İş Arkadaşlarınıza “İyi misin?” Diye Sormanın 20 Alternatif Yolu

Mental hastalıklarla ilgili farkındalık yaratmak için Mayıs ayı seçilmiş.

Birçok kişi, belki siz, belki ailenizden biri ya da iş arkadaşınız bu durumla mücadele ediyor.

Görmesek de duymasak da onların mücadeleleri gerçek.

Her işareti okuyamayabiliriz, ruh halinde ya da fiziksel halinde farklılık inceden ve yavaş şekilde gelebildiği gibi, aniden de olabilirdi.

İşyerinde nazik ve aynı zamanda şefkatli olabiliriz. Küçük bir adım atarak anlamlı farklar yaratabiliriz. Diğerleri ile etkileşimlerinizde inisiyatif alarak daha sağlıklı bir iş ortamı oluşmasına katkıda bulunabiliriz. Başlamak için;

İyi misin?

İyi misiniz?

  • Bugün nasılsın? Sohbet etmek istediğin bir şey var mı? Senin için buradayım.
  • Nasıl hissediyorsun?
  • Seni heyecanlandıran veya endişelendiren yeni ne var?
  • Son zamanlarda aklınızdan neler geçiyor?
  • Şu anda seni desteklemek için yapabileceğim bir şey var mı?
  • Bir araya gelip kahve içmeye ve birbirinizi daha iyi tanımaya vaktin var mı?
  • Şu anda iş ve yaşam zorluklarını nasıl yönetiyorsun?
  • Mevcut iş yükü ile nasıl başa çıkıyorsun?
  • İşle ilgili stres yaratan nedir?
  • Kişisel yaşamınızda işinizi etkileyebilecek şeyler var mı? ya da tam tersi? Anlatmak ister misin?
  • Bu yıl/ay/hafta senin için şu ana kadar nasıl gidiyor?
  • Bu hafta için planların neler? Sohbet etmek için biraz zaman planlamak ister misin?
  • Konuşmak ister misin?
  • Senin için endişeleniyorum, seni rahatsız eden bir şey var mı ve ben sana yardım edebilirim? Bu soruları sorarken yargılayıcı bir tavırdan uzak durmak, etkin şekilde dinleyip soruları doğru tonda yöneltmek önemli diye düşünüyorum.
  • Konuşmak istediğiniz biri var mı?
  • İşler nasıl gidiyor?
  • Aklınızdan ne geçiyor?
  • Son zamanlarda kendine nasıl bakıyorsunuz?
  • Konuşmak istediğiniz bir şey var mı?
  • Strese veya kaygıya neden olan şeyler var mı?

27. İK Zirvesi | Dijital Göçebeler

Yıllardır büyük bir keyif ve heyecanla takip ettiğim, insan kaynaklarına dair en derin içerikleri bulabildiğim MCT’nin düzenlediği İnsan Kaynakları Zirvesi’nin 27.sinde beni ağırladılar.

Ahmet Eryılmaz ile hızlı mı hızlı, tadında bir içerikle karşınızdayım. Dijital Göçebe nedir, kimdir, nasıl olunur? Buyrun sohbete.

#dijitalgöçebe #esnekçalışma #digitalnomad #kariyer #hitechnomad #dijitalgöçebevizesi #kariyermiti #edakoçing #kariyerdanışmanlığı #ikzirvesi

İş Bulmanıza Yardımcı Olabilecek En İyi 12 Şirket

Linkedin profilim üzerinden ulaşan bazı kullanıcılar kimi zaman bana CV iletmek istiyor. Bu durumu yaşadığımızda kendilerine eğer güncel olarak açık bir işe alım pozisyonu yoksa bilgisini veriyorum. İlan üzerinden başvuru yaptıklarında ilgili pozisyon için değerlendirmeye alınıyorlar.

Ve hatırlatıyorum, KVKK gereği adayların ilgilendikleri şirkete bireysel başvuruda bulunmaları gerekmektedir, bir danışman olarak ben aday CV’si network bağlantılarımla ya da şirketlerle paylaşamıyorum.

