İş Teklifini Nasıl Reddederim?

Çok basit, e-mail veya telefon yoluyla ilgili işe alım profesyonelini bilgilendirerek. Bazen bir işe alım uzmanı, bazen departman müdürü, bazen headhunter olabilir, hiçbiri değilse belki şirket sahibidir iş teklifini gerçekleştiren. Teklifi okuduktan sonra size değerlendirmeniz için birkaç gün verilebilir, verilmezse siz rica etmekten çekinmeyin, 3 saniye içinde cevap vermek zorunda değiliz unutmayın.

Mektup yollayarak demek isterdim ama o günler oldukça geride kaldı. Net bir şekilde, açıkça teklif edilen pozisyon ya da işin niteliği ile ilgili beklentileri ve potansiyeli değerlendirin, olmayacağına inanıyorsanız karşı tarafı bilgilendirin. Hem işe alım sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine yardımcı olacaksınız hem de bireysel markanız parlamaya devam edecektir.

Sıklıkla paylaşılan iş teklifi reddetme nedenlerine bakalım;

  • Farklı bir iş teklifini kabul etme,
  • Ücret paketi, yan haklar ile ilgili beklentileri karşılamaması, henüz “Bu paket beklentimin çok üzerinde o neden kabul etmiyorum.” diyen bir aday ile karşılaşmadım, o nedenle beklenenin altında sunulması diyebiliriz,
  • Karşı teklifin alınması, adayınız şirketi ile durumu paylaşmış ve işten çıkarma süreci başlasın istiyordur, karşı şirket ücrette ya da pozisyonda iyileştimeler yapar ve adayınız gelmekten vazgeçer,
  • Uzun bir işe alma süreci, bürokrasinin varlığı ve adayın motivasyon kaybı ile sonuçlanan red,
  • Sınırlı terfi fırsatı, çorak kariyer yolu,
  • İşin, pozisyonun ya da şirket kültürünün adaya uymaması,
  • Eskiden olsa lokasyon, yeni dönem için uzaktan çalışma, esnek çalışma gibi modellerin olmaması,
  • Yetersiz taşınma paketi.

Eklemek istedikleriniz olursa lütfen paylaşmaktan çekinmeyin.

Konu bağlantılı bir yazı: Ne Zaman İşten Ayrılmalıyım?

Bir diğeri: İşten Çıkarılma Nedenleri

Az daha unutuyordum, teklif ile ilgili aklınızı kurcalayan soruları sormaktan çekinmeyin, teklif beraberinde pazarlığı da getiriyor, çalışmaktan mutlu olacağınız durum ve rakamları paylaşma konusunda geride durmayın.

İyi hafta sonları.

Pasif Aday/Pasifteki Aday/İş Arayışı Pasif Olan Aday

Aslında iş arayışı aktif değildir yine de doğru fırsat kapısını çaldığında, değerlendirmekten geri durmaz.

Mutlu ve adanmış şekilde çalışan profesyonelleri yeni bir iş fırsatına çekmek için ekstra efor sarfetmek gerekebilir, ücret bandı tek kriter değildir, ikna için headhunter hünerlerini konuşturur. Herhangi bir pozisyon için işe alım görüşmesine gittiğinizde/online olarak varlık gösterdiğinizde sizin de şirketi değerlendireceğinizi, bunun iki taraflı bir süreç olduğunu hatırlayın lütfen.

Özel yaşam-ücretli iş dengesi, prestij, sorumluluk, sosyal girişimcilik, kariyer fırsatları, ücret paketi, yan hakların kapsamı, kariyer fırsatları iş değiştirme nedenlerinden birkaçı.

Pasifte olan aday, linkedin profilini, cv’sini güncelliyor olabilir, aktif olarak ilanlara başvurmaz, iş aradığını sosyal çevresi ile paylaşmaz, zaten iyi bir işte çalışıyordur, danışman ya da avcı onu proaktif olarak arar, derin bir ağ kurma becerisini kullanır ve avlamaya çalışırlar.

