Gelecekte İş Hayatı

Ocak 2020’de yayınlanan McKinsey Raporu’nda 10 yıllık bir projeksiyon ile kaybolan meslekler/işler için, 800 mesleği ve 2.000 iş aktivitesini 18 yetkinlik bazında analiz edilmiş. Rapor o kadar güzel ki yemek istiyorum.

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yaratacağı ekonomik fayda ve sosyal değişimler ile 3,1 milyon iş artışı yaratma potansiyeli olduğunu öngörüsünü getiren raporda, otomasyon ve dijitalleşmenin etkisiyle 7,6 milyon işin kaybolarak yeni işlere dönüşebileceği paylaşılıyor. 

2030 yılına kadar 8,9 milyon yeni iş oluşabilecek.

Başta teknolojiyle ilgili alanlarda olmak üzere, tamamı yeni 1,8 milyon iş yaratılabilecek. Bu değişimi gerçekleştirebilmek için Türkiye’de işgücünde bulunan 21,1 milyon kişinin mevcut mesleğine devam ederken teknolojiden yararlanarak yetkinliklerini geliştirmesi gerekecek. 

Ayrıca işgücüne katılacak 7,7 milyon çalışanın gerekli güncel yetkinliklerle donanımlı olması gerekiyor. 

Rapor, Türkiye’nin yetenek dönüşümü için, ortak bir odak noktası yaratılması ve toplu bir hareket başlatılmasına dikkat çekiyor. Bu noktada hem özel sektörün hem de kamu kurumlarının dahil olduğu bir strateji oluşturulmalı ve uzun vadede yetenek kıtlığı adına tüm paydaşların gerekli aksiyonları almalı. Eğitim kurumları ve bireylerin de gelişim konusunda adım atmaları dönüşümün başarısı konusunda kritik önem taşıyor. 

Otomasyon ve dijitalleşmenin etkisiyle 2030 yılına kadar 7,6 milyon işin kaybolması potansiyeli bulunuyor,  8,9 milyon yeni iş oluşabileceğini öngörüsü de paylaşılmış.

Sektör bazında iş artışlarının daha çok hizmet sektörlerinde olacak meslek gruplarında ise müşteri ile etkileşim gerektiren ve bakım hizmeti verenlerin sayısında artış olacak. 

Rapordan çıkan ana mesajlar:

  1. Otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojiler ile ileri bir refah düzeyi ve herkes için daha iyi bir yaşam seviyesi sağlanabilir(İstihdam rakamları yukarı yönlü olmalı, inşaat dışı sektörlerde de bir şeyler yapılmalı temennisi içimizde).  
  2. Otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojiler, ortalama bir kişinin günlük yaşamında davranış ve alışkanlık değişimlerine yol açıyor. Ekonomik ve sosyal değişimlerle birlikte bu etki daha da artıyor. 
  3. Türkiye’de bazı işlerin kaybolmasına yol açsa da verimlilik kazanımları, yatırım artışı ve hizmet ekonomisinin büyümesi ile birlikte yeni işlerin oluşması ve 2030 yılına kadar 3,1 milyon iş artışı potansiyeli bulunuyor. 33,3 milyonluk bir işgücü ihtiyacı oluşabilir, 3,1 milyonluk net iş artışı ile toplam 36,4 milyonluk bir işgücü ihtiyacı oluşması bekleniyor.
  4. Türkiye’de işgücünün yetkinliklerini geliştirmesi ve yeni meslekler için yetkinlik kazanması, yetenek dönüşümü için önemli bir rol oynuyor. Otomasyon ve dijitalleşmeden 7,6 milyon kişi etkilenecek, 2 milyon kişi farklı sektörlerde çalışabilir ya da yeni meslekler edinebilir. Farklı yetkinliklere kazanılması önem taşıyor bireyler için. 
  5. İşgücünün daha güçlü sosyal yetkinlikler kazanması ve ileri teknoloji yetkinliklerini geliştirmesi gerekecek. Gelecekteki 5 kategori fiziksel yetkinlikler, temel yetkinlikler, ileri seviye bilişsel yetkinlikler, sosyal yetkinlikler ve teknoloji yetkinlikleri şeklinde sıralanıyor. 
  6. Türkiye’nin yetenek dönüşümünü hayata geçirmek için ilgili tüm paydaşlar olarak, işimizin geleceği kapsamındaki girişimlerde iş birliği yapmalı.