İş aramaya başladığımızda iki konu öne çıkıyor, biri CV, gezegen üzerinde hemen herkesin duyduğu ve bildiği gibi. Bir diğeri de iş arama platformu. CV’nizi paylaşırken dikkatli olmayı hatırlatmak gerekir, spam mail listesi, dolandırıcılık konuları ile ilgili problemler yaşanabilir, kişisel bilgilerinizin korunduğundan emin olun, CV’nizde kimlik numaranızın yer almasına gerek yok.

İş arama panoları iş aramaya yaradığı gibi, hangi iş ilanlarına başvurduğunuzu da takip etme olacağı sağlar. Hatta bazıları hangi işverenin ya da işe alımcının CV’nize eriştiği bilgisini de verir.

Linkedin Türkiye’de kullanılan en büyük platformun linkedin olduğunu söyleyebilirim. Hem iş arama hem de profesyonel olarak kendini ifade etme fırsatınız bulunuyor. İşe alım için premium kulanıcı olarak recruiter modülünü kullanıyorum.

kariyer.net de CV oluşturup iş başvurusu yapabileceğiniz bir başka içerik sağlayıcı.

iş ararken, lokal iş arama platformlarını kullanabilir, hatta çalışmak istediğiniz sektörleri belirleyerek sektör bazlı iş panolarını da arayabilirsiniz, filtreler yardımı ile sektör, pozisyon, unvan, şehir, şirket büyüklüğünü seçerek ilerlemeniz mümkün.

Yine bahsi geçen platformaların bloglarını okuyabilir, mail listesine kaydolabilir ya da alarm oluşturarak iş ilanlarının size akmasını sağlayabilirsiniz. Birkaç isim daha ekliyorum.

Yenibiriş

Elemannet

secretcv

TopTalent

Bir başka yol, danışmanlık şirketlerinin sitelerini ve ilanlarını takip edebilirsiniz. Danışman olarak çalıştıklarımdan örnek vermek isterim;

Adecco

Manpower

Korn Ferry

Çalışmak istediğiniz şirketlerin ilanlarından başvuru yapabilirsiniz.

Google

Yurt dışında iş arayanlar için en büyük ve en popüler iş ilanlarını bulabileceğiniz iki site aşağıda ekliyorum:

indeed : Web’in en çok ziyaret edilen iş bulma panolarından biri .
Monster: Web’in en popüler istihdam fırsatları veri tabanı tabalarından biri.

Kariyerinizde başarılar ve esenlikler dilerim.

Dijital Göçebelerin Yaşadığı Zorluklar

  • Zaman yönetiminin kritik olması
  • Sürekli çalışmanın olduğu, telefon-notebook kapanmayan bir döngünün yaşandığı, bildirim bombardımanı
  • Teknolojik sorunlar, çalışılan şirketin IT desteği sağlamaması/sağlayamaması
  • Ekipten izole/sosyal hayattan izole bir yaşam tarzı
  • Veri güvenliği
  • Farklı kültüre uyum sağlayamama, esnek olamama
  • Nakit akışı, atm ve banka konusunda sıkıntılar
  • Seyahat sağlık sigortasına bağlı yaşanan aksaklıklar vb.
  • Seyahat türü, yolu, maliyeti, barınma seçenekleri neler olacak?

Unutmadan ülkeden atılma konusu var. Esther Jacobs isimli motivasyon konuşmacısı yıl içerisinde çok fazla sayıda seyahat gerçekleştirdiği ve sisteme uygun olmadığı gerekçesi ile vatandaşlık haklarını kaybetmiş, banka hesapları, emeklilik ve sosyal güvenlik hakları fezaya doğru kaybolmuş. Hollanda’da şöyle bir durum var yılın 4 ayını ülkede geçirme zorunluluğunuz olabilir. Esther Hollandalı bürokratlar ile çok savaşmış.

Bir de:

Yoldaki Hayata Nasıl Hazırlanırım?

Ne tür işlerin sana uygun olduğunu düşün.

Daha fazla özgürlük kazanmak adına üretkenliğimi nasıl arttırabilirim?

Gerçekten ne için çalışıyor ve yaşıyorum?

Jeo-Arbitraj/ Daha düşük yaşam maliyeti olan yerlerde yaşayabilir miyim? Değeri yüksek olan para biriminde maaş alabilir miyim?

