili bir durum mu söz konusu yoksa kişilerle ilgili bir durum mu söz konusu? Sosyal hayatımda işler yolunda değil, hayallerim mi yıkıldı, umudumu mu kaybettim? Kazancım ile ilgili soru işaretim var mı? Hayatınızı değerlendirin, varsa eksiklikleri arayın, düzeltmek istediğiniz ne?
  • Olumsuzluklardan kaçının, bir süre ara verin, nefes egzersizi ya da mini bir yürüyüş iyi gelebilir. Evden çalışıyorsanız ortamı değiştirmeye çalışın. Farklılıkları olan insanlarla iş yapıyorsunuz ve iletişim dilinizi her birine göre farklılaştırmanız çözüme giderken size yardımcı olabilir. Yararlı ve pozitif olana bakmak iç dengeyi korumaya olanak sağlar.
  • Anlam peşinde koştuğumuz bu çağda iş arkadaşlarınızla, sosyal ağınızla ilişki geliştirin, iletişimde kalın. Bulunduğumuz topluluklar mevcut durumu değerlendirirken istediğimiz şeye yaklaşmakta etkili olabilir. Zayıf olan bağlantılarımızın iş ararken daha etkin sonuçlar elde etmemize yardımcı olduğunu söyleyebiliriz.
  • Yeni bir şey deneyin, almadığınız bir eğitim alın, daha önce deneyiminiz olmayan bir alanda ya da projede görev alın, bilindik sularda gezmektense yeni beceriler elde etmemizi sağlayacak aktivitelere katılın. Okuyun, izleyin, tartışma gruplarına katılın, kazandığımız her yeni beceri bir sonraki kariyer hamlenizde size hizmet edecektir. Zorlu ve korkunç ve hatta sevmediğiniz işinizde kalmaya devam ederken neleri yapabildiğinize bakın.
  • Sayılara odaklanın, rakamlar konuşur. Tazminat önemli bir konu, yeni yasal düzenlemeleri takip edin. Mevcut pozisyonunuz şu anda hayatınızda ihtiyacınız olan şeyleri sağlıyor mu? Para biriktiriyor, yatırım araçlarını kullanıyor musunuz? Bu zorlu işe bir gün daha katlanmanızı sağlayacak olan rakam nedir, nasıl bir ücret paketi? Ne olursa bu iş yerinde kalmaya devam edersiniz?
  • Büyük resim, evet. Bahçenizdeki küçük çiçeğe değil çimenliğe, ağaca değil koruya bakmaya çalışın. Başka hangi işler beni mutlu edebilir, yeteneklerimi kullanabilirim, becerilerimi arttırmama yardımcı olur? Organizasyon içerisinde yatayda ve dikeyde oluşabilecek pozisyonlar neler? İstediğiniz role ya da pozisyona ulaşabilmek için ne lazım? Bugün işinizdeki hangi becerileriniz size yardımcı olur?

Konuya ciddi bir şekilde yaklaşmanızı önerirdim eğer bana soru yöneltmiş olsaydınız. Pes etmeyin, zorluklar karşısında ne kadar esneyebileceğinizi düşünün. Hemen hemen her işte benzer sorunlar ve hayal kırıklıkları yaşamak mümkün. Kısa vadeli bir sıkıntı mı yoksa kalıcı bir sorun olup olmadığını değerlendirdikten sonra kariyer hamlenizi yapabilirsiniz.

Yolunuz açık olsun.

Eda

Outsourcing

1980’lere kadar taşeron kullanma ya da fason iş yaptırma, günümüzde ise dışarıya iş verme veya dış kaynak kullanımı(outsourcing) olarak karşımıza çıkan bu modern yönetim yaklaşımı, maliyet odaklılık ve dinamik olmayı içeren, stratejik olarak kullanılan bir yönetim aracı haline geldi.

Outsourcing, sadece iki firma arasındaki mal ya da hizmet alışverişi değil, bu yaklaşımda iki tarafında kazanabileceği bir tür stratejik ortaklık olarak adlandırılabileceğimiz bir ilişkinin varlığı söz konusu. Bir veya daha fazla tedarikçi arasındaki sözleşmeye dayanan uzmanlaşma olarak da ifade edilebilir. Bu çalışma tarzında outsource olarak çalışacak olan personel dış kaynak sağlayıcı(outsider) firma üzerinden bordrolanır, belirli süreli bir sözleşmeye bağlı olarak ana firma için çalışır.