 

Şirketler ve birlikler: Stratejik işgücü planı, yetenek dönüşüm programları, yeni çalışma modelleri üzerinde çalışmalı.

Kamu ve kurumlarında;

  • Coğrafi/sektörel stratejik işgücü planlaması yapılmalı. 
  • Gelişim ve teknoloji merkezleri kurulmalı, ilgili kilit bakanlıklardan temsilcilerin atandığı özel bir merkez kurmak düşünebilir. 
  • Hızlandırıcı mekanizmalar oluşturulmalı ve teşvikler, dijital dönüşüm seviyesine bağlı yeni prim sistemleri değerlendirilmeli. 
  • Eğitim kurumları, eğitim modellerinin güncellenmeli, ileride gerekli olacak yetkinlikleri karşılamak için okul müfredatını yenilemelidir. 
  • Eğitim sistemi içerisinde ilgili dersler uygun seviyelerde zorunlu hale getirilebilir. Seminerler, sertifika programları ve çevrimiçi eğitimlerle gelecekte ihtiyaç duyulacak yetkinliklere göre tasarlanmış, yetişkinlere uygun açık eğitim programları hazırlamalıdır. 
  • Kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimine önem verilmeli, yeni öğrenme deneyimleri geliştirilmelidir. Bunun için toplum merkezleri ve uzmanlar ile iş birliği yapılabilir. 
  • Yaşam boyu öğrenme ve öğrenmeyi öğrenme becerisi kazandırılmalı. 
  • Liderler değişimin öncüsü olmalı, bireyler kariyerleri boyunca yetkinliklerini sürekli geliştirerek kendi öğrenme yolculuklarını sahiplenmelidir(Kariyer planı yaparken bunu da göz önünde bulundurmakta fayda var. Çalışanın kendi yolu, deneyimleri, süreci sahiplenmediği sürece stresi yönetmek durumunda kalacak). 
  • Bireyler,sosyal yetkinlikler (zorlukları yenme gücü ve değişime ayak uydurma, vb.), teknoloji yetkinlikleri (programlama, veri analizi, vb.) ve bilişsel yetkinlikler (eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcılık, vb.) de dâhil olmak üzere geleceğin önemli yetkinliklerine ve niteliklerine odaklanmalıdır. Liderler, bu yetkinlikleri geliştirme konusunda organizasyonlarını hazırlamalıdır. 

Yaşam boyu ve esnek kariyer yollarının değerlendirilmesi ile proje bazlı, bağımsız(freelance), yarı zamanlı işler  de iş hayatında daha çok yer bulabilir. Bireyler yaşam boyu farklılaşan, esnek kariyer yollarına hazır olmalı. 

Kamu, ülke genelinde stratejik işgücü planlaması yaparak önceliklerini ve vizyonunu çizmelidir. Ülkedeki yetenek havuzuna bakarak, yetkinlik analizini yapabilir ve gelecekteki yetkinlik ihtiyacını öngörecek şekilde bir yol haritası planlayabilir(Yetenek kıtlığı Türkiye’de %66, yani her 100 şirketten 34’ü ihtiyacı olan genç yeteneğe erişebiliyor. Bir de bu yeteneği elinde tutma konusu var). bkz:https://edakoc.com/2019/12/03/psikolojik-sermaye-pmb-2019/

Tüm bunları sakin bir zihinle değerlendirdiğimizde karşımıza şöyle bir soru çıkabilir:

Durmadan yeni meslek icat edilip, insanlar eğitilse bile duygusal dayanıklılığa sahip olup olmama durumumuz ne olacak?

Yuval Noah Harari, insanlar için birçok yeni mesleğin çıkması ve işlevsiz bir sınıfın ortaya çıkması kendimizi yeniden icat etme zorunluluğunu ortaya çıkarabilir diyor. Değişim hızını yavaşlatmak devletler için bir çözüm olabilir, ekonomik girişimcilik eğitim ve psikoloji ile desteklenmelidir ayrıca insanlar yeni meslekler için sürekli yeni beceriler kazanmalı, meslek değiştirmeli. Raporda da benzer ifadeler yer alıyor. 

İskandinav devletleri meslekleri değil, çalışanları koru prensibi ile hareket ediyormuş. Düzgün eğitim, sağlık hizmeti, beslenme ihtiyaçları temel ihtiyaçlar olarak sıralanıyor. 

81hFIKBh-ML._UY445_

Bitirirken soru sorayım:

-Voodoo bebeği komik değil mi?