Dijital göçebe olmak için sahip olmam gereken alışkanlıklar neler?

Minimalizm bana göre mi?

İş cenneti, varlık cenneti, oyun alanı olan, siber uzayda sığınak sağlayacak bir ülke bana uyar mı?

Belki de yaşam tarzınıza bağımlı olan bir patatessinizdir. Kime ne?

İşe Alımcının Dijital Göçebe Konusuyla İmtihanı

Yeni Çalışan Sınıfı: Dijital Göçebeler

Değişen mevsimlere göre çalıştığınızı düşünün, Salim Dündar kulaklığınızdan “Sen mevsimler gibisin, değişirsin Sevgilim” şarkısını söylesin bir yandan.

Hayatın etrafında şekillenen iş, esnek çalışma modelleri, pandemi derken işe alımcıların yürütülmesi gereken bir operasyon daha geldi. Uzaktan çalışan kişi bir dijital göçebe olsun mu?

Dijital Göçebe İşe Alım Kararı

İlk olarak düşünmen gerekenler:

  • Yasalar tarafından korunuyor mu? Hem şirket hem de çalışacak olan göçebe yasal düzenlemelerle güvenli alanda mı yer alıyor?
  • Vergi ile ilgili düzenlemeler neler? Endonezya’da hem turizm trafiği hem gelir artışı hem de imaj açısından dijital göçebelik ile ilgili adımlar atıldı. Bunun için bir hedefleri ve ajandaları bulunuyor. Çalışan kişi hangi ülkenin vergi sistemine dahil olmalı? Mesela Estonya dijital göçebe vizesini veriyor ancak çalışılacak olan şirketin farklı bir ülke olması ve sözleşme ile bunun kanıtlanmasını beklemekte.
  • Veri güvenliği nasıl sağlanacak? Korsanlık, dolandırıcılık, güvenlik konuları ile ilgili ek senaryo çalışıldı mı?
  • Peki ya sigorta? Sağlık ve seyahat ile ilgili sigortaların çalışan tarafından mı yapılmasını talep edeceksiniz yoksa bunu şirketiniz bir yan hak olarak mı sunacak. Çalışan maliyetleri, yan haklar ile ilgili yönetim kararı ne olacak?
  • İş sağlığı ve güvenlik konularında, bulaşıcı hastalık, izolasyon, yerel hastalıklar konusu kritik, bu başlıklar ile ilgili eylem planı ne olacak?
  • Uzaktan çalışma, kurum kültürüne uyum, dil ve zaman bariyeri nasıl aşılacak?
  • Deneyimi değerlendirirken nelere dikkat edilecek, aday profili oluşturmada kullanılacak test bataryaları veya değerlendirme sistemi ne olmalı? Olmalı mı?
  • Tanrım!!! neredeyse en önemlisini unutuyordum! PERFORMANSINI NASIL ÖLÇECEĞİZ????? Değerli saatler uygulamasına ne dersiniz? Etkin ve verimli çalıştığı saatler faturalansın, yanına da temel yetkinlik ekleriz. Ohhhhhh, bitti gitti.

Dijital Göçebe. Ama Hangi Ülkeyi Seçmeli?

Maksimum özgürlüğü hissetmek için vatandaşlığınızı ve pasaportunuzu optimize etmek isteyebilirsiniz. Stratejik olarak oturma yönteminizi bulmanız öneriliyor.

İyi bir vize ağına sahip olan, görece daha küçük ülkeler işinize yarayabilir. Yerleşik olmayanlar için askerlik vb. yükümlülükleri de incelemekte fayda var.

Bazı pasaportlar oturum izni olmasa dahi alınabiliyor. AB kimlik kartı ve Mülteci Pasaportu yine kurtarıcı.