Modern çalışma hayatı ile birlikte anlam değiştiren kafa avcılığı(ki bizler onları 17 yy. sonunda kabileler halinde gövde bütünlüğünü sonlandırıp, rakibine/rakiplerine göz dağı veren eski dünya insanları olarak biliyorduk) siz ofisinizde çalışırken masa telefonu ya da cep telefonu en olmadı mail adresinizden size ulaşan, neredeyse reddedemeyeceğiniz bir teklifle size gelen hafif gizemli, prestijli profesyonellerin yaptığı işti, haliyle sözleşme ve fatura da sürecin bir parçası.

Pasif olan adaylarının işe alınması için birkaç öneri sıralamak gerekseydi;

  • Çalışan referans programı oluşturun,
  • Networking buluşmalarında aktif rol alın, son dönemde Clubhouse’da networking odaları oldukça popüler,
  • Sosyal medya bağlantılarınızı kullanın, twitter, fb, IG, Reddit gibi siteler işinize yarayabilir portföy inceleme vb.,
  • Sektör konferansları, zirveler, seminerlere katılın, hackathonlar, kariyer fuarları and kampüs organizasyonlarında görünür olun,
  • Linkedin benzeri sosyal platformalar da pasifte yer alan adaylara ulaşmak, yetenek havuzlarını değerlendirmek için kullanılacak alanlardan.

Makine Öğrenmesi, süper yapay zekalar, önyargısız işe alım süreçleri tasarlanana kadar mevcut beceriler, mevcut işe alımcılar ile pasifteki adaylara ulaşıp, yeteneği bir şirketten diğerine geçirmeye devam edeceğiz. Aktif iş arayışı olup, iş avına çıkan ve ilanlara başvuranlar ise başka bir hikayenin konusu olacak.

Şimdi karar vermeniz gereken konu kariyerinizi değiştirmek, başka bir alana geçmek, başka bir görevi üstlenmek, yeni bir kültürü tanımayı istemek gibi bir eksene kayıyor. Soruyorum o halde;

Aktif bir aday mı olacaksınız yoksa pasif aday olarak kalmaya devam mı?

Kim bilir belki yarın sabah sizi bir beyin avcısı/kafa avcısı olmadı bir headhunter arar, belki biri sizi önermiştir, belki e-mail ile referans aday istenmiştir, belki de kişisel markanız dağları ve denizleri aşıyordur.

Şimdilik bitti.

Yapay Zeka ile İş Görüşmesi

 

İş hayatı paralize oldu.

Öğretim yılının kapanabileceği, ötelenebileceği üniversiteler içinse online eğitimin Nisan 2021’e kadar sürebileceği konuşuluyor. 

19 Mart 2020. Hiçbir şey net değil. #evindekalturkiye #stayin

İş pazarına baktığımızda parlak olmayan tablo belirsiz bir hal aldı.

İş görüşmelerinin ötelenmesi, online hale gelmesi, birebir görüşmelerin telekonferanslara dönüşmesi izliyoruz. 

Adaylarla yüz yüze görüşmeyi tercih eden eski usul işe alımcılar mutsuz. 

Online mülakat olanağı sağlayan platformlar günde iki kez linkedin üzerinden ürünlerini ve bu zor günlerde ne kadar çevik olduklarını gözümüze sokmaya devam ediyor.

Skype ile toplantı yapmaya çalışanlar birkaç gündür stresli, senkron sorunu kullanıcıları demoralize ediyormuş. Alternatif öneri ZOOM. 

Türkiye’de kullanılan online işe alım platformlarına örnek isteyen olursa HRPEAK, HR VENUE ilk aklıma gelenler. 

Amerika’dan bir örnek ise robot işe alımcı dalında; HireVue 2004 yılında kurulmuş bir şirket, yapay zeka değerlendirme sistemi ürünü ile ilk olarak üniversite kampüslerinde kullanılmış, şirketlere iş görüşmesi konusunda destek vermiş. Veri uzmanı ekibi, endüstriyel ve organizasyonel psikolog ekibi ile birlikte çalışmış, ‘surat hareketleri’ için bir yazılım yaratmış. Görüşme videolarını değerlendiriyorlar, Nike, Intel, Honeywell gibi müşterileri bulunuyor. Müşterisi olan bir banka her gün 1000 video gözden geçiriyormuş. HireVue daha sonra MindX şirketi tarafından satın alınmış. 