-İyi bir kariyer yolu seçip ebedi kurtuluşa mı ulaşacağım ya da cehennem azabı mı çekeceğim?

-Başkaları tarafından kurulan hayallerin baş kahramanı mı olacağım? 

En iyisi bu bence;

-Ne zaman uzaklarda sahil kasabasına yerleşeceğim?

Değişik Bir Şirket: Basecamp

42cc9b121b450a843c28dc95923d4d50

Silikon Vadisi’nin genel kurallarına uymamaya adanmış bir şirket: Basecamp

John Fried ve David Heinemier Hansson tarafından Chicago’da yerleşik bir yazılım şirketi. Risk sermayesi kabul etmemiş, halka açılmayı düşünmeyen, büyüme ile kafayı bozmamış diye anlatılıyor. Şirketin 54 çalışanı bulunuyor, haftada en fazla 40 saat çalışıyorlar.

Yaz mevsiminde haftalık çalışma saatlerini 32 saate düşürüp 3 gün hafta sonu tatili yapmayı tercih ediyorlar.

Amaçları Apple olmak değil, kendilerini 300 kişilik bir şirkette de bulmak istemiyorlar. Bünyelerinde 5 yazılım ürünü barındırırken, 2014’te 4’ünü satıp sadece Basecamp’e yönelmeyi tercih ediyorlar. Odaklandıkları tek konu oluyor böylelikle.

Tek istediğimiz kendi çalışmak isteyeceğimiz şirketi kurmaktı.

  • Elemanlarına karşı cömert
  • Uzun süreli istihdam sağlayan
  • Sürdürülebilir bir iş modeline sahip

Sürekli eğitim almak isteyen çalışanlara 1000 dolar öderken, çalışanlar yardım kurumlarına yaptıkları bağış var ise 1000 dolara kadar ulaşan rakamı onlar da ödüyor.

Şirket kar ortaklığı olanağı sunuyor ve emeklilik ve sağlık sigortası ile ilgili primleri de üstleniyor.

Avantajları arasında 100 dolar spor salonu ve 100 dolar masaj ödenekleri bulunuyor.

Her çalışan yılda 3 hafta ücretli izin kullanabiliyor.

Her 3 yılın sonunda bir ay ücretli izin, annelere 16 hafta, babalara 6 hafta doğum izni veriyor.

Şirkette 1 yıldan fazla çalışıyorsanız yıllık tatilinizin 5000 dolara kadar olan kısmını şirket karşılıyor. Bekar ya da evli olmanız fark etmiyor.

Çalışanların 14’ü Chicago diğerleri de farklı kıtalarda görev yapıyor. Kendi şirketlerini kurma sebepleri arasında özgür olmak, güzel bir haziran sabahında dokuz buçuktan önce işe gelmek zorunda kalmamak olarak sıralıyorlar.

Herkesin yeni Mark Zuckerberg olma hevesinin yaşamadığı bu dünya üzerinde hoş bir örnek diye düşünüyorum. Çok büyümek zorunda değilsiniz, sağlıklı bir yaklaşımla çalışma sürelerini etkin kullanıp farklı felsefelerle ilerleyebildiğiniz iş ortamları yaratabilirsiniz(Bu bir temenni mi?).

planlı toplantıların, ortak takvimlerin olmadığı, e-posta yerine yazılımın içindeki mesajlaşma ve sohbet modülünü kullandıkları bir dünya yaratmışlar. Chicago’daki merkezi kütüphane kurallarına uyarak yönetiyorlar, daha az gürültü. Uygulama hafta başında;

Bu hafta ne üzerinde çalışacaksın? Hafta sonu ne yaptın? NE okuyorsun? sorularını soruyor, herkesin birbirini takip edebildiği bir ortam oluşturuyorlar.

Küçük ekip ve kısa projeler. Üçer kişilik ekipler ile en fazla 6 hafta sürecek projeleri yönetiyorlar. Yıl içerisinde tüm çalışanlar ilkbahar ve sonbahar olmak üzere iki kez toplanıyorlar.

Yeni çalışma stilleri, farklı şirket kültürleri görünce paylaşmadan duramıyorum, farklı bir dünya mümkün. Güvencesizlik, robotlaşmış çalışanlar ve freelance olduğu için sıtkı sıyrılanları ayrı tutuyorum. Gidilecek çok yolumuz var, gidelim.

Kitap Önerisi:

Rework

 

Agile or Fragile

 

IMG_0159

 

Kısa sayılmayacak bir süredir hayatımızda olan “Agile” kavramı, 2020 İK ve yönetim temalı zirvelerinin popüler konusu.