Dijital Göçebe olarak seçeceğiniz yeni ülke için yardımcı olacak sorular;

  • Mevcut iş/yaşam dengeniz ne alemde, nasılsınız, iyi misiniz?
  • Çevrenizdeki insanların zihniyeti nasıl, düşünce yapıları, dünyaya bakış açıları?
  • Bulunduğunuz yerdeki iklimden memnun musunuz? Daha sıcak mı, yoksa daha da soğuk mu olsun?
  • Ülkenizin siyaseti? Memnun değil misiniz?
  • Ülkenizdeki fiyat düzeyi? Satın alma gücü ve mutluluk düzeyine bakın, daha az harcayıp daha fazla mutlu olacağınız ülkeler olabilir.
  • Hükümetinizin vergi ortamı? Vergi önemli.
  • Trafik? Işıklarla mı yoksa Hindistan usulü mü?
  • İş ahlakı nasıl?
  • Hissettiğiniz özgürlük veya mahremiyet miktarı ne düzeyde?
  • Hayatınızdaki macera (eksikliği)?

Ülkere baktığımızda bazı şartlar öne sürebileceklerini fark ediyoruz. Norveç mesela, 35K Euro gelir bildirme şartı var. Estonya ise vize alacak göçebenin çalıştığı şirket başka bir ülkede olsun istiyor ve kontratla bu durumu ispatlasın. Endonezya ise “Ne olursan gel” diyerek Rumi’yi selamlıyor sanki. 5 yıllık Dijital Göçmen vizesi veriyor, 3.6 milyon turist çekmeyi hedefliyor. Sabit yaşam maliyetleri, evcil hayvanla seyahat, veri güvenliğinin nasıl sağlanacağı sorularını da cevaplarsanız işiniz daha da kolaylaşır gibi.

Neler Oluyor?

İşe alımda aktif sezona geçtik, dolayısıyla ava çıktım, #işavı #kariyeravı #işealım #işgörüşmesi #headhunt etiketlerini kullanarak linkedin profilimde ilanlar paylaşıyorum. İlgili ilanda yer alan pozisyona uygun olduğunuzu düşünüyorsanız kullandığım platformlardan başvuru yapabilir ya da postlarda yer alan e-mail adreslerine pozisyon adını yazarak başvuru yapabilirsiniz. Ayrıca takip ederseniz de akıştan haberiniz olabilir.

Eda Koç Kariyer Danışmanlığı

Koçluk ve Kariyer Danışmanlığı, İş Görüşmesi Simülasyonu, Değerlendirme Merkezi Simülasyonu, CV Kritiği görüşmeleri devam ediyor, takvimdeki boşluklara bakarak hafta içi ya da bazı durumlarda hafta sonu görüşme yapabiliriz.

Kitap okumaları devam ediyor, okuduğum tüm kitapları #goodreads hesabım üzerinden takip edebilirsiniz ya da #instagram hesabımda da sıklıkla yer veriyorum.

Filmler, diziler belgeseller için de zaman ayırıp, hafta içi çoğu sabah park yürüyüşlerine devam. Ayrıca sokak kedileri için ayrı projelerimiz de mevcut.

Hepinize olağanüstü bir ay dilerken, pazartesi günlerinizin de istediğiniz gibi geçmesini diliyorum.

Nerede O Adaylar?

İşe alım sürecinin herhangi bir aşamasında adaylar bizi yalnız bırakabiliyor. Süreçten çekiliyor, görüşme hiç yaşanmamış gibi davranabiliyor(*kırık kalp burada). Neden?

  • Kendi zamanlarına saygılı olunmadığını düşündükleri için
  • İşe alım süreci çok uzadığı için
  • Ücret paketi beklentinin altında kaldığı için

Sisteme CV yükleme, minimum bilgilendirmeye rağmen görüşmeye katılma yüce gönüllülüğü göstermiş ve zamanı değerli olan aday;

Size göre gerekli olan, mutlaka tamamlanması gereken testlere girmeyi kabul ediyor.

Defalarca tekrarlanan takvim güncellemeleri, işe alımcının uygunluğu olsa, yöneticinin olmadığı zamanlar nedeniyle işler çıkmaza giriyor.

İş teklifleri 2 yıl sonra geliyor mesela.

Aday ilgili yöneticinin süreç ile ilgili bilgi vermemesi nedeni ile süreçten kopabiliyor. Bana daha sürecin bilgisini vermeyen yönetici birlikte çalıştığımızda neler yapmaz? gibi bir düşünce oluşuyor zihinlerde. Olasılık dahilinde, geri bildirim kültürünün çok güçlü olmadığı bu coğrafya için makul bir kaygı diyebiliriz.