*Burada sorumluluk işe alım yapan şirkette oluyor, verinin yorumlanması işe alım yapan tarafından.

Yapay zeka ile görüşme yapmanın zorluğuna bakarsak eğer, hangi kelimeleri kullandığınız, mimikleriniz, ne kadar iyi bir konuşmacı olduğunuz test edilecek. IQ, EQ test sonuçlarınız, kişilik envanterleriniz de yine online olarak değerledirilebilir. 

Yaşanılan gerginliğin Lie to Me ile Person of Interest arasında bir yerde olduğunu söyleyebiliriz. Eğer robot size bir sonraki aşamaya geçecek izni verirse diğer görüşmelere katılabilirsiniz.

Bu da bizi gerçek kariyerlerin soylu dünyasında iş ararken yeni beceriler kazanmaya, esnek olmaya, nöroplastisiteye, farklı bakış açılarına karşı daha ılımlı bir yaklaşım sergilemeye getiriyor. Merhaba Koç’lar, coaching ile uğraşanlar. 

Aday deneyimi açısından bakıldığında insan sosyal bir varlık ve karşısında İK’cı/İşe Alımcı bir robot ister mi? 

Bir yanda “evden çalışmak o kadar da kötü değilmiş” diyenler, bir yanda “biz hala ofisten çalışıyoruz, bu insanlar neden gözümüze sokmaya çalışıyorlar ve bizi düşünmüyorlar” diyenler duyuyorum. Motivasyon herkes tarafından olumlu karşılanmıyor. İzole olmayı öğreniyoruz ve 2020’de dışarı çıkmadan çalışmak zor. 

Gerçek: Benim gibi evden çalışma imkanı olanlar, çocuksu bir coşku ile paylaşım yapanları yadırgamıyor. 

İşe gider gibi giyinenler, sadece üst beden formal altta şort, eşofman takılanlar gülümsetiyor. 

Evde yapılacak aktivite sıralayanlar, kendine dönmeye çalışanlar, hiçbir şey yapmadan duvara bakanlar, meditasyon yapanlara selamlar.

BIRAKINIZ YAPSINLAR. 

 

 

Mülakat Hataları

Adayların mülakatta yaptıkları hatalar nelerdir sorusu geldi;

1- Kendisi için uygun olmayan bir rol için görüşmeye gitmek/size ulaşan İK profesyonelinden detaylı görev tanımı paylaşmasını rica edin.

2-Güçlü yönlerinin ya da gelişim alanlarının farkında olmamak/size yakın olan kişilerden ya da çalışma arkadaşlarınızdan/yöneticilerinizden yardım isteyerek ilk adımı atabilirsiniz, kendinizi diğerlerinin gözünden görmeyi deneyin.

3-Şirket hakkında bilgi sahibi olmamak/pozisyonu anlamamak, adresi kontrol etmemek.

4-İşe dair motivasyonunu aktaramamak, görüşmede konuşmamak, sorulara isteksiz cevap vermek olumsuz olarak değerlendirilmenize neden olabilir.

5-Cv’de yanlış/güncel olmayan bilgilere yer vermek.

6-Eski çalıştığı şirketi/yöneticileri kötülemek(olumsuz deneyimleri sakin bir şekilde aktarmayı deneyin).

7- Olduğundan farklı gibi biri görünmeye çalışmak.

8- Çalışmak istemediği bir departman/tercih etmediği bir rol için karşı tarafın ikna çabaları ile iş teklifini kabul etmek.

Tüm bunların dışında aday olarak görüşme sürecini, aşamaları, geri dönüşlerin ne zaman yapılacağını, ücret paketinin neleri kapsadığını, değerlendirildiğiniz ve potansiyel roller için kariyer yolunu sorabilirsiniz, görevin zorlukları, gelişim planı, işin doğası, bağlı olunacak-raporlama yapılacak 1. ve 2. yöneticiler gibi konular da detaylandırılabilir.