Değerlendirme Merkezi ile teknoloji şirketlerine uygulama yaptığımız sıralarda sık sık örnek olayları paylaşırdı adaylar. Silikon Vadisi çıkışlı birçok kavramda olduğu gibi bu kavramda iş hayatımızda yerini aldı ve uygulayıcılarının hayat hikayelerini etkilemeye devam ediyor.

Teknolojiden bağımsız herhangi bir departman için de kullanılıyor, agile toplantılar yapıyoruz her sabah… Start up mantığında çalışıyoruz, şirketin içerisinde küçük bir yapılanma oluşturduk… Hackathon turnuvaları, hackfest yapıyoruz, doğaçlama egzersizleri bir işi nasıl yapacağımızı öğreniyoruz. Bu metodlar sayesinde her şirketin, her departmanın atik olacağı düşünülüyor.

2000’ler dot-com balonu patlaması, krizler dönemiydi. 2001 yılında 17 deneyimli yazılımcı Utah’ta bir kayak merkezinde bir araya gelerek 3 gün içerisinde bir sayfalık “Agile Yazılım Geliştirme” adında bir manifesto yayınladı. 12 prensipten oluşan bu manifestoda temel fikir büyük yazılım projelerinin her birinin birkaç hafta içerisinde tamamlanabilecek küçük parçalara ayrılmasıydı. Bir zaman sonra bir tarikata dönüşecek olan bu kelime 19 yıldır hayatlarımızda.

Dan Lyons’a göre bu kelime yönetim bilimi geleneğine uygun olarak kendi ruhban sınıfını yarattı. Haliyle önce yönetim konferanslarında boy gösterdi, sonra sertifika programlarında, daha sonra danışmanlık şirketlerinin kataloglarında yerini aldı. Amazon’da Agile ile ilgili 4000’in üzerinde kitap bulunuyormuş. Agile ile hantal olan şirketler atak olacaktı, sürünmeyecek sürat koşucularına dönüşeceklerdi.

Hemen herkes çevik olmak ister???

1- Mental olarak buna hazırlanın

2-Zaman harcamaya, öğrenmeye hazır olun

3-Çevrimiçi eğitimlere, atölyelere, rol oyunlarına katılın

4-Agile dilini öğrenin, niko-niko takvimleri hazırlayın, ayaküstü toplantı, sprint, scrum, scrum master gibi kavramları cümle içerisinde kullanın.

“Scrum Master”lar scrum masterlara, sonrasında Agile koçlarına rapor versin diyor Lyons, sonra koç sayısı yeterli olmadığı için de koçların kendilerine özgü Agile uygulama departmanı olsun. Agile ikinci işinize dönüşsün, toplantıdan toplantıya koşun.

Eski Agile Danışmanı Daniel Markham, 2010 yılında “Agile Hayatımı Mahvetti” başlıklı bir makale yayınlamış, 2017’ye gelindiğinde insanların hayatını mahvederken, iyi niyetli ve iyi fikirlerle yola çıkmasına rağmen zaman içerisinde bir canavara dönüştüğünü düşündüğünü paylaşmış.

Manifesto’nun yaratıcılarından Martin Fowler(17 gurudan biri) ise “Agile’ın %90’ının saçmalık olduğunu söyleyebilirim.” demiş.

Manifestoyu yazanlardan biri olan Andrew Hunt 2015’te Agile Başarısızlığı isimli bir makale yazıyor ve “Yolumuzu kaybettik.” itirafında bulunuyor.

Kelimenin içinin boşaltılması ve işten çıkarmalarda bahane olarak kullanılması durumu da var.

Plansız ve eğitim almadan uygulamaya çalışanlar ise hem şirkete hem de çalışanlara zarar verme riskini de satın alıyor.

Bitirirken Alper Utku ve Mümin Sekman’ın Çevik Şirketler isimli kitabından bir bölüm paylaşmak istiyorum. Yıl 2004.

Türkiye’nin Çevik İş Liderlerinin Ortak Özellikleri:

  1. Nakit para akışı ve çalışan psikolojisine dikkat eder
  2. Bürolarına kapanıp oturmuyorlar
  3. Çalışanlar sorun getiriyorsa, beraberinde çözüm de getirmeye zorluyorlar
  4. Çalışanların beyinlerine çalışıyorlar
  5. Samimi ve doğrudan iletişim kuruyorlar
  6. Genellikle işleri ile evliler, kariyerist bir karaktere sahipler
  7. Türkiye’de kendilerini azınlık hissediyorlar
  8. Kaynak yetersizliğinin olduğu noktada yaratıcı çözümler bulduklarında çok mutlu oluyorlar…

Veda zamanı. Agile ile ilgili bir konu olursa bu yazılanlar zihnimde ilgiyle takip edeceğim.