Mülakat sonrası yapılan sanal kontrol, forum, sözlük, kariyer blogları, twitter araştırmaları sonucunda okuduğu negatif yorumlar nedeni ile, ek olarak eski çalışan yorumları ile ufkunda ötesine geçerek kayboluyor.

Bu anlatılanlar bizi marka elçisi olmaya, aday deneyiminin yetenek kazanımındaki kritik rolüne getiriyor. İşveren Markası ile ilgili atılan adımlar, zayıf aday deneyimi problemini çözmeye yetmiyor.

Thrive Map isimli değerlendirme sağlayıcı firmanın araştırmasına göre adayların(Kuzey Amerika’da yapılmış araştırma) %47’si işe alım öncesinde yapılan değerlendirme merkezi uygulamalarından hoşlanmıyor. Türkiye’den bir kaynağa ulaşırsanız lütfen beni de haberdar edin:)

Saygı duyulan, yüksek kaliteli aday deneyimi yaratmak için misyon, vizyon, kültür, repütasyon gücünden faydalanmak itici güç. Daha fazla pozitif deneyim sağladığınızda daha fazla aday şirketinize referans olacaktır.

Çalışanlar pozitif deneyimi paylaştıkça adaylar daha fazla pozisyona başvuru yapacak, markanın ürünlerini ya da hizmetlerini kullanmayı tercih edeceklerdir/edebilirler.

2007 yılında 7 kez adaya dokunulan iş görüşme süreçleri, sınav, bölge görüşmesi, panel görüşme, 8. derece yönetici görüşmeleri yapılırdı. Süreçleri sadeleştirmek, adayı ve İK’cıyı yormadan da işe alım yapabilmek aradan geçen zamanda mümkün olmalıydı. Adayı şimdi dil testine alalım, haftaya genel yetenek testi ve sonrasında kişilik envanteri yaparız, bir de üzerine değerlendirme merkezi uygularsak şahane olur. Sonra Türkiye’nin şehirlerini alfabetik olarak tersten saysın.

Aday hala hayattaysa ve sizi bloklamamışsa belki referans kontrolü ve sonrasında ücret teklifi aşamasına geçer, hatta şanslıysanız ücret pazarlığı bile yapabilirsiniz??

Belki de adaya kimse farklı bir iş teklifi ile gitmemiştir.

Bitti.

Zoom Tavan

Zoom Tavan

Cam tavanı hatırlarsınız. Nur topu gibi bir kardeşi olmuş, adı: Zoom Tavan.

Uzaktan çalışanların hayatı çok kolay gibi algılansa da görünmeyen sınırlar, online dünyadan kopmalar, fiziki olarak orada olmama halinin getirdiği sıkıntılar hayatlarını etkileyebiliyor.

Yapılan araştırmalarda ve öngörülerde pandeminin dezavantajlı grupları etkileyeceği vurgulanmıştı. Kadınların iş hayatında karşılaştığı kronik sorunların yenileri eklendi. Aynı şekilde azınlık grupların da bu gelişmelerden etkilendiğini söyleyebiliriz.

Pandemi hem hazır olmamamıza rağmen robotik ürünlerin çalışma hayatına daha hızlı geçişini getirdi hem de uzaktan çalışma ve diğer esnek modellerin yükselişini yakınlaştırdı.5-10 yıllık bir zaman aralığında görece sağlıklı bir geçiş yapmak beklenirken kendimizi #zoomyorgunluğu yaşadığımız toplantılarda bulduk.

Uzaktan çalışanların karşılaştığı sorunlar görüş alanında olmama, farklı zaman diliminde olma, kişilerin aklında bulunmama şeklinde sıralandı. Gündelik ofis görüşmelerinin olmadığı, sosyal becerilerin olmadığı ya da kısıtlı kullanıldığı, WhatsApp ve benzeri uygulamalardan kısa mesajlarla işlerin tamamlanmaya çalışıldığı, online dünyada var olduğunuz bir çalışma düzeni. Yüz yüze çalışan ekip üyesinin daha yakın, uzakta olanın daha sanal, gözden ırak olanın gönülden de ırak olduğu bir dönem.