Hata yapmadığınız günler dilerim.

İşveren Markası

Marka vaattir mottosu ile söze başlayalım, bireysel marka siz odada değilken hakkınızda konuşulanlardır ve tüm bunlar hem iç müşteri hem de dış müşteriye dokunur.

Konunun muhatapları:

  • Pazarlama,
  • Kurumsal İletişim,
  • İK,
  • İlgili İş Birimi ve bazen Fonksiyon Yöneticileri

Amaç cazip hale gelen işyerlerinde çalışmak, çalışma arkadaşlarımızın marka elçisi gibi davrandığı bir ekosisteme doğru geçiş. Çek-etkile, bağla, elde tut döngüsü, şirketinizde yeni işe başlayacak potansiyel çalışana “Bu şirkette çalışmak istiyorum.” arzusunu oluşturma çabası bir yerde. Bunun için uygulamalar geliştirme, mevcut süreçlerin yeniden yazılması ile başlıyor hikaye.

En iyi iş ortamını oluşturma, en iyi iş ortağı ile çalışma ayrıcalığı, en iyi paydaş… Farkındalığı yükselterek şirket içerisinde çalışan her bireyi marka elçisi ya da ajanı haline getirme.

Ne olacak?

İşe alım süreleri kısalacak, maliyet boyutunda katkı sağlayacak, iç / dış müşteri sadakati artacak, niteliği yüksek çalışan kazandırılacak.

Neler yapılabilir?

  1. İK’ya özel bir web sitesi tasarlanabilir, İşveren Markası faaliyetlerinizi aktarabilirsiniz,
  2. Oryantasyon ve Onboarding süreci yazılı hale getirilir,
  3. Kişiye özel “Hoşgeldin” mesajları, yöneticinin telefonla araması, masasına eşyalarının önceden yerleştirilmesi, ilk gün çiçeği gün içerisinde sunulması fark yaratan hareketler olabilir,
  4. Buddy uygulaması, buddy sürecinin aksamadan işletilmesi,
  5. 3-6 aylık dönemlerde memnuniyet görüşmelerinin yapılması, var ise karşılaştığı sıkıntılar ile ilgili geri bildirim alma,
  6. Çalışan(anne, baba) ve çocuk ofis günlerinin düzenlenmesi,
  7. İşveren Değer Kitapçığı’nın hazırlanması,
  8. Mülakat Rehberi hazırlanması,
  9. Üniversite işbirlikleri, kariyer günleri, staj programlarının hazırlanması, sertifika programı tasarımı, tez konusunda proje desteği sağlama, şirket yöneticilerinin üniversitelerde konuşmacı olarak yer alması ya da ders anlatması,
  10. Çalışanın ailesini tebrik etme, performans nedeni ile ödüllendirme ve sonrasında isme özel belge hazırlanması,
  11. Terfi, transfer sürecinde tebrik mesajının İK tarafından gönderilmesi,
  12. İşe alım süreçlerinde arkadaşını getir temalı gönüllü elçi projelerinin tasarlanması,
  13. İş yapış şekilleri ile ilgili yeni fikirlerin paylaşılacağı bir platform oluşturulması,
  14. Kurum gazetesi çıkartılması.
  15. Liderlik Gelişim Programı vb. programların oluşturulması.

Çalışan Bağlılığı beraberinde müşteri bağlılığını getirir, arzu edilen imaja yakınlaştırır, güç kazanmayı sağlar. İşveren Markası ile ilgili çalışma yapan bazı şirketleri paylaşmak isterim, şanslıyım 3 tanesinde görev aldım.

Ergo Turkey

Turkcell Global Bilgi

Enerjisa

sahibinden.com

Loreal

Schneider Electric

speak

Bitirirken, belki bundan sonraki dönemde sosyal mecralarda takipçiler ve onların etki alanları üzerinden İşveren Marka stratejisi konumlandırılabilir.

İyi bir gün dilerim.