Çevik bir gün dilerim.

Mikro Yöneticiye Mini Öneriler

Gerçek Kariyerlerin Soylu Dünyası’na hoş geldiniz.

Detaylarda boğulan, ekibini de beraberinde götüren yöneticiler, yöneticilerimiz için bir yazı yazmam istendi. Küçük bir adım atıyorum.

  • İşinizi ekibe yaptırın. Yapamıyorlar ise ihtiyaçlarına göre eğitim atayın.
  • İK ile görüşün, ileriye dönük her aksiyonda yanınızda “O” stratejik ortağa ihtiyacınız olacaktır.
  • Koçluk/Mentorluk süreci başlatın, yetkinliklerin geliştirilmesi, davranışların değiştirilebilmesi noktasında etkili.
  • Hedefleri, öncelikleri, amaçları belirleyin, “Organizasyonun neye ihtiyacı var, yönetici olarak ben nasıl bir katkıda bulunabilirim?” etkili sorular. Kısa, orta ve uzun vadede plan yapabilmek, stratejileri hayata geçirebilmek için hazırlıklı olmanıza yardımcı olur.
  • Performans görüşmesi yapın, hedefleri çalışanlara aktarmanız, beklentilerinizi net bir şekilde ifade etmeniz zaman kazanmanıza, ekibin de zaman kaynağını doğru kullanmasına yardımcı olur. Çift dikişi kimse sevmez.
  • Geri bildirim verin. Performans döneminde verilebildiği gibi anlık geri bildirimler ve takdirler motivasyonu arttırıcı etkenler.
  • Soru sorun, ekibi dinleyin, ne demek istiyorlar, problem ne, risk nedir?
  • Lider bulun, ekibinizin içerisinden ya da şirket içerisinden farklı bir departmandan. Bir ihtimal de Interim Ekip Yöneticisi bulun belirli bir dönem için, her şeyin yolunda gitmesi halinde uzun dönem için teklif yapılabilir.
  • İş devri yapın, işi operasyonel olarak uzmanlar ve diğerleri tamamlasın, en son kişi olarak size gelsin.

Ben yokken buralar tufan yaklaşımı size çok şey katmaz ama sizden birçok şey götürebilir. Canı gönülden çabaladığınızı anlıyorum ama aslandan kaçarken kaplanın sırtına atlamanız size heyecan dışında ne getirebilir?

Zamanınızı daha iyi yönettiğiniz, ekibin geliştiği ve kariyerinizde kendinizi gerçekleştirdiğiniz günler dilerim. Online görüşmeler için gitmem gerekiyor.

Bitti.

Yüksek Potansiyelli Liderler

IMG_3095

 

Liderlik konusunda yetenek havuzunda yer alan ve yüksek potansiyelli tabir edilen çalışanlar üzerine yazmak istiyorum bugün.

En bilindik şirket ve uygulamaları: GE

Jack Welch efsanesi/GE’nin başına gelir ve onlarca yıldır süregelen “C Oturumu” adı verilen toplantılar(yıllık) düzenlemeye başlarlar. CEO, CHRO ve diğer idari liderlerin yer aldığı bu toplantıda GE’nin yüksek potansiyelli liderleri belirlenir, izlemeye alınır. Geçmiş performansları değerlendirilir ve üst düzey yöneticilerin onların potansiyeli hakkındaki görüşleri dikkate alınır. Daha sonra Crotonville’de yer alan eğitim merkezinde nasıl liderler oldukları gözlemlenir, yoğun bir eğitim ve koçluk maratonu.

bkz: Winning-Jack Welch

Yüksek Potansiyelli Liderler;

tüm iş modellerinin yeniden kurulması, tedarik ve dağıtım ekosisteminin şekillendirilmesi, müşteri deneyiminin iyileştirilmesi, yeniden tasarlanması, maliyetlerin kısılıp karın arttırılması konularında deneyimi bulunmakla birlikte;

  • büyük ölçekli hayal gücüne sahip olmaları, vizyon belirlemeleri,
  • hayallerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duyulan şeyin peşine düşme konusunda yüksek motivasyona sahip olmaları,
  • ekosistemi anlamaları ve yeni olana çabuk uyum sağlamaları,
  • sosyal ağlarda/ilişki yönetiminde çeşitlilik göstermeleri,
  • dünyayı değiştirmeye yönelik bir düşünce yapısına sahip olmaları,

bakımından yukarıdaki ortak özelliklere sahip gibi görünüyor.