Goldman Sachs CEO’su David Solomon uzaktan çalışmayı sapma olarak nitelendiriyor. Bilinen normalin dışında olması sanki kılıf hazırlıyor gibi. Üretkenlik, verim, etkin çalışma kavramları bir önyargı yaratıyor olabilir mi? Uzakta olanlar üretken bir şekilde çalışmıyor olabilir mi? Her şeye bahanesi olan insanoğlu için bu da mümkün.

BEKLENTİLERİ YENİDEN TANIMLAMA ZAMANI

Kadınların ve temsil edilmeyen grupların hemen her konuda savaşmaları ve haklarını almak için daha sıkı çalışmaları gerekiyor.

Doğum izni kullanan ve izin sonrası uzaktan çalışmaya geçmek isteyen bir çalışanın şirketi, yakın zamanda Türkiye’den çalışmasına izin vermedi. Adı bende saklı kalacak olan ve uluslararası bir marka olan bu şirket önce ücreti düşürmek için çalıştı, Türkiye low-cost durumda olduğu için aynı bantta ücret ödemek istemedi, danışmanlık şeklinde bir ortaklığına sıcak bakmadı, tedarikçilerden birinden bir pozisyon önerdiler + piyasanın %30 altında ücret paketi önerdiler, en sonunda farklı bir ülke önerdiler. Elbette şirkette çalışanlar için emsal teşkil edecek bir kararın altına imza atmak istenmemesi temel odaktı. Kahramanımız olan kadın çalışan haklarını geride bırakmamak için diğer ülkeye transferi kabul etti zaten mevcut ekibinde o hamilelik iznindeyken yerine biri işe alınmıştı bile.

Kariyeri için savaş halinde olan, tırmalayan, yabancı düşmanlığı ile uğraşan, fosil mizojin kalıntıları ile her gün karşılaşan kadınların öykülerini dinliyorum, koçluk ya da danışmanlık yapanlar beni tanıdık hislerle okuyacaklardır sanırım. Dr. Elena Voyles; “Uzaktan çalışanların kariyer basamaklarını tırmanmaya çalışırken birçok engelle karşılaştığını” paylaşmış.

Yabancı düşmanlığı, ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı, kapsayıcı olmayan iş ortamından bir an önce kurtulmamız gerekiyor. Her bireyin değerli ve biricik olduğunu hatırlamak, uzaktan çalışanlara hissettirmek önemli.

Şirketler bu konulardaki hassasiyetlerini geliştirmek adına;

Anket yapabilir,

Uzaktan çalışma/evden çalışma ile ilgili prosedürleri güncelleyebilir,

Hibrit model nasıl işleyecek? Kimler evden çalışabilir? Nasıl? sorularını cevaplarken iç müşterilerin görüşlerini alabilir. Çalışma ve kurum kültürünü, çalışanlarınıza hangi şekilde aktarıp, onların içselleştirmesini ve yaşamasını sağlayacaksınız?

En büyük soru terfi süreçlerinde uzaktan çalışanlara, yakından çalışanlar kadar adil davranacak mısınız? Ne zaman?

Zoom Tavan için liderler ne yapabilir?

  • Uzaktan çalışma ile ilgili prosedürlerin formal hale getirilmesini sağlayabilir
  • Toplantılarda herkesin katılımını sağlayan, eşitlikçi bir ortam yaratabilir
  • Yöneticilerle 1:1 görüşme yapabilir
  • Esnekliği tüm çalışanlar için arttırabilir
  • Yeni metrikler tanımlayarak, performans değerlendirme kriterlerini standart hale getirebilir
  • Daha açık ve kabul gören bir işyeri ortamı oluşturabilir
  • Evler, işyeri/ofis gibi tasarlanmadığı için çalışanlara psikolojik güvenlik sağlamak için onları desteklediğini hissettirebilir

Etkili Dinleme

Dinliyorum.

Koçluk ile ilgili temel kavramların başında dinlemek geliyor. Eğitimi aldıktan sonra bir koç, bununla ilgili olarak dünyanın geri kalanını bilgilendirmek için içinde dinginlenemez bir istek duyabilir. Doğal olarak postlarında dinlemenin önemine, danışmanlık, terapi, koçluk arasındaki farklara rastlayabilirsiniz. 