  • Üst yönetimin desteği
  • İlişki yönetimi
  • Stratejik vizyon belirleme
  • Duyarlılık( mevcut çalışanları bilgilendirme)
  • İletişim boyutu

Outsourcing uygulamalarında başarıyı etkileyen faktörler arasında sayılabilir.
Türkiye’de ilk olarak inşaat sektöründe taşeronluk şeklinde uygulama alanı bulmuştur.
Ağırlıklı olarak araç kiralama, personel taşıma, yemek, temizlik, güvenlik, çeşitli mühendislik işleri, imalat ve montaj gibi alanlarda outsourcing uygulamaları kullanım alanı bulmuş, ilerleyen dönemlerde başta bilişim sistemleri olmak üzere sistem bütünleştirme projeleri, eğitim, insan kaynakları, danışmanlık, finans, müşteri hizmetleri, lojistik konularında yoğunlaştığı gözlemlenmiştir.

İK tarafına baktığımızda genel olarak işe alım, bordrolama ve eğitim hizmetlerinin outsource edildiğini görüyoruz.

Bunlar önemli konular;

  1. Hizmet sağlayıcı şirket ile yapılan sözleşmede işin içeriği ve yaptırımların önceden belirlenmesi, hizmet alınan firmanın ortaklık yapısı, hizmet kalitesi, süreklilik, ulaşılabilirlik, karşılıklı nezaket, iletişim boyutu, güven verme, yetkinlik gibi konular uzun süreli iş ortaklıkları için hayati derecede önem taşıyor.
  2. Outsource olarak çalışan kişi iş yükünün fazla olması, organizasyondaki yeri, özlük haklarının yetersiz olması, süreli çalışma, motivasyon kaybı, belirsizlik/headcount olmaması, yeni iş fırsatlarını değerlendirme, aidiyet duygusu gibi konularda zorluk yaşayabilir.
    Organizasyon yapısı ve kültürüne göre kendini şirketin bir parçası hissedebileceği gibi üzerinde görünmeyen bir “hug me i’m an outsource” uyarısı ile geziyor olabilir. Kurumsal yapı farklılığına göre outsource “bakır tel” olarak da tanımlanabilir. Ayrıca farklı organizasyonlarda çalışma fırsatı bulup farklı yöneticilerle iş yapma şansı da yakalar, networkü genişler, tek bir sektöre bağlanmak zorunda hissetmez.
  3. Y kuşağı ve sonrası için bakıldığında kariyer yolunun başında olan, çalışma hayatına ilk kez atılacak adaylar için bir alternatif olarak düşünülebilir. İleriye dönük kök salmadan dönemsel projelerde görev alarak farklı şirket kültürlerini ve pozisyonlarını deneyimleme fırsatı yaratabilir, part-time işlerle ya da dönemsel projelerde görev alarak cv’lerini renklendirebilirler. Unutulmaması gereken bir nokta, mülakat sırasında kısa süreli olan deneyimlerin, dönemsel projede outsource olarak çalışılması nedeni ile olması ve bu çalışma şeklini neden tercih ettiğiniz kısmını uygun bir şekilde aktarabilmeniz.

Peki bir outsource iş görüşmesi nasıl olur?

Pozisyon ile ilgili onay geldikten sonra danışmanlık firması ile görüşmeler sonuca bağlanır, sözleşmeler imzalanır ve ilan çıkılır. Hem şirket hem de danışmanlık bacağında süreç ayrı yönetilebiliyor. İlan başvuruları sonrasında ilk görüşme olumlu sonuçlanır ise sizi şirket yöneticileri ile görüşmeye davet ederler ya da şirket kendi adayını bulur ve danışman firmaya yönlendirir. Olumlu senaryo ile devam edecek olursak, referans sorgusu ve teklif aşaması, teklifin kabul edilmesi, outsource çalışanın işe giriş evraklarını tamamlayıp bağlı bulunacağı şirketin ik departmanında sözleşmeyi imzalaması ile mutlu sona ulaşılır. Gördünüz mü? Normal işe alım sürecinden pek de farkı yok 🙂

Dönemsel olarak başlanan projede klasik ekiple tanışma, bölüm yöneticileri tanışma, oryantasyon sonrasında ki bu normal süreçten biraz daha hızlı ilerler, outsource personelimiz hazırdır artık. İK’da outsource olarak data girişi, eğitim asistanlığı, işe alım uzmanlığı, bordro, proje yöneticiliği olarak farklı alanlara dokunma fırsatı yakalanabilir. Her outsource’un hayali permanent bir iş bulmak diyemeyiz ama bu beklentide olan kişiler de yok değil, ayrıca bazen şirket tarafında oluşan boş pozisyonlar için değerlendirilmek mümkün.

İşe alım tarafına baktığımızda, belirli süre için, yangın olarak tabir edilen kısa sürede yüksek performans sergileme gerektiren açık pozisyonların kapatılmasında outsource kullanılabilir. Değişime açık, esnek, farklı kültürlerde çalışma fırsatı bulan bu uzman kişiler kısa sürede hızlı işe alım yapmaları ile ünlüdür.
Gerekirse hafta sonları çalışmaya ya da uzun mesai saatlerine alışkındırlar, zaman yönetimi burada devreye giriyor ve kaynakları da etkin kullanmak önemli. Dokunduğu aday sayısı diğer işe alımcılara göre fazladır ve iletişim yeteneklerini sergileme konusunda bonkördür. *gb 🙂

Mutlu son: projenin tamamlanması

Belirli süreli iş sözleşmesine bağlı olarak çalışıldığından proje sona erdiğinde yeni bir projeye geçiş yapabilir, bu noktada danışmanlık şirketi devreye girebilir ya da proje uzayabilir ve yoğun işe alım süreçlerine devam edebilir. Farklı bir teklifi değerlendirdiğinde tüm bu süreci baştan alıyoruz.