Outsourcing

1980’lere kadar taşeron kullanma ya da fason iş yaptırma, günümüzde ise dışarıya iş verme veya dış kaynak kullanımı(outsourcing) olarak karşımıza çıkan bu modern yönetim yaklaşımı, maliyet odaklılık ve dinamik olmayı içeren, stratejik olarak kullanılan bir yönetim aracı haline geldi.

Outsourcing, sadece iki firma arasındaki mal ya da hizmet alışverişi değil, bu yaklaşımda iki tarafında kazanabileceği bir tür stratejik ortaklık olarak adlandırılabileceğimiz bir ilişkinin varlığı söz konusu. Bir veya daha fazla tedarikçi arasındaki sözleşmeye dayanan uzmanlaşma olarak da ifade edilebilir. Bu çalışma tarzında outsource olarak çalışacak olan personel dış kaynak sağlayıcı(outsider) firma üzerinden bordrolanır, belirli süreli bir sözleşmeye bağlı olarak ana firma için çalışır.

  • Üst yönetimin desteği
  • İlişki yönetimi
  • Stratejik vizyon belirleme
  • Duyarlılık( mevcut çalışanları bilgilendirme)
  • İletişim boyutu

Outsourcing uygulamalarında başarıyı etkileyen faktörler arasında sayılabilir.
Türkiye’de ilk olarak inşaat sektöründe taşeronluk şeklinde uygulama alanı bulmuştur.
Ağırlıklı olarak araç kiralama, personel taşıma, yemek, temizlik, güvenlik, çeşitli mühendislik işleri, imalat ve montaj gibi alanlarda outsourcing uygulamaları kullanım alanı bulmuş, ilerleyen dönemlerde başta bilişim sistemleri olmak üzere sistem bütünleştirme projeleri, eğitim, insan kaynakları, danışmanlık, finans, müşteri hizmetleri, lojistik konularında yoğunlaştığı gözlemlenmiştir.

İK tarafına baktığımızda genel olarak işe alım, bordrolama ve eğitim hizmetlerinin outsource edildiğini görüyoruz.

Bunlar önemli konular;

  1. Hizmet sağlayıcı şirket ile yapılan sözleşmede işin içeriği ve yaptırımların önceden belirlenmesi, hizmet alınan firmanın ortaklık yapısı, hizmet kalitesi, süreklilik, ulaşılabilirlik, karşılıklı nezaket, iletişim boyutu, güven verme, yetkinlik gibi konular uzun süreli iş ortaklıkları için hayati derecede önem taşıyor.
  2. Outsource olarak çalışan kişi iş yükünün fazla olması, organizasyondaki yeri, özlük haklarının yetersiz olması, süreli çalışma, motivasyon kaybı, belirsizlik/headcount olmaması, yeni iş fırsatlarını değerlendirme, aidiyet duygusu gibi konularda zorluk yaşayabilir.
    Organizasyon yapısı ve kültürüne göre kendini şirketin bir parçası hissedebileceği gibi üzerinde görünmeyen bir “hug me i’m an outsource” uyarısı ile geziyor olabilir. Kurumsal yapı farklılığına göre outsource “bakır tel” olarak da tanımlanabilir. Ayrıca farklı organizasyonlarda çalışma fırsatı bulup farklı yöneticilerle iş yapma şansı da yakalar, networkü genişler, tek bir sektöre bağlanmak zorunda hissetmez.
  3. Y kuşağı ve sonrası için bakıldığında kariyer yolunun başında olan, çalışma hayatına ilk kez atılacak adaylar için bir alternatif olarak düşünülebilir. İleriye dönük kök salmadan dönemsel projelerde görev alarak farklı şirket kültürlerini ve pozisyonlarını deneyimleme fırsatı yaratabilir, part-time işlerle ya da dönemsel projelerde görev alarak cv’lerini renklendirebilirler. Unutulmaması gereken bir nokta, mülakat sırasında kısa süreli olan deneyimlerin, dönemsel projede outsource olarak çalışılması nedeni ile olması ve bu çalışma şeklini neden tercih ettiğiniz kısmını uygun bir şekilde aktarabilmeniz.

Peki bir outsource iş görüşmesi nasıl olur?