Yönetici olduğunuzda halef belirlemeniz beklenir, kimi yetiştirdiğiniz, kimleri eğittiğiniz, ekibinize yıldızları alıp almadığınız önem kazanır.

Hangi liderlik pozisyonu için, hangi yöne ilerlemeli, kimi işe almalı veya atamalı, kimi geliştirmeli konuları öne çıkar. Bu kişi uyum sağlama becerilerinde nasıl? Girişim odaklı mı? Hangi yönlerde gelişebilir? 

Yakın zamanlarda liderlerden “Ekibime benden daha zeki insanları alıyorum…” tarzı cümleler duymaya başladık. İşe alımlarda IQ skorlarını kullanmıyoruz elbette, yetkinlik, örnek olaylar&geçmiş deneyimler, vaka çalışmaları, testler, envanterler, referans sorguları kullanıyoruz. Tüm bunları pozisyon için en doğru adaya ulaşmak için uyguluyoruz, bu arada çoklu zeka kavramı da devreye giriyor, EQ yönetim konusunun ayrılmaz bileşenlerinden biri.

Peki ilk defa/yeni yönetici olanlar neler yapabilir?

Öncelikle ekibe yüksek potansiyelli çalışma arkadaşı eklediğinizde(aldığınızda) sizin de kapasitenizin artacağını göz önünde bulundurun. Ekibiniz kadar hızlısınız. Farklı yetenekleri, farklı özellikleri olan insanları bir araya getirdiğinizde onların enerjisini tüketecek misiniz yoksa onların büyüyüp, gelişmelerini sağlayıp kapasitelerini arttırmaya olanak mı sağlayacaksınız.

Bu çeyrekte neyi başarmak istiyorsunuz? Bu yıl içerisinde neleri başarmak istiyorsunuz? 3 yıl içerisinde neleri tamamlamak istiyorsunuz? Kısa, orta ve uzun vadeli planlar konusunda ne gibi düşünceleriniz var?

Görevleri, kurumsal olarak  en düşük düzeye verin, onun uzmanlık alanından ve bilgisinin yeterli olmasından emin olun, süreç boyunca ona her türlü koçluk, mentorluk, eğitim ihtiyacı doğrultusunda alan yarattığınızdan emin olun. Kendi ekibinizde yüksek potansiyelli bir üye yoksa onu şirketin diğer ekiplerinde de arayabilirsiniz. Operasyonel işlerin sonuçlandırılması, coşku, adanmışlık görmek adına ekip üyesine kendi yöntemlerini gerçekleştirebilmesi ve kendi yöntemlerini geliştirmesi için alan yaratın. Aksi halde mikro yönetim kaçınılmaz olacaktır.

Bitirmeye doğru yaklaşırken, zeki olanı işe almak tek başına önemli değil, ayrıca onu şirkette tutmak, geliştirmek, olmuyorsa sektöre kazandırmakla yükümlüyüz. Zaman en değerli kaynak, geri çevrilemez. Hemen her iş seçimimizde kariyer yolculuğu sırasında kayıp olarak nitelendirilmemesi adına iyi seçimler yapmaya odaklanıyoruz. Şimdi içinden yıllar geçen şarkılar dinleyebiliriz.

Bitti.

Eda Koçing

Merhaba Kariyer Miti’nin mitolojik takipçileri.

Ocak ayı her yıl olduğu gibi bu yıl da tüm kararların gözden geçirilip, yeni hedeflerin oluşturulduğu, daha ileriye gitme amacıyla yeni başlangıçların tasarlandığı, sağlık kontrollerinin yapıldığı bir ay olarak başladı.

Bu gibi nedenlerden yoğundum ve geçen yılın benim için en anlamlı anlarından birinin kayda geçtiği videoyu sizinle paylaşmak isterim. Hem de doğum günümde. *swh

Sevgili Selin Yetimoğlu‘nun kanalına konuk gittim. İşe alım, danışmanlık, kariyer, iş görüşmesi, değerlendirme merkezi, liderlik, yetenek, kişisel gelişim, koçluk ve kitaplar üzerine konuştuk. Ben çok keyif aldım, izlerken sizlerin de keyif almasını dilerim.