Sorusu olan?

Ekiplerin 5 Temel Aksaklığı

Agile/çevik/atik süreçlerine odaklandığımız şu günlerde aksaklıkları ortadan gidermek için neyi daha iyi yapabiliriz diye düşünüyoruz. Büyük ekiplerle, farklı bölümlerden iç müşterilerle çalışırken kendi önceliklerimize odaklanmak stres yaratabiliyor.

Patrick Lencioni Ekiplerin 5 Temel Aksaklığı isimli kitabında bu durumu bir piramitle açıklamış. Maddeler halinde paylaşırsam eğer:

  1. Güven Eksikliği
  2. Çatışma Korkusu
  3. Bağlılık Eksikliği
  4. Hesap Sorulabilirlikten Kaçınma
  5. Sonuçları Dikkate Almama

Birbirine güvenmeyen ekip üyelerinin sağlıklı bir çatışma ortamı oluşturma ve çatışmayı yönetmeden kaçınması beraberinde organizasyona olan bağlılık eksikliğini besler diyor. Kararları benimsiyor gibi görünüp, bağlılık konusunda zayıf kalabilirler.

Ekip üyelerinin kendi bireysel gereksinimlerini önde tutma ya da kendi bölümlerinin hedeflerini ekibin ortak hedefinden önde tutma eğilimi gösterebilirler. Değerlendirme Merkezi uygulamalarında sıkça karşılaşılan senaryo ya da yetkinlik sorularındandır aslında. Benzer bir olay yaşadıysanız, stresi yönetmek durumunda kaldıysanız davranış göstergesi olarak sunabilirsiniz, masanın diğer tarafındaki İK profesyonelleri/danışmanlar bu konudaki deneyiminizi bilmek isteyecektir.

Ekibin bunları yaşamadığı daha rahat bir evrende ise olaylar şu şekilde gelişiyor:

Ekip üyeleri birbirine güveniyor, çatışmaya-sansürsüz çatışmaya girebiliyor, kararlara ve eylem planlarına bağlı kalma eğilimindeler, planları hayata geçirme konusunda birbirlerini takip edip, süreç hakkında hesap sorabiliyorlar, ortak hedefleri sonuçlandırma konusunda da odaklarını koruyorlar.

Bunların yanında kendi zaaflarının ve yanlışlarının farkında olan ekip üyeleri yardım ister, başkalarının deneyimlerini takdir eder ve bunlardan faydalanır, olumsuz karara varmadan önce karşısındakine savunma hakkı tanır, bilgi ve yardım önerme konusunda risk alır.

Bu gibi durumları çözmek için, koçluk, mentorluk, kişisel geçmiş çalışması, 360 derece geri bildirim, kişilik ve davranış tercihi profilleri belirleme, ekip etkinliğine yönelik çalışmalar yapılabilir. Bu noktada liderin rolünün çok önem taşıdığını da belirtmek gerek.

Bitti.

Not: Kitabı okumak isterseniz; Optimist Yayınları/ Bir Liderlik Öyküsü alt başlığı ile yayınlanmış.

İşten Çıkarılma Nedenleri

Şirketlerin işten çıkarma nedenlerine baktığımızda birçok faktörün etkili olduğunu görüyoruz. Genellikle “spesifik” bir neden üzerinden gidiliyor. Ağırlıklı olarak performans düşüklüğü ile gönderilen çalışanlar bazı durumlarda mobbinge maruz kalabiliyor, bazı zamanlarda ise iki taraf anlaşmaya varıyor ve el sıkışarak ayrılma yolunu tercih ediyorlar. Küçülme, yeniden yapılanma da bu nedenlerden bazıları.

Bunların yanısıra çalışan kaynaklı işten çıkarma nedenlerini paylaşmak isterim.

1- Şirket kayıtlarında tahrifat yapma
2- Şirket mallarına zarar verme
3- Mesai saatlerinde uyuşturucu ve alkol kullanımı
4- Başkaldırı
5- Kötü/başarısız yönetim tarzı
6- Şirket politikasına uyumamak, prosedür dışı davranışlar
7- Sosyal medyada geçirilen süre
8- Düşük performans
9- Şirket araçlarını kişisel işler için kullanma
10- Uzun molalar verme
11- İş başvurusu yaparken başvuru formunda doğru olmayan bilgi paylaşımı