Pozisyon ile ilgili onay geldikten sonra danışmanlık firması ile görüşmeler sonuca bağlanır, sözleşmeler imzalanır ve ilan çıkılır. Hem şirket hem de danışmanlık bacağında süreç ayrı yönetilebiliyor. İlan başvuruları sonrasında ilk görüşme olumlu sonuçlanır ise sizi şirket yöneticileri ile görüşmeye davet ederler ya da şirket kendi adayını bulur ve danışman firmaya yönlendirir. Olumlu senaryo ile devam edecek olursak, referans sorgusu ve teklif aşaması, teklifin kabul edilmesi, outsource çalışanın işe giriş evraklarını tamamlayıp bağlı bulunacağı şirketin ik departmanında sözleşmeyi imzalaması ile mutlu sona ulaşılır. Gördünüz mü? Normal işe alım sürecinden pek de farkı yok 🙂

Dönemsel olarak başlanan projede klasik ekiple tanışma, bölüm yöneticileri tanışma, oryantasyon sonrasında ki bu normal süreçten biraz daha hızlı ilerler, outsource personelimiz hazırdır artık. İK’da outsource olarak data girişi, eğitim asistanlığı, işe alım uzmanlığı, bordro, proje yöneticiliği olarak farklı alanlara dokunma fırsatı yakalanabilir. Her outsource’un hayali permanent bir iş bulmak diyemeyiz ama bu beklentide olan kişiler de yok değil, ayrıca bazen şirket tarafında oluşan boş pozisyonlar için değerlendirilmek mümkün.

İşe alım tarafına baktığımızda, belirli süre için, yangın olarak tabir edilen kısa sürede yüksek performans sergileme gerektiren açık pozisyonların kapatılmasında outsource kullanılabilir. Değişime açık, esnek, farklı kültürlerde çalışma fırsatı bulan bu uzman kişiler kısa sürede hızlı işe alım yapmaları ile ünlüdür.
Gerekirse hafta sonları çalışmaya ya da uzun mesai saatlerine alışkındırlar, zaman yönetimi burada devreye giriyor ve kaynakları da etkin kullanmak önemli. Dokunduğu aday sayısı diğer işe alımcılara göre fazladır ve iletişim yeteneklerini sergileme konusunda bonkördür. *gb 🙂

Mutlu son: projenin tamamlanması

Belirli süreli iş sözleşmesine bağlı olarak çalışıldığından proje sona erdiğinde yeni bir projeye geçiş yapabilir, bu noktada danışmanlık şirketi devreye girebilir ya da proje uzayabilir ve yoğun işe alım süreçlerine devam edebilir. Farklı bir teklifi değerlendirdiğinde tüm bu süreci baştan alıyoruz.

Sorusu olan?

Yeni Mezun Olanlar İçin Mülakat Tavsiyeleri

Okuldan mezun oldunuz belki son dönemde iş aradınız belki de ufak bir tatil arasından sonra iş aramaya başlayacaksınız. Bir cv hazırladınız, kariyer portallarında ve sosyal medya hesaplarınızdaki durumlarınız güncel. Ve bir gün sizi iş görüşmesi için davet ediyorlar. Mutlu sona doğru yaklaşıyorsunuz.

Daha önce iş görüşmesine katılmadıysanız size birkaç küçük öneri;

1- Görüşmeye gitmeden önce şirketi araştırın.
2- Cv’nizi güncelleyin ve son bir kez göz atın.
3- Yanınızda yine de bir kalem bulundurun.
4- İş görüşmesine uygun giyinin, fazla aksesuar, ağır makyaj ve parfüm kokusundan uzak durmakta fayda var.
5- Yolculuk sırasında modunuzu değiştirecek bir müzik dinleyebilirsiniz.
6- Görüşmede sakız çiğnemeyin, acil bir durum yok ise telefonunuzun sesini kapatın, özel durumlar için görüşme öncesi açıklama yapmak doğaldır.
7- Trafiği göz önünde bulundurarak zaman planlamanızı yapın.
8- Sorulara daha önceden hazırlanabilirsiniz, pratik yapın ve doğru cevap verin.
9- Aklınıza takılanları son bölümde sorun, insan kaynakları yetkilisi ya da bölüm yetkilisi sizi bu konuda aydınlatabilir.