Liderlik eğitimlerinin de önemli bir parçasıdır. Dinleme çok kritik bir yetkinliktir, karşıdakini anlıyor mu? Onlara zaman ayırır mı? Duygu ve düşüncelerine değer verir mi? Yoksa kendi gündemini aktarmak için sırasını mı bekler?

Bir koç, danışanın söylediklerini ya da söylemediklerini anlamak için dinler, hikayesini ve gerisindekilerini anlamlandırmak, kendini tanımlama şeklini, hayallerini, amacını, değerlerini, korkularını, sınırlarını, nerede geri çekileceğini, iç eleştirmenin nerede ortaya çıktığını, hedefe doğru ilerlemeyi ya da danışanın nerede dengesini kaybettiğini fark etmesi için dinler. Derin dinleme yapar, bilinçli bir şekilde dinler. 

Bazı dinleme şekillerini sıralayayım:

  • Aktif/Katılımlı dinleme
  • Katılımsız/İzleme yoluyla dinleme
  • Yaratıcı dinleme
  • Eleştirel dinleme
  • Empatik dinleme
  • Not alarak dinleme
  • Seçici dinleme

Yanlış diyebileceğimiz dinleme türleri var mı? Bu tür dinlemeler stres yönetmenizi ve çatışma ile ilgili aksiyon almanızı gerektirebilir. 

  • Savunucu dinleme
  • Seçerek/cımbızlayarak dinleme
  • Yüzeysel dinleme
  • Tuzak kuran bir şekilde dinleme

Karşımızdakine konuşması için fırsat yarattığımız ve sözel olmayan mesajları dikkate aldığımız(beden dili, ses tonu…) bir dinleme hayal ürünü mü?

Çalışma hayatında hiyerarşide yukarı çıktıkça zaman yönetimin öneminin daha da arttığını, kısa ve öz bir şekilde konuları aktarmanın önemli olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında liderler de etkin bir şekilde dinlemeye odaklanmalı. Konsantre olma gücünü geliştirme, dinlemeyi bozacak etkenleri dikkate almama, belki not alma ya da ön hazırlık yaparak görüşmeye/toplantıya girme işinizi kolaylaştırabilir. 

Etkili dinleme, takım arkadaşlarınızla daha iyi iletişim kurmayı sağlar, gerçekleri öğrenmeye yardımcı olur, karşılıklı güveni tesis etmeye yardımcı olur, dinlerken göz kontağı kurduğunuzda(ister yüz yüze-ister online ortamda) iletişimi daha güçlü kılarsınız. 

Pasif dinleme türünde katılımsız bir dinleme yapılır, dinleyici sessizdir, yalnızca sessiz bir şekilde konuşmacıyı dinler. Etkileşime girmez. Anlatılan konuya odaklanır. 

Aktif dinlemede en belirgin özellik bilinçli bir şekilde ve sürekli olarak geri iletim kullanılmasıdır. Dinleyen konuşanın dinlediklerini açarak  geri bildirim verir ya da karşılık verir, konuşanın ne anladığını öğrenmiş olur. 

Eleştirel dinlemede amaç kendi doğrularını bulmaktır, çok yönlü bakış açısı ile dinleme yapılır.

Danışmanlar dinlerken konsültasyon amaçlı dinleyebilir, sorunu ya da durumu anlamak, probleme çözüm bulmak, gözlem-kanıt bulma, etiketleyerek ilerlemek gibi yerlerden geçerler. Koçlukta iç sesi susturarak dinlersiniz. 

Dinleyicinin yetileri, zihinsel kapasitesi, önyargıları, kelime dağarcığı, ilgi, istek, bilgi-birikim, dinleme hızı, fiziksel ortam, gürültü, konuşulan konuya aşırı duyarlılık ya da ilgi duymamak gibi etmenler dinleme faaliyetinde farklılık yaratabilir. 

Liderlik konusunda karşı tarafı dinlemede sorun yaşıyorsanız EQ ya da dinleme konularına yönelebilirsiniz, güçlü yanlarınız/gelişim alanlarınız ile ilgili farkındalık yaşamanız yönetim becerilerinizin gelişmesine yardımcı olacaktır. Eh bu konuda koçluk almak isterseniz kimse hayır demez.