Takip etmek isteyenler için youtube kanalı;

#birada

Selin ve Fırat farklı konularda hazırladıkları içeriklerle sizleri karşılıyor, kitaplar, şehirler, koçluk, sinema…

İyi seyirler.

O Biiir Mülakat ve İşe Alım Gurusu!

P.S. Videoda 122 kitap okumuş gözüküyorum, ekleme yapayım yıl sonunda 164’e çıktı sayı, kendi rekorumu kırdım.

goodreads’te beni takip etmek isterseniz;

EdaKoç

Değerlendirme Merkezi – Assessment Center

Değerlendirme Merkezi, bir iç ya da dış adayın işe uygun olup olmadığını anlamak, şirket kültürüne uyum sağlaması konusunda bilgi edinmek, potansiyelini değerlendirmek amacı ile kullanılır.

Çoklu aday ya da bireysel adayları aynı anda değerlendirmek üzere şirket içi değerlendiriciler veya şirket dışında bu işi yapan danışmanlık şirketleri aracılığıyla uygulanır. Şirket içerisinde İK ekibinde konu ile ilgili yeterlilik belgesine sahip, uygulama eğitimi almış kişilerin süreci yönetmesi beklenir. Şirket dışındakilerin zaten öz yetenekleri arasında bulunan görev belirli bir zaman planı dahilinde uygulanır. Elbette geri bildirim görüşmeleri ile birlikte.

İşe alım aşamasında kullanılabileceği gibi, organizasyonun yeniden yapılanması, yetenek ve terfi süreçlerinde de kullanılır. Video mülakatlar ve online testler kullanılabileceği gibi yüz yüze uygulamalar da yapılabilir.

Sektör, şirket özelinde farklılıklar gösteren bu uygulamalar için kullanılan enstrümanlara bakalım:

  • Sayılsal, sözel, genel yetenek bilgi testleri,
  • Kişilik envanterleri,
  • 360 Derece Değerlendirme,
  • Vaka çalışmaları,
  • Role Play çalışmaları,
  • Grup, sunum çalışmaları, analiz egzersizleri,
  • Bekleyen işler(kısıtlı zamanda önceliklendirme),
  • Gelişim Merkezci-Davranış/Yetkinlik Bazlı Mülakat.

Sürece dahil edilen adaylara bol şans diliyorum, yoğun  bir egzersizler bütünü sizleri bekliyor, kendi en iyi versiyonunuza ulaşmaya yardımcı olacağından şüphem yok.

 

Yan Haklar

İş arama sürecinde son düzlük tabir edilen alanda iş teklifi bulunur. Yan haklara baktığınızda iş teklifinin neden reddedildiğine dair minik ipuçları elde edebilirsiniz.

Referans araştırmaları tamamlanmış, işe alım profesyoneli veya danışman ücret çalıştırılması için formlarını ekibe iletmiş, ilgili çalışma arkadaşından sonucu beklemektedir.

Yeteneği çekmek amacıyla kullanılan enstrümanlardan birinin çekici ücret paketi olduğunu söylemek mümkün. Uluslararası alanda kariyer fırsatları, markanın gücü, bağlılık, iş gücü devir hızı, esnek çalışma olanakları da etkili elbette.

Baz maaş dışında elde edilen faydaları değerlendirmek yeni bir işe başlarken aydınlatıcı olabilir. İş arama süreci kimi zaman uzun ve zorlayıcı. İş değiştirme nedeni ne olursa olsun sağlıklı bir ön değerlendirme yaparak kariyerinizde yeni bir adım atmanız, sizi daha iyi yerlere taşır.

Yan hakları sıralamak isterim:

  • Kar payı sunulması
  • Gelişim fırsatları, kariyer yolunun belirlenmesi
  • Sağlık sigortası, bireysel emeklilik sigortası, hayat sigortası
  • Öğle yemeği
  • Ulaşım masraflarının karşılanması/araç/servis
  • Eğitim/akademik kariyer desteği
  • Rekabetçi bir maaş yapısı
  • Ücretli izinler/ek izinler/ebeveyn izni/çocuk yardımı
  • Finansal ve finansal olmayan ödüller
  • Emeklilik planı
  • Bonus/prim
  • Esnek çalışma modelleri/mesai saatlerinin ve çalışma lokasyonlarının esnekliği
  • Sağlık/wellness programları

Tüm bunların ışığında kendinizi gerçekleştireceğiniz ve sizi mutlu edecek iş tekliflerine “evet” diyeceğiniz günler diliyorum. Unutmadan net üzerinden ödenen ve 16 maaş olan paketler ne güzel paketlerdir, vergi dilimine girenlere de sabırlar.