Unutmamanız gereken konulardan biri yeteneklerinizi ve kendinizi anlatabileceğiniz, karşı tarafa aktarabileceğiniz süre kısıtlı bu yüzden hazırlıklı gitmek sizi diğer adayların önüne geçirebilir.

IMG_8585.JPG

İşe Alım Basamakları

İş analizi yapılması
Yetkinlik kataloglarının hazırlanması
Pozisyonlar için yetenek haritasının çıkarılması
Değerlendirmede kullanılacak test bataryalarının belirlenmesi ya da danışmanlık desteği sağlanması
Testler ve ölçümler için skalaların belirlenmesi
Eleman ihtiyacının belirlenmesi
İlan sürecinin yönetilmesi
Aday havuzunun oluşturulması
Kısa listelerin oluşturulması, filtreleme ve ön eleme
Sınav yapılacak ise davetlerin yapılması, kampüsler kullanılacak ise mailing ya da SMS ile davet kolaylık sağlamaktadır, telefon ile davet etme izlenebilecek bir yol iken geniş bir zaman dilimini gerektirir
Test uygulamasının gerçekleştirilmesi, online olarak ya da sınav merkezi uygulaması
İlk görüşme, departman görüşmesi ve 2. Yönetici ile tanıştırma
Referans sorgusu
İş teklifinin yapılması
İşe giriş
Oryantasyon…

Ilk 3-6 ay görüşmelerinin tamamlanması, performans değerlendirmelerinin yapılması ve gerekirse test süreçlerinin yenilenmesi.

Aday Soruları

İş görüşmesinin son bölümünde adaylara “aklınıza takılan, bize sormak istediğiniz soru/lar var mı? Varsa seve seve cevaplayabiliriz..” tarzında bir kapanış yapabiliyoruz.

Aslında aday olarak İK yetkilisine sorabileceğiniz bir çok soru var, ilk yarı dönemde beklenen nedir, kariyer yolu nereye götürecek, kaç kişilik bir ekipte görev alınacak…

Belki de bu soruların en önemlilerinden biri;

Bu Pozisyon Neden Açıldı?

Bu pozisyonda son çalışan kişiye ne oldu? Terfi aldı, işten atıldı, transferi gerçekleşti, farklı bir şirkete geçti, burada işgücü devir oranı bir soru işareti olabilir, evlilik nedeni ile ayrıldı, doğum nedeni ile ayrıldı vb.
Belki de bu pozisyon yeni açıldı, önünüzde büyük bir fırsat var belki de aynı zamanda bir belirsizlik dönemi olacaktır, kim bilir?

Soruya verilen cevabı iyi çözümlemek gerekir, cevabın geçiştirilmesi ya da detaylı şekilde bilgi verilmesi, kararınızda oldukça etkili olacaktır.

Dolayısıyla, lütfen soru sorun.

Mülakat Sanatı

Bazı pozisyonlar için ön eleme soruları hazırlamak işleri biraz daha hızlandırabilir. Başlangıç seviyesindeki pozisyonlar için ya da teknik pozisyonlar için ön hazırlık yapmak, zaman maliyetini düşürmede yardımcı oluyor.

İşte bazı sorular;

1-En son mezun olunan okul/ bölüm
2-Seyahat edebilir misiniz? Ayda kaç saat/gün seyahat edebilirsiniz?(Bu durum hayat standardınızı etkiler mi?)
3-Teknik bir pozisyon çalışılıyorsa ya da belirli bir alanda bilgi gerektiren bir pozisyon çalışılıyorsa XCT sertifikasına sahip misiniz? Ne zaman aldınız, geçerlilik süresi…
4-Son çalıştığınız pozisyonda neleri başardınız?
Ve son olarak,
5-Son işinizden neden ayrıldınız?

Tercihe bağlı olarak ücret sorusu eklenebilir, bu tamamen çalışılan şirketin duruşu ile ilgili bir durum.

Bitti.