Gülümseyerek bitti.

Harika Bir İletişim İçin 10 Tüyo

Catherine Caputa, Markalaşan Kadınlar isimli kitabında harika iletişim için 10 tüyo paylaşmış, kendini yeniden yaratmayı isteyenler için özet geçebilirim:

  1. Güçlü başlayın ve bitirin. Görsel ya da cümle ile dramatize ederek fikirlerinizi paylaşın.
  2. Kilit fikirlerinizde yaratıcı olun.
  3. Prova yapın.
  4. İzleyici ile bağ kurun.
  5. Fikirlerinizi akılda kalıcı isimlerle özdeşleştirin, akronim kullanın.
  6. Uzman değil, insan olun, sıcaklığınızı, enerjinizi ve insaniyetinizi yansıtmalısınız.
  7. Dans edin(çal: erik dalı).
  8. Şarkı söyleyin, ses tonu ve vurguları kullanın, hikayeler anlatın, sorular sorun.
  9. Kendi slaytlarınızı yaratın/power point’e pek bel bağlamayın ama, kitap 2014 yılından geliyor 2019’da PP’yi çok sevmiyoruz yine de siz bilirsiniz.
  10. Hikaye anlatın, bir lider olarak vizyon ve hedefleriniz etrafında hikaye oluşturun.

Empati kurma, sezgi, güçlü iletişim becerileri, derin ilişkiler kurma becerisi, iletişim ve duygu paylaşmına daha açık olma gibi kadınsı avantajlarınızdan yararlanın diyor. Bunu söylerken bir yandan da erkek kibri etkisi(erkeklerin beceri ve iq’larını abartmaları) ve kadın alçakgönüllülüğü etkisine(yetenek ve iq’larını değerinden az gösterme eğilimi) dikkat çekiyor. Konuya eklemek istediğim bir nokta bulunuyor, işe alım süreci iş teklifi aşamasında ücret pazarlığı olan bir an gelir, orada erkek adayların kadın adaylara bakarak ücret pazarlığında daha rahat davrandıkları araştırmalarla desteklenmiş.

Akıllı kadınların kendini bir adım öne çıkardığı kariyerlerde görüşelim.

Bitti.

Ne Zaman İşten Ayrılmalı?

İşten ayrılmanın da doğru bir zamanı olduğunu biliyor musunuz?

Kariyerinize ve bireysel markanıza zarar vermeden bunu gerçekleştirebilirsiniz. Sevdiğiniz bir işiniz olmadığında işiniz yalnızca bir “iş” olarak kalmaya devam eder. Büyük ihtimalle o işi yaparken mutsuz olmaya giden yolda ilerlersiniz.

İşten ayrılmanın zamanlaması ile ilgili birkaç madde sıralayayım hemen;

  • İşe yönelik heyecanı, motivasyonu kaybetme.
  • Gelişme fırsatının sağlanmadığı bir iş çevresinde çalışma.
  • Yeni bir iş teklifi alma.
  • İşi sevmeme, nefret etme.
  • Taşınma.
  • Düzenli maaş ödemesinin yapılmaması ve primlerin ödenmemesi, ücret paketine dair vadedilen konuların gerçek hayatta karşılık bulmaması.
  • Stres nedeni ile sağlık sorunları yaşama.
  • Okula/akademik kariyere geri dönme.
  • Yarı zamanlı ya da dönemsel bir işte çalışırken tam zamanlı bir iş bulma.
  • Çalışma saatleri nedeni ile iş-özel yaşam dengesi sağlanamadığında.

Doğru zamanda işten ayrılmalı diyerek bitireyim yazıyı. Emin değilseniz kendinize aşağıdaki soruları sormayı deneyin:

  1. Önümüzdeki yıl hala bu işte çalışmak istiyor muyum?
  2. İşim beni zorluyor mu, geliştiriyor mu, kontrol edebiliyor muyum?
  3. Potansiyelimi ortaya koyuyor muyum, yöneticilerim bunun için fırsat yaratıyor, ortam sağlıyor mu?
  4. Maaş aralığı ve ücret iyileştirmesi yeterli mi?
  5. Gün içerisindeki rutinim uzun vadeli hedeflerime hizmet ediyor mu?

İlerleyelim lütfen.